Millet olma şuuru -1

Millet olma şuuru -1

Muhterem Hocam! Milli bütünlüğümüzün güçlenmesi, geleceğimizin daha net ve berrak olması için fert ve toplum olarak neler yapmamız lazım?

16 Ocak 2021 - 10:17 - Güncelleme: 17 Ocak 2021 - 11:09

Her milletin, millet olma vasıflarını ortaya çıkaran bir takım değerleri vardır. Bu değerlerin, o millet tarafından yaşanmasına, paylaşılmasına milli değerler diyoruz.

Her milletin, kendine mahsus milli değeri olur da tarihin en eski bir milleti olan Türk milletinin kendine mahsus bir değeri, milli bir karakteri, olmaz mı? Elbette olacaktır. Milletler, bu değerlere sahip olduğu nispette vardır. Bunları kaybettiği nispette de tarih sahnesinden silinmek mecburiyetindedir.

Yani siz, kendinizi ne kadar kabul ederseniz, şahsiyetiniz o nispette güçlüdür. Ne kadar inkâr ederseniz o nispette siz toplumda yoksunuz demektir.

Onun için psikiyatrik vakalardan bir tanesi de insanın kimliğini inkar etmesidir. Bazen insan, öyle olur ki kendini inkâr eder. Kendini başka bir şey zanneder. İnsanın, şahsını başka bir şeyin yerine koyması ve kendini o şey zannetmesi ciddi bir hastalıktır. Milletler de böyledir. Kendini, kendi değerlerini kabul eden bireyler, bir şahsiyet olarak hayatlarına devam edebilmeli ki, o milletin varlığı söz konusu olabilsin?

Sen, bu değerleri kabul etmiyorsun. Bir başka milletin kimliğine bürünmek istiyorsun. O zaman asıl değerlerini kaybeden sen, sen olmaktan çıkar, kimliğine bürünmek istediğin o dünyanın bir insanı, bir vatandaşı, bir bireyi olursun.

Bir başka milletin mahkûmiyetine, esaretine boyun eğmek mecburiyetinde kalırsın.  Onun için tarihte vuku bulan birçok savaşın asıl sebebi kimlikleri korumak içindir. Her ne kadar görünürde bazı farklı sebepler olsa da, işin önünde veya arkasında, hakikatte o milletin kimliğini koruma mücadelesi vardır. Binaenaleyh biz de milli değerlerimize sahip çıkarak başka değerlerin esaretinden kurtulmak mecburiyet ve de mükellefiyetinde olduğumuzu hatırımızdan bir saniye dahi çıkarmamalıyız. Hangi millete benzemek isterseniz o milletten olursunuz.

Milleti, millet yapan değerler

Peki, bir milleti millet yapan ve onları başkalarından ayıran değerler nelerdir? Bu değerler milletin örfüdür, adetleridir, gelenekleridir. Milletin dilidir, tarihidir, milletin kültürüdür. Milletin maneviyatıdır. Yani dinidir. Şimdi siz bu değerlerden müteşekkil manevi bir kimliğe sahipsiniz. "Türk" dendiği zaman bu değerlerin vücuda getirdiği bir şahsiyet vardır. O şahsiyet bütün bunlardan müteşekkil bir kimliktir.

Şimdi sen bunun maneviyatını kırparsan, dilini kırparsan, örfünü kırparsan, adetini kırparsan, hülasa bunun ögelerini dağıtırsan ve bunun yerine başka şeyler ikame etmeye çalışır ve bu değerlere göre bir kimlik ortaya koymaya gayret edersen bu kimlik, o zaman Türk kimliği olmaz.

Hangi millete benzemek istemişseniz o milletten olursunuz. Zaten Hadis- i şerifte bu denmiyor mu? "Kim hangi millete kendini benzetirse o kişi onlardandır" buyuran Allah'ın Sevgilisi onu beyan etmiyor mu? Şimdi biz, kendi kimliğimizi korumak mecburiyetinde ve mükellefiyetindeyiz.

"Gelişigüzel bir hayat sürelim. Başkalarının istediği gibi bir hayat yaşayalım. Bu müşterek kimliği bir tarafa atıp herkesin dediği gibi, anladığı gibi bir hayat yaşayalım. Baksana dünyada her şey globalleşiyor. Herkes istediğini yapsın. İstediğini söylesin. Değerlerin, ölçülerin olmadığı bir dünya meydana getirelim. Bunda ne var ki? Hürriyet sonsuz olsun." Böyle dediğiniz zaman, kendi kendinize birtakım entrikalar, pusular meydana getirirsiniz ki sizin bu sözleriniz, sizi yok etmeye kafi gelen sözler olur…

Birisi kalkıyor dili küçümsüyor ve "Türk dili ilim dili değil" diyor. Türk Milleti, dünyanın en eski milleti oluyor da, dili niçin ilim dili olmuyor? Bana sen, onu söyle! Tabii senin örfünden, adetlerinden ve de tarihinden, bilhassa da ilim tarihinden haberin olmazsa elbette ki bu vaveylayı koparacaksın, bu tip sözleri söyleyeceksin.

Ama senin, kendinden haberin olursa bunu diyemezsin.  Milli kimlik çok farklıdır. O kimliği korumak mecburiyetindeyiz.  O kimlik için biz, hudutlarımızda o kadar Mehmetçiği bulunduruyoruz.

Dikkat ediniz, hiçbir ibadet onların şehadet rütbesi kadar yüce değildir. Serhat boylarında, bu milletin değerlerini korurken Allah'ın rahmetine kavuşan bir Mehmetçiğimiz şehadet rütbesine nail olmuştur.

Nedir şehadet rütbesi? Peygamberlik makamından sonraki makamdır. Başını secdeden kaldırmayıp, hayat boyu ibadet yapsan dahi o rütbeyi elde edemiyorsun. Şimdi sen var gerisini hesap eyle. Alla h, bu rütbeyi o kullarına niçin böyle fazlından,  kereminden,  bol bol ikram ediyor? İş te o kimlik için. O kimlikte Tevhit akidesi var.

Bu milletin hamuru, maya-i Muhammediye ile Cenab-ı Hakk'ın muhabbeti ile yoğrulmuştur. Onun için hayatında adaleti, saadeti, huzuru, mutluluğu her tarafa taşımış bir millet olmanın, varis-i Nebi bir ümmet olmanın neticesidir bütün bunlar." (devam edecek)

(Prof. Dr. Haydar Baş, Niçin Türkiye eseri 1. Bölüm)

Hazırlayan: AknAydn

(Kilis Postası Haber Merkezi)

Bu haber 746 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
Reklam
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Hasan Hüseyin Dede Hakk’a Yürüdü
Hasan Hüseyin Dede Hakk’a Yürüdü
Hastane Yolu 30 Metre Genişliğinde Olacak
Hastane Yolu 30 Metre Genişliğinde Olacak