Başkanın adamları


07Haziran seçimlerine yaklaşırken Seçim Stratejisi AK Partisi Hükümeti ve   “tarafsızım ama gönlümde bir parti var “ diyen Cumhurbaşkanı tarafından başkanlık yönetim biçiminin Türkiye Cumhuriyeti için gerekli olduğu savı üzerine bina edilmiş durumda.

Havuz Medyası yaptıkları halk röportajlarında hep başkanlık sistemi iyidir diyen vatandaşın repliklerini ekranlara getirirken havuz medyasının takasına bindirilmiş hazır kalemşörleri de başkanlık sisteminin gerekliliğinden bahsediyorlar.

Başka bir şeyden bahsetmeleri zaten imkansız. Ekonomi dibe vurmuş, taşeron işçiler  meydanda azarlanmış, patatesin kilosu sekiz liraya çıkmış, örtülü devalüasyonlarla sermaye sahipleri her şeylerini kaybetmiş diyecek halleri yok ya. Herkes başkanın kim olacağını açıktan söylemiyor ama başkanlık sisteminin gerekliliğinden bahsedenler başkanın adamlarının kimler olacağını şimdiden belirlemiş durumda. Evet başkanlık siteminin çok güzel bir yönetim şekli olduğunu izah etmeye çalışanlar , “zihni çaba ile kendilerinin başkanın adamı olarak tespiti ile ulufelenmek çabasındalar.

Türk Milletine değil de şahsi ihtiraslarına hizmet edenlerin fark edemedikleri bir gerçek var ki o da yanlış hesapların ilk kurbanlarının önce o hesapları yapanlar olacağıdır. Elindeki kamu gücünü kaybetmesi halinde ilk önce kendinin hesaba çekileceğini bilenler bu devranın başkanlık sitemi ile devam ettirilmesi heva ve hevesindeler. Bunu nereden mi biliyorum? Cumhurbaşkanı Erdoğan: Unutmayın, toprağın hafızası, coğrafyanın hafızası insanınkinden daha güçlüdür. Kendisini seveni, kendisine hizmet edeni ödüllendiren bu topraklar, kendisini satanın cezasını da mutlaka verir. Bu vatanın ekmeğini yiyip, suyunu içip, bu ülkenin imkanlarıyla okuyup bir yere gelenlerin, milletten topladıklarıyla semirenlerin, yurt dışındaki sırça köşklerinde ihanet çeteleri kurup Türkiye’yi sırtından hançerlemesine asla göz yummayacağız” diyor.Bunu  fezlekedeki  bilinen adıyla FETÖ(Fettullah Gülen Terör Örgütü ) için söyleyen Erdoğan  ; paralel yapı ile  yollarda uzun süre beraber yürüdüğünü unutmuşa benziyor.

Başkanın adamlarının akıbeti başkana, başkanın akıbeti de başkanın adamlarınadır.Çünkü keser döner sap döner gün gelir hesap döner atasözü   bu coğrafyaya ihanet edenlerin  akıbetlerinin yaşanıla gelmesi sonucunda ortaya çıkmıştır.

BTP Genel Başkanı Prof Dr Haydar Baş; Erdoğan’ın başkanlık sistemi  ile ilgili açıklamalarına   "Ne istedin de yapamadın “  eleştirisinde bulunmuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlık sistemi ısrarını değerlendiren  Baş,Erdoğan’a “ var olan sistemde ne istedin de yapamadın” diye soruyor."Başkanlık sistemi nedir bilir misiniz? Federatif yapılara bölünerek federasyona gitmek demektir. Yani biz Lazistan'ı kuracağız, Kürdistan'ı kuracağız, Çerkezistan'ı kuracağız, Boşnakistan'ı kuracağız ve bunların başına bir başkan getireceğiz! Sayın cumhurbaşkanım sen ne istedin de yapamadın, şimdi böyle bir sistemle Türk Milletine hizmet edeceksin! Bu tamamen bir bahanedir. Senin bir şey yapabilme iktidarın ve görüşün yok, olsaydı bugüne kadar bin defa ortaya kordun."  Tespiti doğru değil midir?

Kaldı ki parlamenter sistemde Bakanlar Kurulu ile bir icraat ortaya koyamayanların başkanlık sisteminde tek başına bir hizmet ortaya koyması asla mümkün olamaz. Başkanlık sistemini pazarlayan başkanın adamlarına duyurulur: Başkanlık siteminde başkanın adamları yoktur sadece başkan vardır.