Reklam
  • Reklam
GÜNEYDOĞUDA
SIKINTILI GÜNLER
Reklam
Alaaddin Özkar

Alaaddin Özkar

GÜNEYDOĞUDA
SIKINTILI GÜNLER

00 0000 - 00:00 - Güncelleme: 09 Mayıs 2013 - 17:42

            Türkiye devletinin kuzey ırak konusunda devlet politikaları hızlı bir şekilde değişiyor. Orgeneral Kıvrıkoğlu döneminde ısrarla belirtilen kırmızı çizgilerden vazgeçildiği gibi hükümet yetkilileri kuzey ırakta oluşan bir Kürt devletini tanıma sinyallerini vermeye başladı.

            Peki, sınırın öbür tarafında bunlar olurken Türkiye’nin güneydoğusunda halk sosyal ve ekonomik olarak ne durumda. Geçenlerde yapmış olduğum Diyarbakır, Mardin ve Şırnak ziyaretlerinde halkın birçok kesimiyle özellikle Şırnak’ta eski, yeni parti yöneticileriyle durum analizi yapma fırsatım oldu.

            Bölgenin en büyük sorunu işsizlik bilhassa terörün yoğun olduğu dönemlerde köylerin boşaltılması, PKK ile devlet arasında kalan halkın büyük şehirlere göç etmesi, şehirlerin nüfusunun bir anda üç katına çıkmasına sebep olmuş, bu da şehirlerde dengeyi bozup yeni işsizler ordusu oluşmasına sebep olmuştur. Köylerde tarım ve hayvancılıkla kendi kendini istihdam eden  halk, şehirlerde açıkta kalmıştır.

            Şırnak’ta iş günü olmasına rağmen kahvelerin ağzına kadar dolu olması dikkat çekiyor. İnsanlar devlet tarafından özelleştirilen kömür işletmelerindeki asgari ücret ile çalıştırılan gençlerin durumundan bahis ediyor. Bir parça ekmek için göçük altında kalan insanları anlatıyor.

            Şırnak’ta bir başka dertli olanlar ise köy korucuları, onlar da ğabar dağlarında Türk askeriyle birlikte canımızı dişimize takıyoruz diyorlar, bunun karşılığı ise aldığımız ücret 380 YTL. Geleceğe dönük hiçbir sosyal güvencemiz yok. Devletin verdiği yeşil kartla yetinmek zorunda kaldık diyorlar.

            Mardin ve Diyarbakır’da durum biraz daha farklı. Türkiye’den umudunu kesen halk gözünü kuzey ırak’a çevirmiş, İsrail, Amerika ikilisinin o bölgeye yatırım için akıttığı paralar güneydoğulu mütahitlerin, mühendislerin, işçilerin ve esnafın iştahını kabartıyor. Müteahhitler taşeron olarak iş bulmaya, esnaf mal satmaya, işsizler iş bulma umuduyla, canlarını tehlikeye atma pahasına buraya gidiyorlar.

            Diyarbakır’da makine mühendisi bir arkadaşla konuşuyorum. Bir yıldır oradayım diyor, binlerce mütaahhit, işçi kuzey ırakta çalışıyor. Peki diyorum can tehlikesi yok mu?  Cevabı Türkiye’nin gerçek durumunu ortaya koyuyor, son günlerde ev kirasını ödemeyi bırak, eve ekmek bile getiremez oldum. Başka ne yapabilirdim ki ? Bu sefer giderken tekstil mühendisi kardeşimi de götüreceğim.

            Soruyorum Kuzey Irak’ta tekstille ilgili ne iş olabilir? Mühendis kardeşim anlatmaya devam ediyor. Kardeşim Ankara’da, tekstil mühendisi olalı 7 yıl oldu. Hala ne iş nede aş var. Para kazanamadığı içinde evlenemedi. Sıkıntıdan saçları dökülmeye başladı. Onu Kuzey Irak’ta yanımda şantiye şefi yapacağım.

            Bir başka konuda Kuzey Irak’ta üniversitede okuyan gençlere Barzani tarafından aylık 100 USD burs verilmesi.

            Şüphesiz güneydoğuyu konuşacak çok yönleri var. Ben bu yazımda ileride Türkiye’yi bölme senaryoları yapanların bilinçli bir şekilde güneydoğulunun gözünü, gönlünü ve bedenini kuzey ırakta kurulan Kürt devletine çeviriyorlar. Eğer Türkiye Cumhuriyeti hükümeti bu atakları durduracak, bu insanların yönünü Ankara’ya çevirecek projeleri geliştirmese veya projesi olanlara kulak vermezse Türkiye’nin parçalanmasına engel olmaları mümkün değil.

 

                                                                                              09.03.2006

ALAADDİN ÖZKAR

Bu yazı 191 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar