Reklam
  • Reklam
Dini Mimarideki Batı Etkileri
Reklam
Ahmet Benlioğlu

Ahmet Benlioğlu

Dini Mimarideki Batı Etkileri

21 Ağustos 2013 - 16:55 - Güncelleme: 21 Ağustos 2013 - 17:15

   İnsan, yaratılışı gereği bir başka insandan birçok yönü ile etkilenebilir. Bu hâl bazen konuşma, oturma- kalkma, tavır ve tutum… Vs olabilir. Hz. Peygamber  (sav) efendimiz bu konuyu: “İnsan arkadaşının dini üzeredir.”hadisi ile özetlemektedir.  İnsani etkileşim olduğu gibi; din, dil, insan akıl ve ahlak ürünü olan kültürlerin de birbirlerinden etkilenmesi gayet normaldir. Zira Müslüman Türk kimliği bu etkileşimin en güzel örneğidir.  Bu etkileşimler birçok alanda olabilir ve olmuştur. Kültür denen çerçevesi tam olarak belirlenemeyen geniş alan insanlık tarihi boyunca bir başka kültüre vermiş ve almıştır. Bu etkileşime makul sınırlar içerisinde hiç kimsenin bir itirazı yoktur.  Ancak ne var ki, biz Müslüman Türk milleti son iki asırdan beri hep etkilenmişiz, hep almışız, hem de olumsuz yönden gayri ahlaki bir biçimde İşin ahlaki kısmını tek tek yazmaya gerek yok. Zaten biraz dini bilgisi olan, Türk kimliğini bilen herkes bu kültür etkileşimin nasıl ve ne derece olduğunu görebilir. Bu nedenle bu yazımızın konusu gereği, bu yozlaşma ile nelerin alınıp nelerin bırakıldığını yazmaya lüzum görmüyoruz.

    Bir büyüğümüzün yönlendirmesi ile dini yapılarımız üzerindeki batı etkisi dikkatimi çekti. Mezar taşarlımızdaki değişimi daha önce bir haber olarak Kilis Postasında dile getirmiştik. Bu haberi hatırlayacak olursak, eski mezar taşlarımızda daha yuvarlak hatlı, hilal, hilal ile beş köşeli yıldız, Allah(cc) ismine gönderme yapan lale, palmet gibi bitkisel motiflerin kullanıldığını belirtmiştik. Yeni nesil mezar taşlarımızda ise daha keskin hatlarla oluşturulmuş, arkadan bakıldığında bir gayri Müslim mezarını anımsatan kare ve dikdörtgen taşların kullanıldığını da ifade etmiştik. Tabi bizim bu yazıdaki gayemiz hiç kimseyi, hiçbir hemşerimizi rencide etmek değildir.  Sizler de kabristan ziyaretlerinizde olaya bizim gözümüzle baktığınızda ne demek istediğimizi daha iyi anlayacaksınız.

      Bir başka yanlışlık ki, bu bize göre mezar taşlarından daha vehim bir meseledir. O da dini mimarimizdeki Hıristiyan mimari etkileri. Aslında bunu hepimiz görüyoruz. Sadece dikkat etmiyoruz. Gaziantep, Adana, Konya gibi daha birçok şehrimizde yeni yapılan, özellikle küçük mescit vâri camilere dikkatli bakıldığında söylemeye dilim varmıyor ama; Allah korusun küçük birer kiliseyi anımsatıyor. Acaba bu yeni nesil camiler dinler arası diyalog çalışmalarının bir parçası mı, diye insan kendi kendine sormadan edemiyor. Biz bu yeni tür camilerdeki batı etkisinin, mezar taşlarımızdaki kadar masum yanlışlıklar olmadığı kanaatindeyiz. Kulağımıza siz de çok abartıyorsunuz diye bazı sesler geliyor. Yaklaşık on yılı aşkın bir süredir din adına, kuran adına yapılan, adına diyalog denen saçmalıklarla milletimize nelerin yutturulduğunu unutmadık ve unutmayacağız.

       Bizim, iki bin yıllık geçmişi olan kubbelerimize, bin yılı aşkın tarihi olan minarelerimize ne oldu ki, batının şapel, kilise veya katedrallerinde kullanılan keskin kuleli, ne olduğu belirsiz roket gibi yeni örtü elamanları camilerimizde kullanılıyor. Rabbim bizi her hareketiyle, gayri Müslimlere muhalefet eden Muhammed Mustafa (sav) efendimizin şuuruna eriştirsin.

Bu yazı 516 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar