Reklam
  • Reklam
ÜZÜM ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARI BİTMİYOR
Reklam
Alaaddin Özkar

Alaaddin Özkar

ÜZÜM ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARI BİTMİYOR

00 0000 - 00:00 - Güncelleme: 09 Mayıs 2013 - 17:42

Türkiye’de köylünün, çiftçinin sorunları bitmek bilmiyor.

Karadeniz’de fındık üreticileri, Malatya’da kaysı, Çukurova’da pamuk ve narenciye üreticileri, Ege’de ve Kilis’te üzüm üreticilerinin feryatları arş’a yükseliyor.

Türk çiftçisi şimdiye kadar çalış üretip mallarını satıp geçimleriyle meşguldüler. Ne zamanki yetiştirdikleri ürünlerin maliyetleri her gün katlanırken, satış fiyatları günden güne aşağı düşmüştür. O zaman çiftçi hak aramaya başlamıştır.

Cumhuriyet tarihinde ilk defa Aydın’da, Ordu’da çiftçi mitingleri düzenlenmiştir.

Kilis’te ise devlet üzüm üreticilerini özel sektörün insafına terk etmiştir.

Tekel Suma Fabrikası özelleşmeden evvel yani tam 5 yıl evvel devlet yaş üzümü 21 kuruşa (210 bin lira) almıştır. O günün şartlarında üretici maliyetinin üzerinde kar ettiğinden üzüm üreticiliğini seve seve yapıyordu.

Bu gün ise Özel Sektör 5 yıl sonra her türlü zorlamalara rağmen 19 – 20 kuruşa üzüm alıyor.

Üreticinin kullandığı Mazot, Gübre, Zirai ilaçlar, İşçilik ücretleri ise kat be kat arttığı halde satış fiyatı 5 yıl evvelin gerisindedir.

Tekel Suma Fabrikası özelleşirken, yazdığımız bir makalede özelleştirmeğe karşı çıkmıştım gerekçe olaraktan özel sektörün felsefesi ham maddeyi en ucuza alıp, ürettiği mamulü en pahalıya satmaktır. Demiştim. Vatandaşın zarar etmesi geçinememesi, ilaç alamaması, bunalıma girmesi onları ilgilendirmez. Onların tek derdi sezon sonunda cirolarını şişirmektir.

Yıl boyu bin bir zahmetle çalışıp üzüm üreticisi fabrikanın önünde traktörünün üzerinde sabahlıyor üzüm suları yerlere dökülüyor. Vatandaş kira üzerine kira ödüyor fakat ne devlet mücadele ediyor nede millet. Her şey özel sektörün insafına terk edilmiş Özel sektör isterse hiç almaz.

Ama fabrika devletin iken böylemi olurdu, devleti idare eden iktidar bu milletin önünde hesap vereceğini bildiği için, biraz makam sevdasıyla, biraz koltuk hevesiyle, birazda oy kaygısıyla olaya müdahil olurdu. Bu da insanımızın, köylümüzün, çiftçimizin faydasına olurdu.

Devlet sosyal dengeyi de sağlamak mecburiyetindedir. Mesela Türkiye’nin  % 30 tarım ve hayvancılık la geçinmekte olup kendi kendilerini istihdam etmişlerdir. Bu devlet için büyük kazançtır

 Bu insanların kendi köy ve beldelerinde geçinememeleri bir göç olayını da gündeme getirecek ve Türkiye’deki sosyal değerler yerinden oynayacaktır. Şehirdeki işsizler ordusu daha da artacak bu da asayiş bakımından ciddi tehlikeler ortaya koyacaktır.

Üzüm bağlarında bağ bozumunun yapıldığı şu günlerde gerekli önlemler alınmasa bağlar bir daha açmamak üzere sökülecektir.

 

                                                                           Alaiddin ÖZKAR

 

Bu yazı 215 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar