Sözler Unutulur, Hayaller Bir Başka Bahara!


Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN Kilis’e gelişi esnasında söylediği “İlk ayak bastığım Türk şehrindeki bu uyanıklığa cidden hayran kaldım ve bir daha iman ettim ki bu millet asla ölmeyecektir. Varolun Aziz Kilisliler” sözlerini düşünüyorum. Atatürk’ün insanını çok yakından tanıdığını ve eşsiz analizler yaptığını göz önünde bulundurursak, acaba bugün Atatürk Kilis’e gelseydi ağzından dökülecek sözler ne olurdu?

Bir Alzheimer hastası ile benzer şekilde geçmişimizi unuturken, gelecek hakkında sağlam kararlar vermemiz elbette mümkün değildir. Biz Kilis olarak bize verilen sözleri unuttuk, hiçbir şey  hatırlamadığımız için hiçbir şey yapmayanların bize tekrar tekrar servis edilmesine rıza gösterdik. Öylesine bir akıl tutulması içerisinde günü kurtarmaya çalışarak geleceğimizi adeta kendi ellerimiz ile heba ettik. Sorunlarımız devam ederken çözüm sunanları, bu sorunları başımıza açan kişileri unuttuğumuzdan daha ziyadesi ile yok saydık.     

1985’li yıllar hatırladığım kadarı ile herkesin sosyal güvence denilen şeye sahip olmadığı günlerdi. O zamanlarda her doktorun bir muayenehanesi vardı. Hasta olduğumuzda doktora gider muayene olur, parasını zorlanmadan öder ve ilacımızı da eczaneden yine kendi paramızla alırdık. Şimdi sağlıkta devrim yapılan bir zamanda yaşadığımız iddia ediliyor. Ancak hastanedeki kalabalıktan muayene olmak ne mümkün! Hele hele ayakta olmayı bir kenara bırakın insanlara dokunmadan yapılan muayeneye şahit olduktan sonra sağlıkta DEVRİM! yapıldığına bir kez daha iman ettim.

Örnekler çoğaltılabilir, sorunlar yeterince sayılabilir. Ancak sorunumuzun sorunlarımızı unutmaktan kaynaklandığını unutmamız gerekiyor. Sözlerin unutulduğu hayallerimizin bir başka bahara kaldığı zamanları tekrar yaşamak istemiyorsak eğer, bu akıl tutulmasından ve unutma hastalığımızdan kurtulmamız gerekiyor. İşte o zaman Atatürk’ün söylediği o güzel sözlere layık bir toplum olabiliriz.