Reklam
  • Reklam
YURTTAN HABERLER!
Reklam
Ahmet Benlioğlu

Ahmet Benlioğlu

YURTTAN HABERLER!

13 Aralık 2014 - 15:56

Hayli uzun bir zamandan beri televizyondaki akşam haberlerini ya hiç izlemiyor ya da çok yüzeysel bakıp geçiyordum. Çünkü her haber izlemede kimyam bozuluyor, içim kaldırmıyor, midem bulanıyor.  Geçen akşam bir an hatırıma geldi. Belgesel kuşağındaki yırtıcı hayvanlardan birkaç dakikalığına ayrılıp memleketin ahvalini izlemek istedim. İzledim ama izlemez olaydım. Benim gördüklerimin çoğunu siz de görmüş ve duymuşsunuzdur. Lakin ben yine de kendimce, anladığım şekilde kısa kısa anlatmaya çalışacağım.

Milletin kafa patlattığı, gece uykularını yitirdiği, paralar döküp kurslara gittiği, bazen bir değil, iki üniversite okuyup da olamadığı kamu memurluğu aslında hiç de zor değilmiş. Bir bakan tanıdığınız olması, sıkı bir partizan olmanız bile yetiyormuş memur olmanıza. Ben bunu hak etmedim, acaba kul hakkı yedim mi? diye hayıflanmanıza da gerek yok. Sonra hakkınız olmayan bir şeyi alma vebalini cumaya gider ”bir makara bir takara!” okur tövbe eder affettirirsiniz. Zaten Allah da sizi affetmeye bahane arıyor. Hem siz çok yüce, ulvi bir davaya da hizmet ediyorsunuz ya…

Bir de aklıma gelmişken aman ha, evinize iş yerinize hırsız girerse sakın kamera görüntülerine falan güvenip mahkeme yoluna gitmeyin. Hele hele sakın hırsız kardeşe kaba kuvvet kullanmayın. Bizden söylemesi, hiçbir şey olmaz. Üstelik hırsız kardeş sizden önce çıkar, evine veya başka evleri işyerlerini soymaya gider de siz polisle hâkimle uğraşırsınız. Şansınız varsa kaybettiğinizle kalır canınızı kurtarırsınız.

Siz siz olun dostlar biri size söver, hatta sizi döverse karşı gelmeyin. “Vur kardeş, biraz daha vur, bak şu yanıma az vurdun, bir iki daha patlat da diğer yanımla bari renk tonu tutsun” deyiverin. Sonra adam sizi çeker vurur, bıçakla doğrar, komalık eder, günlerce yoğun bakımda yatarsınız; kısmet ya, vadeniz dolmamıştır, aylar sonra iyileşirsiniz. Sırf ölmediğiniz için hâkim amca kasabınızı serbest bırakır. Daha neler ve neler…

Özetle istisnasız her gün akşam haberlerinde türlü türlü suçları izlemek pek mümkün. Esas olan problem insanların hukuk mekanizmasına başvurmadan kendi hukuk sistemlerini uygulamaya çalışmaları, kısaca kendi haklarını kendi aramaya çalışmaları. Tabi ölen öldüğü yerde, hırsız çaldığı ile rüşvetçi ettiğiyle kalırsa. İnsanların kafasındaki güvenli devlet ve adil hukuk sistemi zedelenir. Bu zedelenme yaşandıkça herkes kendi hakkını veya hak etmediği şey i illegal yollardan elde etme yoluna yönelir.  Eskiler ne güzel söylemişler kurt ulusundan gördüğünü yapar. Bizim için, Türk Milleti için devlet sosyal hayattaki uluların en tepesinde gelir. Özetle devletin başındaki sözüm ona ululular; hırsızlığın padişahını, adam kayırmanın, torpil, iltimasın, kralını yaparsa, ulu devlet adamları vatandaşının hakkını hukukunu gözetmezse millette bu tür işleri mubah görüp aynısını minyatür olarak yapar.

Bugünlerde bir Osmanlıca, Osmanlı tartışması aldı gidiyor. Biz bu tartışmaya girmeden her fırsatta Osmanlıdan dem vuran ulu devlet adamlarımıza birkaç cümle ile şunu hatırlatalım:

 Acaba pek ulu “Osmanlı Devletini” hatta koca imparatorluğu yok eden nedenlerin başında iltimas, adam kayırma, zengin ve güçlünün fakir fukara karşısında hep haklı olduğunu, bir kesimin bal kaymak içinde ak veya kara saraylarda israf ve eğlence içinde gününü gün ederken. Halkın büyük kesiminin temel insanı ihtiyaçlarını zor karşıladığını, devlet memurlarının yine devlet memurları çocuklarından seçildiğini; yani paşa oğlunun paşa, ırgat oğlunun ırgat olmaya devam ettiğini unuttular mı? Çünkü unutmuşa benziyorlar. Bu bozulan düzenin, hukukun, bir gün herkese hepimize ama en çokta bu teraziyi bozanlara dokunacağını ve bozulan düzenin en acımasız cezaları düzeni bozanlara verdiğini de unutmamalarını dileriz. Vesselam 

Bu yazı 537 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar