Atatürk’ü Anlamak
Reklam

Atatürk'ü Anlamak

Bağımsızlık ve hürriyet sevdalısı bir Mustafa Kemal var karşımızda. Büyük bir istiklal mücadelesinin lideri...

09 Kasım 2019 - 13:47 - Güncelleme: 12 Kasım 2019 - 12:08

"Hürriyet ve istiklal benim karakterimdir. Bence bir millete şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi mutlaka o milletin hürriyet ve istiklaline sahip olmasıyla kaimdir" diyor Mustafa Kemal 1921 senesinde.

Memleket fakir, devlet gelirlerini azaltmıştır. İhtiyaçları karşılamak için hükümetin yapabileceği son şeyler servetlere ve miraslara el koymak, devlet hizmetlerini satmak, paranın ayarını bozmaktır.

Böyle bir dünyaya gözlerini açan Mustafa Kemal harp okulu yıllarında ulusal bir irade ile yeni bir yönetimin şart olduğundan bahsederek; "Bu bedbaht memlekete karşı mühim vazifemiz vardır. Onu kurtarmak biricik hedefimizdir" diyerek askeri liderliğinin de ilk adımlarını atmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu olan Mustafa Kemal Atatürk, askeri kökenli olup hayatı boyunca birçok savaşta bizzat bulunmuş ve komutanlık etmiştir. Bu savaşları şu şekilde sıralayabiliriz:

31 Mart Vakası 13 Nisan 1909

Arnavutluk İsyanı 15 Ocak 1911

Trablusgarp Savaşı 29 Eylül 1911

İkinci Balkan Savaşı 1912- 1913

Çanakkale Savaşı 18 Mart 1915

Doğu (Kafkas) Cephesi 1916-1917

Suriye-Filistin Cephesi 1917-1918

Kurtuluş Savaşı 1919 - 1923

Sakarya Savaşı 20 Ekim 1921

Büyük Taarruz 4 Mart 1922

Katıldığı her savaşı kazanan Mustafa Kemal, İkinci Balkan Savaşı sırasında Trakya'da gösterdiği başarısından dolayı Sofya Ateşeliği'ne atanmıştır.

Osmanlı Devleti'nin, Birinci Balkan Savaşı ile Gelibolu ve Trakya'da kaybettiği toprakların bir kısmını İkinci Balkan Savaşı ile geri kazanmasında Mustafa Kemal'in askeri başarısı yine etkili olmuştur.

Çanakkale Savaşı'nın, Mustafa Kemal üzerinde başka bir etkisi vardır.  Onu, savaş diye değil de zafer diye adlandırmak daha doğru olabilir. Çünkü Çanakkale savaşında yaşanan olağanüstü haller, tüm güçlüklere karşı kazanılan zafer dikkate alındığında; Ehl-i Beyt soyundan gelen bir liderin iman gücüyle verdiği mücadele fark edilir.

Yarbay M. Kemal bu savaşta 3. kolordu komutanı Mehmed Esad Paşa'nın emrinde savaşmıştır. Çanakkale Savaşındaki zekâ ve taktiği ile savaşın gidişatını değiştirmiş ve albaylığa terfi etmiştir.

Mustafa Kemal Atatürk'e, Doğu (Kafkas) Cephesi olarak da bilinen Diyarbakır, Muş ve Bitlis cephelerinde göstermiş olduğu başarısından dolayı Tuğgenerallik Rütbesi verilmiştir. Bu cephede gösterilen başarı sonrası Rus birlikleri geri çekilmiştir.

Suriye-Filistin cephesinde ise Mustafa Kemal Atatürk, hem İngilizlere hem de Arap silahlı çetelerine karşı savaşmıştır. Sonunda İngilizleri durdurmayı başarmış ve 31 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi sonrası Yıldırım Ordular Komutanlığı'na atanmıştır.

Gelelim Kurtuluş Savaşına. Atatürk'ün dinsiz, olduğunu söyleyenlere en güzel cevap Kurtuluş Savaşı'dır aslında.

Zira Batı'nın emperyalist işgaline karşı başlatılan bu savaş; büyük bir yokluk içinde, silahsız, cephanesiz ama tam bir iman gücüyle başlamış ve aynı ruhla kazanılmıştır.

Asker Mustafa Kemal, Kurtuluş savaşı başlarken kendinin ve milletin sırtını dayadığı asıl gücü şöyle anlatmıştır; Türk Milleti, Allah'ın inayetine güvenerek hayatını kurtarmaya, yaşamak hakkına malik olduğunu dünyaya göstermeye azmettiği gün, bütün vesaitten mahrum, yalnız iman aşkı ve istiklal kuvvetine malik idi."

Sakarya Savaşı'nda ise Mustafa Kemal Atatürk, Yunanlara karşı savaşılan bu cepheye 18 Temmuz 1921 tarihinde bizzat gelerek gözlemlemiştir.

Ordunun yeniden güçlendirilebilmesi için Sakarya'ya kadar çekilmesini söyleyen Atatürk, Yunan ordularına karşı bir şans elde etmiştir. Bu cephede savaşırken Başkomutan unvanı alan Atatürk, 12 Ağustos 1921 günü bu unvanı ile ordunun başına geçmiştir.

Atatürk'ü gerçek anlamda tanımadan cumhuriyeti hakkıyla idrak etmeden asla Müslüman bir Türk kimliği oluşamaz. İşte dün Atatürk'ün attığı temeli, bugün Prof. Dr. Baş, projeleriyle, çözümleriyle, eserleriyle ve örnek programlarıyla taçlandırmaktadır.

Geldiğimiz noktada, gerçek Atatürk'ü tanımanın ve en büyük miras olan cumhuriyetin kıymetini bilmenin adıdır Prof. Dr. Haydar Baş…

Fatma Zehra Ceylan

Yeni Mesaj Gazetesi

(Kilis Postası Haber Merkezi)

Bu haber 1134 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
Reklam
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Hayvan Dolandırıcıları Jandarmayı Atlatamadı
Hayvan Dolandırıcıları Jandarmayı Atlatamadı
OMÜ'lü Akademisyenler Rektör Karacoşkun'u Ziyaret Etti
OMÜ'lü Akademisyenler Rektör Karacoşkun'u Ziyaret Etti