Reklam
  • Reklam
ŞEHİTLERİN EFENDİSİ (1)
Reklam
Ahmet Benlioğlu

Ahmet Benlioğlu

ŞEHİTLERİN EFENDİSİ (1)

15 Kasım 2017 - 09:25

Hz. Muhammed Efendimiz (s.a.v) onun Uhud’da hunharca şehit edilmesinden sonra kanlı ve paramparça edilmiş cesedi başında, gözyaşları içinde “ Bugün belim kırıldı Ya Ali, O Seyyidü’ş Şüheda’dır.” demiştir. Bu yazımızda Hz. Peygamberin amcası, can dostu ve onun değimi ile bel kemiği Hz. Hamza’dan haddim olmayarak bahsetmek istiyorum. Umut ederim ki bu vesile ile Hz. Hamza’nın şefaati bu garibe yetişir.

Hz. Hamza, Hz. Muhammed (s.a.v) in en küçük amcasıdır. Hz. Peygamber ile akrabalık bağı sadece baba tarafından değildir. Hz. Peygamber’in annesi bütün müminlerin annesi tertemiz mübarek annemiz, Hz. Amine ile Hz. Hamza’nın annesi Hale binti Vüheyd amca çocuklarıdır. Hz. Peygamber ile Hz. Hamza aynı sütanneye verildiği için aynı zamanda sütkardeşlerdir. Buradan hareketle Hz. Hamza ile Hz. Peygamber arasındaki yaş farkının en fazla iki yaş kadar olduğu kuvvetle muhtemeldir. Bu nedenle her ikisinin çocukluk ve gençlik yılları beraber geçmiştir diyebiliriz. Hz. Hamza; esmer tenli orta boylu, iri yapılı, belirgin özelliği geniş omuzlu olması ve normalden biraz büyükçe kafası, sık ve gür sakalları idi. O; güreş, avcılık, kılıç ve ok kullanmakta Mekke’nin parmakla gösterilen bir numara gözü kara yiğidiydi. O, iyi ahlaklı yardım sever vaktinin çoğunu çölde geçiren farklı bir sahabeydi.

Hz. Hamza, Resullah Efendimizi hep korumuştur. Bir gün, Ebu Cehil kâfiri bir mecliste Hz. Peygambere hakaret etmiştir. Olayı duyan Hz. Hamza Ebu Cehil’in bulunduğu ortamı tek başına hiddetle basmış ve sen nasıl benim yeğenime küfredersin diyerek, adeta Ebu Cehil’in pis ağzını burnunu, boynundaki yayı ile kırmıştır. Bu olay sırasında bir kısım kâfir Hz. Hamza’ya saldırmak isteseler de Ebu Cehil, Hamza bize daha çok kızar da Müslüman olur endişesiyle buna müsaade etmemiştir. Bu olayın akabinde Hz. Hamza, Hz. Peygamberin yanına gitmiş ve “Üzülme intikamını aldım, yüzünü kanlar içinde bıraktım, sevin.” dediğinde, yüce rahmet peygamberi, Muhammed Mustafa (s.a.v) “Ya amca ben böyle şeylere sevinmem” demiştir. Bunun üzerine Hz. Hamza “Söyle, Muhammed sen neye sevinirsin onu yapayım.” demiştir. Bunun üzerine Hz. Peygamber “Ben ancak seni cehennem ateşinden koruyacak olan iman etmiş olman ile sevinirim.” demiştir. İşte o an orada Hz. Hamza, Hz. Peygamberin huzurunda kelimeyi şahadet getirip iman etmiştir.

 

Hz. Hamza Peygamber Efendimizin bizzat düzenlediği bir Seriyye’ye[1]  komutanlık etmiş ve bu Seriyye’de ilk defa sancak kullanılmıştır. Yani Hz. Hamza İslam’ın ilk sancaktarı da olmuştur. Bazı tarihçiler Hz. Peygamberin, Hz. Hamza ile aynı zamanda başka bir Seriyye için gönderdiği Bedir Şehidi, Hz. Ubeyde Bin el-Haris için de ilk sancaktar demektedirler. Kaldı ki bu ihtimal de doğru kabul edilse çok bir şey değişmez çünkü Hz. Ubeyde de Hz. peygamberin amcası Haris bin Abdulmuttalib’in oğludur. Bizce Hz. Peygamber’in Hz. Hamza’ya yakınlığı ve aralarındaki ülfet düşünüldüğünde İslam’ın ilk sancaktarının Hz. Hamza olması daha kuvvetlidir.

 

Bedir Savaşı’nda yirmi beş kadarı üst düzey olmak üzere yetmiş müşrik öldürülüyor ve bunlar içinde Hind denilen cehennemlik kadının babası ve yakın akrabaları da bulunmaktaydı.

Hz. Hamza adına yaraşır bir şekilde aslanlar (Esedullah)[2] gibi vuruşuyor, müşrikleri tabiri yerinde ise kılıcı ile doğruyordu. Bu nedenle Hz. Hamza müşriklerin gözünde acilen ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görülüyordu. Böylelikle hem intikamlarını alacaklar hem de çok sevdiği amcasını katletme suretiyle Hz. Muhammed’in canını yakmış olacaklardı…



[1]  Hz. Peygamberin bizzat iştirak etmediği sefer ve savaşlardır.

[2]  Allah’ın Aslanı anlamındaki Hz. Hamza’nın lakabı

Bu yazı 401 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar