SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ BU FİKİRDE


Hafta sonu 50 kadar Tıp Fakültesi öğrencisi ile derneğimizin İstanbul Şubesinde sohbet ettik. Derlerinden konuştuk, ülkemizin ve ülke insanımızın ne durumda olduğu noktasında karşılıklı fikir alışverişinde bulunduk. 

Hepsi de pırıl pırıl, ülkemizin en zeki çocukları. Adeta gözleri ışıldıyor. Her biri ülkemizin bir köşesinden eğitimlerini sürdürebilmek için İstanbul’a gelmiş. Üniveriste imtihanını kazandıklarında; İstanbul’da doğup büyüyen 1-2 ‘si haricinde hepsi de İstanbul’a ilk kez gelmiş. Kimisi akrabasının yanında kalıyor, kimisi devlet yurdunda. Çok azı da özel yurtta veya arkadaşları ile beraber kiraladıkları evler de kalıyorlar.

Şırnak’tan tutun Sinop’a, Diyarbakır’dan tutun Bursa’ya, Gaziantep’ten tutun İzmir’e; Elazığ’dan Balıkesir’e kadar ülkemizin her köşesinden gelen gençlerin hepsinin de ortak hedefi “Vatana ve millete faydalı bir doktor olmak.” Hepsi de bu aşkla, bu inançla ilk günden derslerine sarılmışlar. Adeta şimdiden milletimize hizmet edecekleri günlerin özlemini çekmeye başlamışlar.

Güneydoğudan gelen bir genç kardeşimle konuşuyorum. Diyor ki bana: “Geçenlerde Başbakan Diyarbakır’a geldi. Konuşmasında size daha çok demokrasi getireceğim dedi. Bu ne demek? Yani biz ülkemizin batısında yaşayanları ile eşit değil miyiz? Bakınız ben de aynı imtihana girdim. Ve kazandım İstanbul’a geldim. Doktor olacağım milletime hizmet edeceğim. Başbakana göre daha önce bizim bölgemizde demokrasi yokmuydu? Abi Başbakan bu açıklaması ile PKK’nın yıllardan beri ortaya koyduğu söylemi bir anda kabullenmiş oldu. Biz eşitiz, aynı milletteniz. Bazı aile büyüklerimiz PKK ile beraber daha rahat, daha müreffeh bir ortama kavuşacağımı zannediyorlar. Şimdi başbakanımızın duruşu ile bu görüşlerinde daha da sabiti kadem oldular.”

Bir kez daha gördüm ki, vatanperverin batılısı doğulusu olmaz. Genç meslektaşım olayları ne güzel analiz etmiş. Diyarbakır konuşması ve son haftalarda yapılan Şemdinli konuşması. Son günlerin moda meselesi haline gelen Üst kimlik- alt kimlik muhabbeti. Genç meslektaşımla konuşurken hemen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş Bey’in bu konudaki net duruşunu ortaya koyduk. “Biz tek bir milletiz
Meseleyi bugüne kadar ele alan insanlar övücü bir mantıkla ele alıyor. Yani ‘o, sen’ diye bir şey yok. Türkiye üniter bir yapıya maliktir ve Türk milleti tek bir millettir. Bunun içerisinde bir sülalenin içerisindeki boylar gibi a’sı da var, b’si de var, c’si de var, bunu böyle düşünmek gerekiyor. Türk milletinin kimliği nedir, Müslüman Türk kimliğidir, şemsiyemiz budur. Bunun içinde Lazı, Çerkezi, Boşnağı, Kürdü, Arabı ve Türkü de vardır ama bu top yekun bir millettir. Bunu bu şekilde görmemiz lazım. Eğer bunu farklı bir zemine taşırsak kendi kendimizi berhava etmiş olur, dağıtmış oluruz. Bunu söyleyen sehven de söylemiş olsa bir suç işlemiştir. Arı kovanına çomağı sokmuş demektir.”   

Genç delikanlının, İstanbul’a kazandığı üniversite imtihanı ile ilk kez gelen ve Prof. Dr. Haydar Baş Bey’in bu duruşunu ilk defa duyan Güneydoğulu kardeşimin sözü son kelamımız olsun: “İşte ülke sorunlarımızın çözümü bu fikirde. Çözüm Prof. Dr. Haydar Baş Bey’de. Artık bana da düşen memleketimde de bu fikrin bayraktarlığını yapmaktır.”