ÖLÜM SAĞANAK OLUP YAĞIYOR ÜZERİMİZE…


Bunu mu hak etmiştik? Diye sitemler ediyorum içimden var gücümle. Ama dışımdan sessizce ağıtlar yakıyor ve böyle olmamalı diye mırıldanabiliyorum her Kilis’li gibi…

Yine bir bomba seni, yine sönen ocaklar ve yine derin bir hüzün kapladı şehrimi. Bunca şeye rağmen her güne umutla uyunan biz, okula giden çocuklar ve yarınlar güzel olacak nağmeleri…

Artık çocukları okula gönderen yürekler endişeli, korkulu ve eli yüreğinde bekliyor kulağı pencereye dayalı. Duydukları her güm sesi onlar için bir korku çanı misali. Ya çocuğumuzun okuluna düştüyse bomba diye…

Gördüğüm, konuştuğum her insana hakkını helal et deyip bir veda konuşması yapmak istiyorum adeta. Çıktığım evime tekrar dönebilecek miyim diye endişe, korku duymak çok acı verici.

Daha acı verici olanı ne biliyor musunuz? Gelen bomba seslerine çocukların verdikleri tepkiler. ‘’Yine bomba düştü, acaba nereye düştü. Neyse hadi oyuna devam edelim biz.’’

Bunca trajedi yaşanırken yetkililer halkı güldürmek için pek bir çaba sarf ediyor sağ olsunlar. Düşen bombalar, yıkılan evler, paramparça insanların durumlarını bir kenara koyarak duyurular yapılıyor ‘’sakın evlerinizden çıkmayın, Suriye tarafındaki odalardan, pencerelerden uzak durun’’ diye. Pardon ama benim kafam karıştı şimdi. Bu duyuru yapanlar dost bizi duyuru yaparken görsün falan diye düşünüp duyuru mu yapıyorlar  acaba!!!

En son yapılan patlamalarda ölen  ve yaralanan insanların evinde ya da kapısının önünde yaralanıp yoğun bakıma kaldırıldığını hiç bilmiyorlar mı bu yetkililer?

Siz dalga mı geçiyorsunuz bizimle!  Artık mecliste bulunan hiçbir siyaset söylemi, hiçbir lideri duymak, dinlemek istemiyorum.

Herkes kendi doğrusunu kabul ettirmeye çalışırken yaptığınız tüm saçma kararlarda, ölen masum insanların hesabını vermeden rahat uyumayın dilerim. Okunan ezanlar hürmetine Rabbim üzerimize sağanak olup yağan bombaları dindirsin bir an evvel.

Sessizlik orucu tutan şehrime gönülden selamlar, Rabbim bu sessizlik orucumuzu kabul eder ve diner bu zulüm inşallah…