TAKLİTLERİNDEN
KAÇININIZ!


Bir zamanlar “Müslüman Türk kimliği” dendiği zaman bunun karşısında bütün dünyanın hazır ol vaziyetinde durduğu milletimiz, günümüzde bu kimlikten kopma, kaçma için, adeta seferberlik halinde. A.B.D.’den Green Card almak için sırada bekleyen vatandaşlarımız, ABD veya bir Avrupa ülkesi ile çifte vatandaşlık hakkı kazanan vatandaşlarımızın kendilerini farklı görmeleri ve daha nicesi. Hatta Başbakanımız bizzat yaptığı yurt dışı ziyaretlerinde gurbette olan vatandaşlarımıza oldukları ülkenin vatandaşı olmaları yönünde telkinde bulunuyor. Gerçekten nereden nereye. Vahlar olsun halimize. 

Bu vatandaşlarımız niçin bir arayışa giriyorlar. Rızklarını yurtdışında arıyorlar bunun cevabı çok açık. Uygulanan siyasi politikalarla ülke insanımızın bir işçi maaşı ile bir emeklilik maaşı ile geçinmesi çok zor, tabii ki emekli olabilecek, çalışabilecek bir iş bulabilirse.  Ne yapsın aç kalmamak için belki kurtuluş olur diye ümidi yurt dışında arıyor. Üstüne üstlük ümit bağladığı siyasetçi de ona “Siz hala Alman vatandaşı olmadınız mı?” vb. yaklaşımlarında bulununca. 

Adeta siyasilerin çözümsüzlükte ve dışa bağımlılıkta yarıştığı bir ortamda, bir lider ortaya çıkıyor, “ Ben bu işleri 24 saatte düzeltirim” diyor. Sıkça konuşmalarında örnek verdiği gibi, “vatandaşın istediği 1 bardak su, onun vatandaşa sunduğu ise okyanus”. Evet, Prof. Dr. Haydar Baş’ın ortaya koyduğu, kendisine ait “Milli Ekonomi Modeli”nde “serbest bırakılan piyasaların kendi kendine dengeye gelemeyeceğini ispat edip serbest piyasa kavramı yerine tüketim yanlı bir denge analizi ortaya koymuştur. Bu manada sosyal devlet kavramı bilimsel temeller üzerine oturtulmuştur.”

Milli Ekonomi Modeli’ndeki sosyal devlet projesi, ev hanımlarından emeklilere, yaşlısından yeni doğmuş bebeğe ve gençlerine, köylüsünden çiftçisine, işçisinden memuruna kadar bütün dar gelirli hane halkının gelir düzeyini yükselterek; fakirliğe, açlığa, sefalete son vermeyi hedeflemektedir. Böylece herkes, insanca yaşama imkânına kavuşturacaktır. Bu aynı zamanda yetersiz talep problemini de ortadan kaldırdığı için hem sürekli büyümenin zeminini oluşturacak, hem de sadece dar gelirli kesimi değil toplumun bütün kesimlerini kucaklayacaktır.

Vatandaşların tamamının desteklenmesi modelin piyasadaki dengeyi tüketim yanlı olarak sağlamayı amaçlamasından dolayı, modelin önemli bir ayağını temsil etmektedir. Yani ortaya konan desteklemeler, bir siyasi propaganda değil, Milli Ekonomi Modelinin gerekleridir. İşte bu model çerçevesinde Prof. Dr. Haydar Baş 21/12/2005 tarihli bir röportajında, röportajı yapan Nihat Hekimoğlu’nun ifadesi ile “literatüre yeni bir kavram” kazandırmıştı. Özellikle, öncelikle Türk vatandaşlarını ilgilendiren, son zamanlarda adeta kendisinden kaçılan Türk vatandaşlığını, Türk kimliğini kendisine koşulacak bir cazibe merkezi haline getirecek “vatandaşlık maaşı” kavramını Türk ve dünya kamuoyunun dikkatlerine sunmuştu.

Ve aynı röportajda bir soru üzerine Sayın Baş Vatandaşlık maaşını şimdiden deklare etmesinin sebebinin çalınmasına, taklit edilmesine karşı, modelin yanlış anlaşılmasını önlemeye dönük olduğunu ifade etmişlerdi. “Bunu biz niçin deklare ettik? Onu da ifade edeyim. Benim modelimi bütün partiler çalmış durumda. Benden isteseler daha mükemmelini onlara vereceğim. Parça parça alıyorlar. Hani Nasreddin Hoca hindiyi almış, eve getirirken başını koparmış, kanadını koparmış, ayağını koparmış, hindilikten çıkarmış. Bu da bunun gibidir. Alacaklar, bir işe yaramayacak. Onun için bugün toplantıda vatandaşlık maaşından bahsettik. Bu da mutlaka duyulacak. Alıp millete doğrusunu da verseler kendileri bulmuş gibi olacak. Biz millete kendimiz deklare edelim, sahibini ve kaynağını gösterelim diye bunu yaptık.”  

Ve her zaman olduğu gibi aynı şey oldu. Ve bu da çalındı, ama bir farkla; Vatandaşlık Maaşı’nın adı vatandaşlık geliri yapılarak. AK Parti Diyarbakır Milletvekili Aziz Akgül,  "vatandaşlık geliri" kanun teklifi verdi. Söz konusu teklif; yoksul ailelere, vatandaş olmasından dolayı en temel ihtiyaçlarını karşılamak üzere bir hak olarak vatandaşlık geliri ödenmesini içeriyor. Teklif yasalaşırsa; aylık geliri 132 YTL'den az olanlara 66-99 YTL tutarında destek sağlanacak”

Evet, Nasreddin Hoca’nın hindisinde olduğu gibi, “Milli Ekonomi Modeli”nin tamamı uygulanmadıktan sonra, parça parça çalınmış kırıntılarının uygulanması, çözüm getirmez. Tam aksine IMF politikalarının uygulandığı bir sistemde -kaynak yokluğundan mevcut memurun, işçinin, emeklinin dahi hakkının tam verilemediği bir ortamda- çözümsüzlüğü daha da karmaşık hale getirir.

Derdiniz vatandaşa yardımcı olmaksa, gelin Prof. Dr. Haydar Baş’a bu işi devredin, sizin de vatandaşın da yüzü gülsün. Yok dediniz popülist politika yapmaksa, vay vatandaşın haline.

 

Ali BESTAMİ