KİLİS'TE CEHİZ SERME-4-
Aysel Masmanacı Beşoğlu

Aysel Masmanacı Beşoğlu

KİLİS'TE CEHİZ SERME-4-

20 Ekim 2020 - 06:42

Kapının önünde bir kamyonet, bir de at arabası vardı. Çeyizler kamyonete, oturmaya odası mobilyası da at arabasına yüklenmişti. Gençlerin bir kısmı, davulcu ve zurnacı kamyonete binmiş oynuyorlardı. Özel arabalara da kadınlı, erkekli damat tarafı doluşmuştu. Yoh yohlarla, zılgıt ve ıslık sesleriyle ard arda çaldıkları kornalarla uzaklaştılar. Damadın arkadaşı olan komşumuz Hamit Abinin anlattıklarına göre, Maarif kahvesinin önünden Kilis' in tek caddesi olan Cumhuriyet Caddesi ' den söyütlü  Dere' ye kadar bu hengamelerle çeyizi dolaştırmışlar. Söyütlü Dere 'nin yanında arabaları durdurmuşlar ve arabalardan inip davul zurna ile oynamışlar. Sonra yine caddeye geri dönerek oğlan evinin kapısının önünde durmuşlar, oynamışlar. Bütün komşular pencereye, kapıya çıkarak bu güzel eğlenceyi izlemişler, bir yandan da kendi aralarında dedikoduya başlamışlar:

" -Be ' kele anam, bu nence cehiz ! Hem  kamyonet Hem de at erabası dolu! Bakseneg !

-He kele ! Kız evi zengin kapı elleem !( galiba) Eyyi cehiz yapmışlar Allah eçun ( için) Bakseneg ( baksana)  hemin   buz dolabı, hemin fırın ! Oturma odası dakımı...

“-He kele ! Saydım tam yedi uzun yastık, beş yorgan, yün döşek... "

Oyunlar ve halaylardan sonra  ilk önce çiçek saksısı ve aynayı  daha sonra diğer çeyizleri oğlan evinin  kapısıdan  içeriye  zılgtlar  ve yoh yohlarla sokmuşlar. Hamit Abi de çeyizler taşırken yardım ederek içeriye girmiş tabi.

 Çeyizlerin hepsini salona indirmişler. Kalabalık dağıldıktan sonra, damat, Hamit Abi 'nin koluna girerek :

" -Hamit gel arkadaş yoruldun sen de ! Buyur bir yorgunluk kahvesi içek seninle. " demiş.

Onlar salonda kahvelerin içerken damadın ailesi gelen çeyizlere bakıyorlarmış. Aliye Teyze' de oradaymış. İşte şu da var,  bu da var.

 -Ne şanslısınız kele  Fadime ! Hemin Öğretmen, Hemin güzel Hemin de cehizi çok kız aldınız !  Hele bir de hanım ki ! Bir de hetirli ki ! ( hatırlı) Böyükten böyik olur  küçükten küçük olur.  Bir de eşret kine ! ( cana yakın) Ben oğluma böyle bir kız alamadım. Ahh ! Benim eşşek oğlum okumadı kine ! Gettik Hoho, çoço  bir gelin aldık ! Ne konuşmasını bilir, ne  yol yordam !  Hele de oğlumun kıymatını bilse, yüreğim yanmaz! Kifayet keri :

 -Kele  Fadime  hele bak ! Cehizlerin içinde alatirikli süpürge var mı ?

 -Ne alatirik süpürgesi kele   ?

 -Be ' kele kız evine   o gün gettiğimizde mehmilin içinde kutusundan alatirik süpürgesi  durordu.

 -Anam ne bilon kızın süpürgesi olduğunu?

 -Be'  abesinig kızına sordum bu süpürge kimin deyi  kız  " Halam  ' ın  dedi. Görong mu o süpürgeyi anası abesine sakladı eleem (galiba)

O zaman damat :

 -Hiç olur mu öyle şey ! Çeyizi ne diye saklarlar mış?

 -Ben bunun hesabı sormaz miyim.

 Çeyizlerin  içinde süpürgeyi bulamamışlar.

 Ertesi gün  can arkadaşımı n  çeyiz serme günü. Annemle kahvaltı yaparken  Annem :

  -Sen Gülay ' ın cehiz sermesi e gidicing mi ? diye  sordu.

 -Yok annecim   ! Gülay çeyiz sermeye gitmeyeceğine göre, ben yanında kalacağım. Ne  tuhaf  adertlerimiz var ! Neymiş, gelinin kendi çeyiz sermesine gitmesi  ayııpmış !  Ne  alaka ! Halbuki gelin de gitse evini, eşyasını eliyle yerleştirir. Eşyalarını  bir başkasının  nereye, ne koyduğunu kızcağız nereden bilsin? Ara ki bulasın !

 -Kele eybuşşum ! Eski köye yeni edet mi getiricingiz? Demezler mi ,  " Kız da ne meraklımış  gelin olmuya, daha evlenmeden oğlan evine kaçor."

 -Desinler..  Kendi evi değil mi ?  Zaten hep bu el, gün yüzünden  hayatımızı başkalarının  yönlendirmesine  göz   yumuyoruz. El alem Ay ' a çıkıyor, biz nelerle uğraşıyoruz.

-Hemen mi gidicing  Gülay' ın yanına ?

-Yok saat  on gibi geçerim. O daha uyuyordur şimdi. Çarşıya çıkacağız birlikte  bir kaç makyaj malzemesi eksiği  var. Pasajlara bakacağız. Sonr da terzi Korkmaz ' a elbise provasına gideceğiz . Ben  de birkaç kitap bakacağım.

 -Gene mi kitap alıcıng ? Evde  koyacak yer kalmadı kitaptan ! Ona vereceying parıya fındık fıstık al  yi, heç barilem karnıga gider.

 -Allah' m... ya Rab' bim.. !!!

Tamam Anne... Tamam.. . Getiririm ben sana fındık, fıstık  tombişimmm ! Yanaklarını sıkarak öptüm.

Çok tatlı kadındı anacığım.

 -Istlıfıl  ol, nedorsan et! ( Sen bilirsin)

  Acık öğlenden sonna  get!

 -Niye ?

 -Mısafır gelici  birez sonna.

 -Yine  ne misafiri ?

-Şo geçen gün gelenler...

-Ben gidiyorum ! Sen oturur misafirinle çayı kahveni içersin!

 -Yeri kaç bakalım. Kaç ! (Devam edecek)

 

AYSER MASMANACI BEŞOĞLU

Eğitimci şair ve yazar

Bu yazı 363 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar