1923 ten 2023’e (Rabia Alioğlu)


“Sahipsiz vatanın batması haktır sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır” Mehmet Akif Ersoy’un bu sözü bana bir vatanın ayakta kalmasını sağlayan ilk koşulun o vatana sahip çıkan milletin varlığıyla mümkün olacağını vurgular. Tarih boyunca ancak vatanına sahip çıkan milletler vatanını ve bağımsızlığını koruyan millet olma vasfını kazanır. Türk milleti ise bu vasfa sahip olmuş milletler arasındadır. En umulmadık bir zamanda dahi Türk milleti, vatanına yapılan saldırılar karşısında hem dışta hem de içte inanılmaz derecede muazzam bir savunma ile bu vatan üzerinde oynanan oyunları bertaraf etmiştir. Milli Mücadele yıllarında Türk Milleti Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde askeri olarak kurtuluş savaşıyla, siyasi olarak da Lozan antlaşmasıyla tüm dünyaya Vatanına sahip çıktığını kanıtlamıştır.

Bağımsızlık benim karakterimdir diyen Mustafa Kemal Atatürk aslında Türk Milletinin karakterini ortaya koymuştur. İşte bu noktada Sevr anlaşmasını iptal edip Lozan antlaşmasını dünya milletlerine kabul ettirmesi bunun en büyük ispatıdır. Lozan anlaşması vatanın bölünmez bütünlüğünü Milletin egemenliğini esas alan T.C. Devletinin tapusu mahiyetindedir. Bu tapu T.C. Devleti ayakta kaldığı sürece geçerliliğini koruyacaktır. Ama gel gelelim günümüzde Türkiye cumhuriyetinin tapusu olan Lozan Antlaşmasıyla öyle oyunlar oynanıyor ki bu tapu elimizden alınmaya çalışılıyor.

Peki, bu tapu üzerinde oynanan oyunlar nedir?

Oyun 1: Lozan antlaşması 100 yıl geçerliliğini koruyacak 100 yıldan sonra antlaşma maddeleri sona erecektir.

Şimdi bunu söyleyenlere sormak gerek yani biz 100 yıl geçtikten sonra buyurun beyler gelin ülkemizi işgal edin mi diyeceğiz? İkinci olarak bu duruma örnek vermek gerekirse siz bir ev alıyorsunuz tapusunu belirli bir süreliğine mi üstünüze geçiriyorsunuz yoksa sürekli mi? Lozan’da Türkiye cumhuriyetinin tapusu olduğuna göre bu tapuda sürekli olma özelliğini korumuyor mu? Barış antlaşmaları süreli değil sürekli olarak yapılır beyler yoksa sizin bundan da mı haberiniz yok?

Oyun 2: Lozan antlaşmasıyla petrolleri ve madenleri çıkartıp işletme hakkımız elimizden alınmış 2023 ten sonra bu hakka kavuşacağımız söyleniliyor

Şu kuyruklu yalana bak sen !
Bu oyunları meydana atanlar 1923-1950 yılları arasında çıkartılıp işlenen madenlerden kimsenin haberinin olamayacağını mı düşünüyor? Bu yalanı uyduranlar ve bu yalanlara inanlara sormak gerek Atatürk Etibank, Maden Tetkik Arama Enstitüsünü, Ağır Demir- Çelik sanayisini ne için kurmuştu? Bunları siz hiç düşündünüz mü? Türkiye Lozan’dan sonra madenlerin çıkarılıp ve işletilmesinde yüzde 600 oranında artış göstermiştir. Bugün madenlerimizi ve petrollerimizi çıkartamadığımızı ve işletemediğimizi söylüyorsak eğer bunu Lozan’a değil, dönemin siyasi iradesi ile ABD arasında 1950-1960 yıllarında imzalanan ikili antlaşmalara dayandırmamız gerek. Örneğin dönemin iktidarı ile ABD arasında 1954 tarihli petrol antlaşması Türkiye’nin petrol aramasını ve işletmesini ABD onayına bırakmıştır Bu durumda Türkiye madenlerini ve petrollerini Lozan’la değil dönemin siyasi iradesi ile ABD arasında 1954 tarihli petrol antlaşması ile çıkaramıyor

Oyun 3: Lozan Antlaşmasında gizli bulunan 21 maddelik bir ek protokolü vardır. Lozan 100. Yıl dönümünden sonra yani 24 Nisan 2023 te anlaşmanın asıl maddeleri olan bu gizli maddeleri yürürlüğe girecektir ve Sevr Antlaşmasının bazı maddeleri uygulanacaktır deniliyor.

Bir antlaşma düşünün ki Tüm devletler önünde maddeleri açıkça belirtilecek ama kimsenin bilmediği görmediği gizli maddeleri de onaylayıp resmi olarak bunu beyan edecek. Siz tarih boyunca böyle bir antlaşma gördünüz mü? Türkiye’nin resmi tapusu olan Lozan antlaşmasın da ki bu maddeleri hiçbir devlet imzalamıyor sadece İsmet Paşa ile İstanbul’da ki İngiliz yüksek komiseri Sir Horace George Montagu Rumbold tarafından gizli olarak imzalanıyor bunu da tüm devletler resmi olarak kabul edip onaylıyor… Böyle bir yalana kargalar bile güler!

Millete ait olan yer altı ve yerüstü zenginliklerimizi özelleştirme adı altında yabancı şirketlere ve yandaş kuruluşlara peşkeş çekenler bu kaynakların milletinin menfaatine kullanılmasında en büyük engelin Lozan Anlaşması yalanını söyleyerek halkımızı kandırmaktadırlar. Ama Sizler istediğiniz kadar oynayın bu oyunları bu millet Lozan’ı en büyük başarı ve ganimet olarak bilecektir
Bırakın bu işleri beyler!
Güneş balçıkla sıvanmaz…

Rabia ALİOĞLU