Bitmeyen Ortaklık


Sözlük anlamı ile dost; "Sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi anlaşılan kimse, düşman karşıtı"  demektir.

DostIuk, unutuImayacak kadar güzeI ve sadece ender insanIarla yaşanacak kadar özeIdir. Güller, laleler, bütün çiçekler solar. Çelik ve demir kırılır ama sağlam arkadaşlık ne solar ne de kırılır.

Hani var ya; bazı tanıdıklarımız vardır; onların yanında olduğumuz zaman rahatlarız, huzur dolar gönüllerimize, yanlarında olmak başlı başına bir mutluluk sebebidir. İşte onlardır, dostlarımız. Dibini gördüğümüz , içine girdiğimiz zaman bizi saracak, güvenle dalabileceğimiz berrak sular misali. İçi dışı birdir onların.

Hep duygularımızın dorukta olduğu anlarda yanımızda dostlarımızı ararız. İsteriz ki; dertlerimizi, üzüntülerimizi, sıkıntılarımızı, sevinçlerimizi, mutluluklarımızı paylaşalım. Böyle anlarda hep dostlarımız her daim yanımızdadır. "Dost düğünde halaya, ölümde tabuta omuz verendir." atasözümüz ne güzel anlatıyor değil mi? Dostlar bilir ki; sevgiler paylaşıldıkça artar, üzüntü ve dertler paylaşıldıkça azalır. 

İşte böyle dostlar. Bazı dostluklar vardır, bazı şartlara bağlıdır; bazıları da kader birlikteliğidir. Hiçbir şarta bağlı değildir. Gerçek dostlar yıldızlara benzer, karanlık çökünce ilk onlar görünür! Sahte dost ise sabuna benzer; elini yüzünü temizledikten sonra ayağını kaydırır. Kötü kimseyle arkadaşlık etmektense, yalnız olmak evladır. Menfaat birlikteliği, iyi gün dostluğu, kötü günde bizi yalnız bırakacaktır. İşte bu dostluk; "olmasa daha iyi" deriz ya! O cinstendir.

Yeri gelmişken bir kıssa paylaşalım:

“Bir gün yılanla tilki arkadaş olur. Günlerce gezer, dolaşırlar. Dostlukları iyice ilerler. Ta ki bir nehrin kenarına gelene kadar. Tam bu anda tilki suya dalar, nehrin karşısına geçmek üzere yüzmeye başlar. Arkasından yılan ıslık çalarak seslenir:

“Tilki kardeş, tilki kardeş. Hani seninle dosttuk? Yoksa dostluğumuz buraya kadar mıydı? Lütfen geri dönünde beni de sırtınıza alın, birlikte karşıya geçelim” diye sitem eder. Tilki yılanın yalvarmasına dayanamayarak döner. Onu sırtına alır. Tam nehrin ortasına geldiklerinde yılan tilkiye;

“Tilki kardeş ben seni sokacağım” der. Tilki her ne kadar rica etse de yılanı ikna edemez. Sonunda ona;

“Mademki beni sokacaksın, sen de benimle birlikte öleceksin, hani seninle dosttuk” demesine aldırmayan yılan;

“Bu benim tiyniyetimdir, mayamın gereğidir” deyince tilki, işin şakasının olmadığını anlar ve;

“Bak yılan kardeş; mademki beni sokacaksın, getir şu yüzünden öpeyim, helalleşelim, ondan sonra sok beni” der. Yılan da onun son isteğini yerine getirmek üzere yüzünü uzatır. Tilki fırsatı kaçırmayarak yılanın kafasını ısırır ve ezer. Sonra karaya çıkınca yol üzerine boylu boyunca uzatır ve;

“Eee.. yılan kardeş, ben öyle eğri büğrü zikzak çizen dost istemem. İşte böyle dosdoğru olmak gerekir” der..

Evet, tilki ile yılanın dostluğu da böyle imiş.

Bazı kişiler, hayatlarının bazı dönemlerinde dost oldukları kişilerle, birden bire düşman olurlar. İşte bu dostluklar şartlara bağlı dostluklardır. Birçok kişinin dostluğu, yakınlığı genellikle bir çıkara bağlıdır. Bu nedenle o çıkar ortadan kalktığında, ilişki sona erdiğinde dostluk da ortadan kalkar ve her türlü bağ kopmuş olur. İki taraf arasındaki yakınlık ve işbirliğinin dayandığı şartların ortadan kalkması ayrılığı kaçınılmaz kılar. "Öküz öldü ortaklık bozuldu." atasözü bize bu durumu ne güzel anlatıyor.

Dünyevi maksatlar için yapılan dostluklar, çoğu zaman bizi yarı yolda bırakır. Hepimizin hayatında böyle eğri dostlar olmuştur. Ama bazı dostluklar vardır ki; o dostluklar hiç bitmez. Nedir bu dostluklar; bir doğru hedef yolunda, Hakk'a ulaşmak yolunda kurulan dostluklardır. Bir menfaat için değil, sadece Allah rızası için kurulan dostluklardır. Esas dostluğun lezzeti de buradadır.

Bir dostun ile yan yana ibadet eder iken;

Bir dostun ile yan yana Hakk Rızası için mücadele ederken aldığın zevki hiçbir zaman alamazsın.

Ne güzel anlardır, bu anlar.

Ne güzel dostluklardır, bu dostluklar.

Allah (c.c.) Baki olduğu, fani olmadığı için bu dostluklarda ortaklık hiç bitmez. Dostlardan biri ölse bile; ahrette buluşulana dek; dostluk dualarda devam eder. Ne mutlu böyle dost sahibi olanlara. 

"Yedi sınıf insan var ki, Allahu Teala onları, kendi rahmet gölgesinden başka hiçbir gölgenin bulunmadığı hesap gününde özel rahmetinde gölgelendirecektir. Bunlardan birisi de, Allah için birbirini seven, bu sevgi üzerinde bir araya gelen ve bu sevgi içindeyken birbirinden ayrılan iki arkadaştır.”[ Buharî, Ezan, 36, Zekat, 16]

“O gün (Allah için birbirini seven) muttakîlerin dışında bütün dostlar birbirinin azılı düşmanı olur.”[Zuhruf, 43/ 67]

Dr. Ali Bestami Kepekçi / 18.05.2015