TÜRKİYE’ DE BASIN VE YAYIN


10 Ocak çalışan gazeteciler günü olarak tüm Türkiye’de kutlandı.
 Bazı siyasiler, idareciler, yöneticiler süslü sözlerle birer demeç yayınladılar. Bu açıklamalar birer temenni niteliğinde olduğu için şu ana kadar işin kaymağını yiyen kesim, kaymağını yemeğe, işin çilesini çeken emektarlarda çilesini çekmeye devam ettiler.
 Esasen basın toplumun doğru, objektif, tarafsız haber almasını sağlayan önemli bir faktördür

Her işte olduğu gibi bu işte işini iyi yapanlar var yapmayanlar var.
Bu noktada Prof. Dr. Haydar BAŞ ‘ın şu sözünü hatırlatmakta fayda var “Bıçak kasabın elinde çoluk çocuğunun rızkını kazanmaya yarayan bir alettir. Annenin elinde mutfakta ailesine yemek pişirmeye yarayan bir alettir. Fakat katilin elinde ise tasavvur ettiği cinayeti işlemeye yarayan bir alettir.” Burada alet aynıdır fakat onu kullanan kafa yapısına göre değişik fiiller işleyebilmektedir.
 

İşte basında iyi insanın elinde olursa vatanın bütünlüğü, ulusun milli çıkarları noktasında milli ve manevi değerlere bağlı insanlar eğitilmesine vesile olur.

Kötü niyetli insanlar elinde ise toplumun tüm değerleri alt üst edilir. Ulusal çıkarların yerini şahsi çıkarlar alır, toplum ahlak değerleri yerine batının kokuşmuş değerleri enjekte edilir.
Maalesef Türkiye’de basın bir kaçı dışında tekelleşmiş küresel sermayesini Türkiye’deki çıkarlarını korur hale gelmiştir.

Basın tekelleşmesi ile şımaran medya patronları T.C. Devletinin başbakanını pijama ile karşılayacak kadar işi ileri götürmüşlerdir.
Gazetelerin genel yayın yönetmenleri patronlarının işlerini takip için köşe yazıları yazmışlardır.
Seçim dönemlerinde iktidar partilerine destek veren medya grupları daha sonra devlet ihalelerinde özelleşmelerde aslan payını kendileri almaktadır.

Yine basından takip ediyoruz sayın başbakan bazı medya patronlarını başbakanlığın arka kapısından içeri alıp birer birer görüşüyormuş.
Başbakanla bu patronlar her halde hal hatır görüşmesi yapıyorlar.
Nitekim Türkiye de enerji ihaleleri seçim sonrasına bırakıldığını basından duyuyoruz ne dersiniz bu bir al gülüm ver gülüm olayı olmasın.

Basının nemalanması artık o kadar açık hal aldı ki amerikan senatosu bile Türkiye de ülkesinin politikasını benimsetmek, amerikan sempatisini arttırmak için Türkiye medyasına dağıtılmak üzere ödenek çıkarttığını açıklıyor

Kimi ABD kimi AB güdümlü yaygın basın Türkiye de bu sistemle çalışırken işin eziyeti ve çilesi ise yerel basına kalıyor.

YEREL BASIN

 Türkiye de yaygın basının yapmadığını yerel basın yapıyor Anadolu’nun her tarafında zor şartlarda millete doğru, objektif haber veren gerçek gazeteci ve basın emekçileri var.
 Mesela benimde çalışmalarına şahit olduğum Kilis Kent Gazetesi bunlardan birisi gazetenin sahibi Sayın Ahmet BARUTÇU işini severek yapan dürüst, ilkeli bir gazetecidir.
 

Masasının başında akşama kadar yarınki çıkaracağı gazetenin dokümanları ile uğraşırken bir yandan da misafirleriyle nezaketle ilgilenen bir gazetecidir.
 

Kent Gazetesi vatanın bölünmez bütünlüğü, milli menfaatlerimizin korunması, devlet millet askerin bütünleşmesi noktasında söylenen her güzel sözü kimden gelirse gelsin gazetenin sütunlara taşıyan bir gazetecidir.
 

Ülkemizin içeride ve dışarıda kuşatıldığı şu günlerde böyle gazetecilere gerçekten büyük bir ihtiyaç var.
Ne diyelim birkaçı dışında ulusal medyanın mütareke medyası olduğu şu günlerde Milli çıkarlarımız doğrultusunda yayın yapan gerçek gazetecilerin bayramını kutlar işlerinde başarılar dilerim.

          17.01.2007
           ALAİDDİN ÖZKAR