Hayat Bayram Olsa


 

Bayram, zorluk, sıkıntı, çile ve meşakkat dolu günlerden sonra rahatlığa, huzura, mutluluğa ve bolluğa kavuşulan günün adıdır. Güncel olması hasebiyle ramazan bayramına atfen söylenecek olursa bayram, bir ay boyunca tutulan oruç münasebetiyle nefsimizin hoşuna gitmeyen açlık, susuzluk gibi kısıtlamalardan kurtulduğumuz ertesi günün adıdır. Yani Allah (cc) Ramazan ayı boyunca oruç tutarak nefsini terbiye eden insana bayramı ikram etmiştir.

Bayramı sadece Ramazan ve Kurbanla sınırlandırmak sıradan bir anlayışın tezahüründen başka bir şey değildir. Toplumların ve fertlerin hayatında bazı olaylar vardır ki adeta bayram sevinci gibi karşılanır. Toplum nezdinde bayram sevinci ile karşılanan milli bayramlarımız vardır ki, bunlar da Türk milletinin çile ve meşakkatlerden kurtulduğu günlerdir.

Mesela, 19 Mayıs 1919 milli mücadelenin başladığı tarih gençlik bayramı, 23 Nisan 1920 meclisin toplandığı, milli mücadelenin Türk milletine mal edildiği gün yani çocuk bayramı. 29 Ekim 1923 cumhuriyet bayramı, 1918 birinci dünya savaşı sonrası batılı Avrupalılar tarafından yıkılan Osmanlı devleti sonrası Anadolu da kurulan Türk devletinin kurulduğu tarih.  Bunlar milletimizin milli bayramlarıdır.

Şimdi, Ölümü ve hayatı bayram yapmakta yine bizim elimizde desek bu sözümüz bazıları tarafından abesle karşılanır. Ölümü bayram yapmak nasıl olur. Hz. Ali (a.s.) derki “ dünyaya gelirken sen ağlarsın etrafındakiler sevinir, öyle bir yaşa ki öldüğün zaman etrafındakiler ağlarken sen sevinesin”.

Bu şu demektir, yaratanın emir ve nehiyleri istikametinde nefsini kontrol altında tutup hayatını ahiretin güzelliklerine endeksleyerek yaşa ki ölümün sana bayram olsun. Öldükten sonra öbür âlemde cennetle mükâfatlandırılasın, kabrin de cennet bahçesinden bir bahçe olsun. Cennet, rahatlık, bolluk, bereket, sefahat, zevk, sefa ve mutluluk yeridir, yani cennet bir nevi bayram yeridir. Ve sen bu dünyadan göçerken insanlar, insanlığa faydalı bir değerini kaybettiği için üzüntüye gark olsun ama senin ölümün bayram, yerin bayram yeri olsun. 

Peki, hayatı bayram yapmak nasıl olur dersek şunu söyleyebiliriz. Yaşadığımız toplumda adil gelir dağılımı ile muhtaçlığı ortadan kaldırarak, zulmü ortadan kaldıracak adaletli bir hukuk sistemini hayatımıza geçirerek hayatımızı bayrama çevirebiliriz.

Düşünün adil gelir dağılımıyla insanların ekonomik problemleri çözülerek muhtaçlık ortadan kalkmış, Adaletli bir hukuk sistemi sayesinde fert ve toplum bazında kimseye zulüm edilmiyor, herkes birbirlerinin hak ve hürriyetlerine riayet ediyor, haklıya hakkı veriliyor haksıza haddi bildiriliyor. İşte böyle bir hayata kavuşmak bayrama kavuşmak gibi, böyle bir yerde yaşamakta cennette yaşamak gibidir.

Böyle bir ortamı oluşturmak ve bu hayatı yaşamak bizim elimizde. Nasıl olacağını merak eden varsa BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’ı takip etsin ve Milli Ekonomi Modeli İle Sosyal Devlet Milli Devlet Kitaplarını okusun.

Dua ve selamlarımla…

Mehmet İNEKÇİOĞLU
minekcioglu@hotmail.com