İTHAL ET ÇÖZÜM DEĞİL


Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın kırmızı etin ucuza tüketileceği yönündeki açıklamasının ardından, Et ve Süt Kurumu’nun (ESK) ucuz  Karkas et ithalatından sonra şimdi de lop et ithalatı için, 7 Ekim 2017’de Resmi Gazete’de yayınlanan tebliğle, Et ve Süt Kurumu’na ve de gerekli izinleri almış olan özel sektör firmalarına lop et ithalatına izin verdi.

Et ve Süt Kurumu KDV dahil kıymayı kilosu 29 TL’den, kuşbaşının ise kilosu 31 TL’den Türkiye’nin bütün illerinde, kendi satış noktalarında satmayı taahhüt eden 2 zincir markete dana karkas et olarak verdi. Marketler, karkas eti yarımşar kilo halinde paketleyip, kıyma ya da kuşbaşı olarak satmaya başladı.

Et ithalatı için Avrupa Birliği öngörüldü ve Sırbistan devleti ile 5 bin tonluk et anlaşması imzalandı.

Yüreklerimizde Bosna ateşi hala tazeliğini korurken, bu anlaşma bizleri derinden yaraladı. Çünkü şu an ki Sırbistan Başbakanı Aleksandar Vucic, Srebrenitsa’da bir gecede 8 bin, 3 yıl içinde de 250 binin üzerinde Bosnalı Müslüman kardeşimizi acımasızca katleden, bacılarımızın, küçücük kız çocuklarının namusunu kirleten Sırp kasabı Slobodan Miloşeviç’in sağ kolu… Bosna katliamı yıllarında, “Öldürülen her Sırp için 100 Bosnalı öldüreceğiz” ifadesinin yazılı olduğu pankartı açan şahsiyet. Dünyada bu kadar devlet varken neden Sırbistan?

Bir tarım ve hayvancılık ülkesi olan Türkiye’nin et ithal etmesine mi yanalım, yoksa itikadımıza göre besmelesiz kesilen hayvanların yenilemeyeceği gerçeğine rağmen insanlarımıza mundar et yedirilme sinemi yanalım.

Et ithalatının hayvan besiciliği ve kasap esnafına etkisini konuşmak üzere ziyaret ettiğim Kilis Kasaplar Odası Başkanı Şevket Memiler konu hakkında uzun bilgiler verdi, ben özetliyorum:

*Devlet hem serbest piyasa ekonomisi uyguluyorum diyor hem de bizimle marketler aracılığı ile  haksız rekabete giriyor.

*Biz piyasa şartlarında eti pahalı alır pahalı satarız, et satışların düşmesinde en büyük zararı hayvan yetiştiricileri görür.

*Devletin yapması gereken iş, yerli besiciye daha çok destek vererek üretimin arttırılması ile maliyetlerin düşürmesini sağlamaktır.

*Daha çok kırsal kesimde bulunan besiciler bu işten para kazanamadıkları zaman şehirlere iş için göç edeceklerdir. Bu da kentlerde yeni sorunları beraberinde getirecektir

Bizce de Türkiye’de   Milli para, Milli sanayi, Milli Maden politikası , kısaca Milli Ekonomi olmadan hiç bir şey düzelemez.

07/11/2017