Değişen gündem ve değişmeyen gerçek!


Gazete manşetleri, ana haber bültenleri, sosyal medyadaki paylaşımlar…

Her gün farklı farklı haberler. Bazısı intihar etmiş, bazısı çaresiz hastalığa yakalanmış, bazısı aç susuz ve evsiz kalmış, bazı ünlüler medyaya yakalanmış, bazı hayvanlarda soğuktan, ağacın, dağın, taşın tepesinde mahsur kalıp, aç kalmış…

Bu gündemler, insanların en çok dikkatini çeken olaylardır. Bunlar gündeliktir. Yani o gün içerisinde konuşulur ve biter. Bunun yanı sıra birde, yankısı haftalar ve aylar süren herkesin dilinde sakız olan, her haberin üstünü örten gündemler vardır.

Örneğin;“One minute” (van mınıt) seyhası, gezi parkı eylemleri, futbol şike söylentileri, sınavların soru çalınma bahanesiyle tekrarlanma süreci, torpil ya da yolsuzluk manzaraları, sarayın oda sayısındaki artış ve en yakın gündem Osmanlıca…

Osmanlıca dilini eleştirmek için söylemiyorum ama bu gün Türkçeyi doğru düzgün kullanamayan insanların, bu dile mübarek bir dilmiş gibi bakmalarına da anlam veremiyorum. Tarihte geriye dönüşçül bir politikayla gelinmek istenen durumun, hangi zihniyeti alevlendirmek istediği ortada!

Herkese nasip olmaz Türk olmak ve Türkçe konuşmak diyerek, bu konuya fazla girmek istemiyorum.

Ancak dikkat edilmesi gereken bir konu var. Bu tür sıcak gündemlerin medya tarafından halkın ağzına âdete çiğnenmesi için verilen bu sakız(!) haberler, bazı gerçeklerin üstünü örtmek ve bazılarının gazını almak içindir. Evet, her gün farklı bir gündem var. Zaman zaman da farklı konularda halkın dikkatini kontrol eden, polemik haberler var. Fakat halkımızın hayatında değişmeyen; yoksulluk, sağlık, eğitim, toplumsal refah gibi gerçek sorunlar süreklidir. Milli ve manevi değerlerimiz üzerinde oynanan oyunlar gerçektir.

Bu gerçeklerin üstünü bu haberlerle örtmeye çalışıyorlar. Yani halkımızı böylece oyalayıp, gelmek istedikleri noktaya doğru devamlı koşuyorlar.

Ey Türk milleti! En büyük haber senin yaşantın, en büyük gündem de vatanındır. Senin, ekonomin, sosyal hayatın ve eğitimin, toplumun içinde bulunduğu durumdur. Çünkü toplum, bireylerden meydana gelen bir olgudur.

Dikkat edelim, dikkatli olalım, ayık olalım! Haberlerle, üstü örtülen haberlerden (gerçeklerden) haberimiz olsun…

Behiye Alioğlu