Halkı” hak” ile aldatanlar “hakkı” ne ile aldatır? (Rabia Alioğlu)


Geçenlerde bir arkadaşla oturup sohbet ettik. Arkadaş dişlerinden rahatsız olduğu için doktora gittiğini ve dişlerine tedavi uygulattığını söyledi. Ben tedavi masraflarını merak ettim kendisine dişlerini yaptırmak için harcadığın tedavi ücreti ne kadar diye bir soru yönelttim. Arkadaş sadece dişlerime eskisi gibi sağlıklı ve düzenli görünmesi için minimum 30.000 TL ödediğini söyledi.

Şimdi bunu neden anlattığımı merak ediyorsunuz?
Ben bu minimum 30.000 tl parayı bir insanın sağlıklı bir dişe sahip olması için harcadığını düşündüğümde, Allahın insana dünyalar kadar para harcasa da ulaşamayacağı derece bir varlık olarak dünyaya getirdiğine bir kez daha şahit oldum. Düşündüm insan vücudunu parayla ölçmeye kalksan kesinlikle ölçemezsin. Trilyonlar verdikleri halde tek bir böbrek bulamayan hastalar mı deseniz ,tüm malını servetini satıp sağlığına harcayan insanların yine de eski sağlığına kavuşamadıkların mı deseniz, say say bitmez.
Allah insanı o kadar özel yaratmış ki bunun karşılığında benzetecek hiçbir olgu yoktur. O halde Allahın rızasını kazanmanın ilk yolu Allahın değer verdiği bu varlığa en yüksek şekilde değer vermek ve bu değere yakışır yaşam tarzı sunmaktan geçer.

Eğer bir insan ben Elhamdülillah Müslüman’ım diyorsa Müslümanlığın ilk ölçütü olan İNSANA değer vermesi gerekir. Bir yandan ben Müslüman’ım deyip diğer yandan da Allahın değer verdiği varlığı ayaklar altına alıp değersiz hale getirirsen sen Müslüman olduğunu zannedersin.

Çevreme baktığımda 5 vakit namazını aksatmayan nafile ibadetlerini yapan senenin büyük bölümünü oruçlu geçiren insanlar en değerli varlığı sömürüp değerinden uzaklaştıracak bir yaşam tarzı sunuyorlar. Allahın yere göğe sığdıramadığı insan, yeryüzünde sığacak tek bir ev dahi bulamıyor. Tüm nimetleri insan üzerine yapılan bu kâinatta açlıktan ölen insanlar mevcut.

Kendi menfaatleri uğruna eşit yaratılmış olmalarına rağmen, bir insan başka insanın üzerine basarak yükselebiliyor. Yükselen insan toplum tarafından değer görürken basamak ettiği insan değersizleşip perişan bir hayat sürüyor. Şimdi, değerli olan kişi Allahın değer verdiği varlığın üzerine basarak bir yerlere gelen kişi midir? Yoksa Allahın değer verdiğine değer verip bu varlığı yücelten kişi midir?

Bir insanın ne kadar iman ehli olduğu İNSANA gösterdiği değerle anlaşılır İnsanın tek bir tırnağını inciten Allahın değerini hiçe saymış olur. İnsana değer verip onun yaratılış gayesine uygun yaşam tarzı sunan ise Allahın değer verdiğine değer vererek Allah’ın rızasını kazanmış olur. Çünkü bu kâinatta ki her şey insan için yaratıldı.

Gelin bir de Allahın sevdiği ve değer verdiği İNSAN değeriyle, Müslümanım diye geçinen kişilerin İNSANA verdiği değere bakalım.
Parayla ölçülemeyecek kadar değerli olan İNSAN, 850 TL para kazanmak için gerekirse canını ortaya koyarak çalışıyor. Aile yaşantısından taviz vererek insanın kapasitesi dışında çalışma saatleri koyarak bir nevi köleleşiyor.

Allahın aziz kıldığı varlık Allahın yolundan gittiklerini söyleyenler tarafından köleleştiriliyor!
1000 rekât namaz kılsan da, senenin her gününü oruçla geçirip farz olan ibadetlerin dışında nafile ibadetlerini de yapsan İNSANA hak ettiği değeri vermiyorsan ve sevmiyorsan sen kendini kandırmaya devam ediyorsun demektir.

Hz Muhammed (s.a.a) bir hadisinde İman ehli olmanın şartını ve kimlerin iman ehli olduklarını belirtmiştir:
“İman etmedikçe cennete giremezsiniz; Birbirini sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız”
Allahın sevgisine mazhar olmak isteyen Allah’ın sevdiğini sevmediği sürece bu sevgiden mahrum kalacaktır vesselam

Rabia ALİOĞLU