Besin Zenginleştirme

Besin Zenginleştirme

Türkiye’nin sağlıklı yaşam ve beslenme alanında ilk bilimsel dijital bilgi platformu “Bilim Bunu Konuşuyor” ile en güncel ve doğru bilgileri kamuoyuyla paylaşan Sabri Ülker Vakfı, günümüzde yaygın olarak görülen bir halk sağlığı sorunu olan yetersiz beslenmeyle mücadelede uygulanan besin zenginleştirme konusunu masaya yatırıyor.

09 Ağustos 2018 - 10:06 - Güncelleme: 10 Ağustos 2018 - 10:15

Her yıl, 5 yaş altı 7 milyon çocuk yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybediyor

Günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan toplumlarda vitamin ve mineral yetersizlikleri, yaygın olarak görülüyor. Küresel sağlık yükünün yüzde 10’undan sorumlu olduğu bilinen vitamin ve mineral yetersizlikleri, belirti göstererek veya göstermeden birçok sağlık sorununa yol açabiliyor. Demir, A vitamini ve iyot yetersizliği, dünyada en sık karşılaşılan mikro besin öğesi yetersizlikleri.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, demir eksikliği nedeniyle her yıl 800 bin kişi hayatını kaybediyor. A vitamini yetersizliği için de karşımıza benzer bir tablo çıkıyor. DSÖ verilerine göre,her yıl 5 yaş altı 7 milyon çocuk, vitamin ve mineral yetersizlikleri sebebiyle hayatını kaybediyor.

Besin zenginleştirmenin tarihçesi

M.Ö. 400’lü yıllarda doktor Melanpus’un, askerlerin güçlü ve daha enerjik hissetmesi için içeceklerine demir tozu eklemeyi önermesi, kaynaklarda ilk besin zenginleştirme uygulaması olarak yer alıyor.Ardından 1831 yılında Fransız doktor Boussingault, guatr hastalığının önlenebilmesi için tuza iyot eklenmesi fikrini gündeme getiriyor. Tuzun iyotla zenginleştirilmesi dünyada ilk olarak 1920’lerde İsviçre ve ABD’de başlatıldı. Özellikle I. ve II. Dünya Savaşı sırasında besin öğesi yetersizliklerini önleyebilmek için, besin işleme süreçlerinde tuza iyot, margarine A ve D vitamini, süte D, B1 ve B2 vitaminleri ile un ve ekmeğe demir eklenmesiyle birlikte besin zenginleştirme teknolojisi hayata geçirildi.

Besin zenginleştirme nedir ve nasıl uygulanır?

Toplumda veya özel bir grupta, yetersizliğinin düzeltilmesi/önlenmesi için besinlerde doğal olarak bulunmayan esansiyel besin öğelerinin besinlere eklenmesi “zenginleştirme” olarak tanımlanıyor. Besinlerde doğal olarak bulunan besin öğelerinin, toplumda yetersizliğinin düzeltilmesi/önlenmesi için besinlere ek olarak ilave edilmesi ise “güçlendirme” olarak tanımlanıyor. Codex Alimentarius’un (Gıda Kodeksi) “Temel Besin Maddelerinin Gıdalara Eklenmesinde Genel İlkeler”inde, besin zenginleştirme ve besin güçlendirme eş anlamlı kavramlar olarak belirtiliyor. Besinlerde taşıma, işleme ve depolama sırasında oluşan besin öğesi kayıplarını telafi etmek için besin öğelerinin eklenmesi ise “yerine koyma” olarak tanımlanıyor.

(Kilis Postası Haber Merkezi)

Bu haber 619 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Kilis’te Zeytin Çalıştayı Düzenlendi
Kilis’te Zeytin Çalıştayı Düzenlendi
KİYÜ Dayanışma Derneğinden Kermes
KİYÜ Dayanışma Derneğinden Kermes