KİLİS ' TE CEHİZ SERME -2-
Aysel Masmanacı Beşoğlu

Aysel Masmanacı Beşoğlu

KİLİS ' TE CEHİZ SERME -2-

15 Ekim 2020 - 22:44

Gülay ‘ ın kayın validesi ve akrabaları Kifyet Teyze ‘ yi içeriye buyur ettim . Millet kısırları götürmeye, çaylarını içmeye başlamışlardı.  Gülay kayınvalidesini ve  Kifayet Teyze ‘ yi görünce ayağa kalktı . Mantolarını  aldı , sedire buyur etti ve “

 -Hoşgeldiniz   Anne “ dedi   ve   Kifayet Teyze ‘ nin de  ellerini  öptü .

Gitti Gülay  ikisine  birer tabak kısır ve çay getirdi ikram etti. Gülay ‘ ın annesi de dünürüne hoşgeldin etti.

- Hoş gelding  Fatime hanım, Kifayetayet Deyza  ! 

- Hoşbulduk ciğerim.

- Nasılsıng ?

- Eyyiyik  bacım sağolasıng ! Vallah yeğin  sevinoruk. ( Seviniyoruz )İlk oğlumuz evlenor! İlk hevas ( heves ) .

- Sizler nasılsıgız ?

- Neblim , talaş işte. Üç günden belli şu mehsimler  cehizlere ütü çalmadan öldüler . Konu komşuyu , ehbavabı ( arkadaşları ) Allah eksik etmesing !

- Aman , fazla çula, çapıda  kafa yormuyadıngız . Beyaz eşya, halı daha önemli .

- Bee ‘ kele seninn çul  çaput dediying şeyler nence baharlıya malolor bilog mu ?  Kumaşını al. İpliğini al, model beğen. Aylarca nakışçıya get gel!

Bir  Entep işi oda dakımı  işletmek  uçun( için ) tam bir sene sıra bekledik. O da dolar üstünden işlettik! Onu da arvat işlemiş bitirmiş . Kepeği kesilesice yanglışlıktan başka birine vermiş, dakım yitti ! Döğüş degva yenisini zornan işlettik. Çalkım  çalkım çalkandık  ( üzüldük ) ! 

- Heeee.. kolay değil anam ! Hele kine kızım yok ! Benim yüreğim , sevdam yok beyle şeylerden urgaşmaya( uğraşamam )

- Ya .. kızıng olmadığı uçun bilmog helbet. Cehiz hezırlama kolay mı?

Daha beş yaşındayken ben kızıma cehize  başladım vallah !

- Onung yerine altın ala şora koyadıng !

- Beee ‘ kele Fadime bacı ! Altınıg yeri ayrı , cehizing yeri ayrı !

Baktım ki iş tartışmaya varacak, konuyu değiştirdim.

- Teyze ne zaman sereceğiz çeyizi ? Günü belli mi ?

- Heee, yavrım. Ehet ( Pazar )  günü serek dorum ! Eyle değil mi  Elif bacı ?

- Hee... daha eyyi . Herif de, oğlanlar da evde olullar.

- Biz koyunumuzu aldık  bacım . Davarın etinden bir eyyi lehmacun edicilik. Yanına da teze fasuluyadan  şeğriyeli pirinç pilavı bişiricik . Sen de nence ( ne kadar ) mısafır çağırıcıng söyle kine ona göre biz de çağıracağımız mısafırımızı hesaaplıyak , ona göre hazırlık yapak !

- Benim kimim var kine ? İki tene kızım, iki bacım,  bir görümüm, bir de Eltim, bir de anam var. Bir de onların birer ikişer kızları .

- Kele anam cehiz serme yimeyimiz olmuya olucu bari bol olsug kine bize de , size de , ekrebelerimize, komşularımıza da dağıdak ! Edet ( adet ) beyle !

Zatan pirincimiz , şekerimiz hezır.  Ekrebelerden bir sürü pirinç , şeker geldi. ( Düğün sahibine destek için akrabalar, eş, dost çeyiz sermeye pirinç ve şeker gönderilir )

Kifayet teyze hemen atladı :

- Bacım ben size bir çuval kelle şeker( küp şeker )  göndericim . Çaya toz şeker eyyi olmor ! Dünyalara dökülor, saçılor.

