Ramazan Muhasebesi


Ramazan’ın gelişini mübarek üç ayların başlaması Recep Ayı ile hissettik.  Recep Ayının ilk Cuma gecesi olan Regaip Gecesi ile Ramazan iklimine bir adım daha yaklaştık. Sonra ardından Recep Ayının yirmi yedinci gecesi Miraç Kandili ile gönüller inceden inceye Ramazan’ın kokusunu almaya başladı ve nihayet Şaban ayının on beşinci gecesi Berat kandilini idrak ettik. Artık Ramazan iyice kendini hissettirmiş, hem kokusu hem kendisi ufukta artık iyice görünmüştü.

Tam da Ramazan’ın kendini hissettirdiği Şaban’ın son günlerinde nefsimiz dâhil olmak üzere “bu sene her senekiden sıcak olacak, bu havalara da ne oldu? Ortalık yanıyor, offff Ramazan nasıl geçecek… “gibi şikâyetleri birçok nefis yaptı. Evet, nefis yaptı; çünkü aslında zorlanacak olan insanın ruhu belki bedeni de değil nefsidir. Bu bağlamda nefislerimizi, bin bir türlü şikâyetlerine itirazlarına rağmen, ağlaya sıkıla Ramazan iklimine çok şükür attık. Ve çok da iyi yaptık. Rasullah’ın kokusu mis gibi ezanlar;  en kolayı, en basiti bile cennet taamları gibi gelen iftar yemekleri ve abu hayat teravihlerle, … Vs. Biraz yorulduk, bazen birbirimize kızdık, bazen küstük ve geçer mi, bir ay, tam otuz gün oruç mu olur? Derken Ramazanı bitirdik.  Eskilerin dediği gibi; bizden razı gitsin inşallah.

Ve nihayet bayramda küslükleri kaldırıp, gönüller aldık; sevabın üstüne inşallah sevaplar kattık. Sohbetin baş ve ilk konusu Kilis için hemen her zaman gerebiç ve kahke muhabbetidir. “ hele tadına bak nasıl olmuş?” hiç rahatım yok, yemezsem olmaz mı? Deme şansınız yok. Çünkü yemezsen kırılırım cümlesi hemen arkasından gelir. Biraz rahatsızlanma riskini göze alıp mecburen yiyeceksin.

Seneye kim öle kim kala rabbim bizi bu Ramazanda tövbesi kabul, ibadeti makbul olan kullarından eylesin inşallah. Tabi Ramazan gitti, nefislerimiz bir müddet sonra semizleşip bize bu iklimi unutturmaya çalışacaktır. Aman dikkat ha! Seccade sandığa, Kuran rafa kalkıp, namaz cumaya kalıp, sadaka Allah versine dönüşmesin.  Bu Ramazan kazandığımız ibadet etme alışkanlığı, karşılıksız verme lütufkârlığı inşallah bir ömür boyu devam etsin. Bu bağlamda muhterem hocam sayın Prof. Dr. Haydar BAŞ Bey efendiden öğrendiğim kadarıyla; “sen yeter ki kendini bil, hep huzurda hesapta olduğunu idrak et, hep tövbe et, eline, diline, beline hâkim ol, her gecen kadirdir. Cennet kapıları sana her gün sonuna kadar hep açıktır. Cehennem kapıları hep kapalıdır” der. Rabbim Ramazan kazançlarını elinde tutan, ibadetine bir ömür boyu devam eden, dünyada Mevlasının rızasını kazanmış, ahrette cennet ve Cemalullah ile müşerref kullarının zümresine dâhil eylesin.

Bir gün Cebrail (as) Peygamber Efendimize gelip, “ Ben dua edeceyim ya Muhammed (s.a.v) sen de âmin diyeceksin der.”

*Senin adın anıldığın da sana selatu selam getirmeyenin

* Ramazan Ayına girdiği halde günahlarını affettirmeden Ramazandan çıkanın

* Anne babası yanında yaşlandığı halde onların rızasını kazanıp cenneti kazanamayanın

Burnu yerde sürünsün, burnu yerde sürünsün, burnu yerden sürünsün.  Âmin

Bu arada sadece Recep ve Şaban ayını görüp de Ramazanı idrak edemeyen 79, Ramazanı görüp de bayrama ulaşamayan 38 Kilisli vatandaşımız var.Allah onlara ve tüm geçmişlerimize rahmet etsin. Bu sebeple bizi Ramazan Bayramına ulaştıran Rabbimize binlerce kez şükürler olsun. Allah’a emanet olun

Ahmet BENLİOĞLU