Bir işe yaramaz


Katar, 4 Arap ülkesinin hazırladığı 13 maddelik talep listesinin tamamını reddetti.

Bazıları Arap ülkeleri arasında her an vuku bulacak bir savaştan bahsetse de her şey ABD’nin isteğine bağlı...

Zira Arap İslam ülkelerinin birbiriyle ilişkileri dahi Birleşik Devletler’in tavrına göre şekilleniyor.

Maalesef biz ABD ile stratejik ortaklığa her şeye rağmen devam ediyoruz.

Kıbrıs meselesi yine masada… 50 yılı aşkın süredir devam eden müzakerelerde Rum kesiminin Ada’nın tamamını isteyen yaklaşımı nedeniyle bir türlü netice alınamıyor.

Rum kesiminin arkasında üye olmak için her tavizi verdiğimiz AB ve üyesi olduğumuz BM var.

Esasen Türkiye dış politikada yapayalnız ve kimseye güvenmemesi gerekiyor.

Hatırlanacaktır, Sayın Erdoğan’ın 16 Nisan halk oylaması öncesinde Almanya, Hollanda ve bazı Avrupa ülkelerinde konuşma talepleri reddedilmişti.

Aynı tavır 7-8 Temmuz’da gerçekleşecek G-20 Zirvesi esnasında Almanya’daki vatandaşlarımıza hitap etmek istediğinde yine sergileniyor.

Katar’a yapılan eleştirilerin başında teröre destek geliyor; Batılı devletler terör tehdidini birinci sırada sorun sayıyor.

Oysa IŞİD’i Yahudi asıllı birinin kurduğunu ve ABD’nin adına hareket ettiğini biliyoruz.

Yine Ortadoğu’da sayıları yüzlerle ifade edilen, adı Sünni terör örgütlerini de Batı’nın finanse ettiği malum.

Tüm itirazlarımıza rağmen, ABD açıktan ve hatta Senato kararı ile PKK’nın Suriye’deki uzantısı YPG’ye TIR’lar dolusu silah veriyor.

Aynı zihniyet 1800’lü yıllarda Osmanlı’yı Hicaz bölgesinden çıkarmak için Lawrence adındaki ajanı Arap devletlerinin arasına sokmuş ve bugünkü Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün gibi devletlerin sınırlarını belirlemişti.

Hal böyle iken, Katar’ı kurtarmak için üs kurmak,

ABD yanında Suriye’nin içlerinde taarruzlara katılmak,

AB istedi diye sayısız siyasi tavizlere imza atmak,

Kıbrıs’ta topraklarımızdan pay vererek meseleyi halletmeye çalışmak,

İnanın bir işe yaramayacaktır.