- De anam de... Zehmet etme kele ! Gişing ( kocan ) bile yok. Allah yardım ede !!!

- Yok olsun ! Nolucu kine ! Kedir ‘ de benim bir oğlum. . Elimde böyüdü...

 Kele şu kız kim ?

- Bizim komşumuzun kızı . Öğretmen ! Dedi Elif Teyze .

- Bekar mısıng kele kızım ?

Kadın soru yağmuruna başladı ! Ben çayları doldurayım dedim, mutfağa gittim ?

- Gülay mutfağa geldi.

- Kız niye kaçtın ?

- Yahu kadın

mezar sualcisi gibi sorulara başladı. Ben evdeki düyürcülere  ( görücülere ) görünmüyeyim diye  kaçıp buraya geliyorum, burada da buluyorlar  yaaa... !

- Valla bilmem canım ! Kadın seni çok beğenmiş, yeğenine kız arıyormuş !

- Ya , yürü git Allasen ! İşin gücün yok mu ?

Kifayet teyze yine bizi çağırıyordu.

- Hadi sen git, ben şu bulaşık tabakları yıkayacağım .

 Kele yavrım acık benge   bir namazlağı ( seccade )  vering de şurda ölen namazımın farzını kılım bari.

-  Gülaaaayyy... Kifayett  Deyza ‘ga kılbe eve namazlağıyı  ser de namazını kılıcı !

Gülay gitti  .. seccadeyi serdi . O odada da Gülay ‘ın  sekiz yaşındaki  yeğeni  Filiz  , oturmuş ödevlerini yapıyordu.

- Bu kimin Kızı  Gülay ?

- Abimin kızı...

Gülay tekrar mutfağa yanıma geldi. Morali bozulmuş  gibiydi.  Yüzü kızarmış, bakışlarında bir öfke belirtisi vardı.

- Namazını evinde kılsa olmuyor sanki.

- Hayatım , bırak kılsın . Sana ne zararı var ?

- Ya mesele o değil !

- Nedir ! Ne oldu ?

- Ya kadının namaz kıldığı odada bir gömme dolap var , biliyorsun.

- Eeee.. ne olmuş gömme dolaba ?

- Ya kadın namaza  durdu .  Ben de eşikte terliğimi giyiyordum , tam çıkıyordum ki , kadın başını kaldırıp dolaba baktı.

- Ne var ki o dolapta ? Gülay Allah aşkına lafı kıvırmadan doğru dürüst anlatsana şunu !

- Kızım o dolabın kapağını kapatmaya unutmuşum . Çeyizlik elektrik süpürgem kolisi içinde duruyordu. Kadın oradaki süpürgeyi gördü ve yeğenime  :

- Kızım bu süpürge kimin diye sordu.

-Eeeee... sorduysa n’olmuş ?

- Ayselcim,  o süpürgeyi annemler  düğünden sonra , ardım sura  bana ( düğünden sonra gelin evine giden hediye)  getireceklerdi.  Annem , bir sürü çeyiz verdik, artık hediye alacak para kalmadı. Süpürge kalsın. Sonra evine getiririz demişti .

- E tabi Elif teyze doğru söylemiş .

- Ama kadın o süpürgenin , benim süpürgem olduğunu biliyor !

Filiz’e sorduğunda Filiz, Halamın demiş.

Ya gider oğlan evine söylerse !

- Ay  ... Gülaycım, sen de bir hoşsun !

Söylerse söylesin ! Sonuçta sana ait  o süpürge !

 - Gülayyy, kızım kaynanangil gidollar. ( gidiyorlar )

  diye bağırdı Fadime Teyze  :

-  Seb ( Cumartesi ) günü gelir , davuldan , zurnadan  cehizi  alırık . Ehet ( Pazar günü ) de gelir cehizi serersingiz . sen şimdiden mısafırlarıngı  degvat et !

- Temam  !  Yeri güle güle giding  !

Kifayet teyze kapıdan çıkarken Elif Teyze ‘ ye bizim evi sormuş. O  da :

- Aha şo demir kapı . Demiş ! (DEVAM EDECEK)

 AYSEL MASMANACI BEŞOĞLU

Bu yazı 403 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar