KUMAR (4. Bölüm)
Aysel Masmanacı Beşoğlu

Aysel Masmanacı Beşoğlu

KUMAR (4. Bölüm)

17 Ocak 2021 - 01:01

Gümbürtüye Muhtar koştu geldi, oğlum yapma etme demesine kalmadan muhtarın yüzüne bir yumruk fırlatarak cam kapıyı tekmeleyerek açtı dışarıya doğru koştu ! Koşarken de yeteeer ! yeteeeeer !!!diğerek avazı çıktığı kadar bağırıyordu. Muhtarın karısı buz dolabından buz getirerek Moraran gözüne bastırdı. Muhtar eline telefonu aldı jandarmayı aradı.  Kahveye gittiğinde tekrar kumar masasına oturmuş. Tekrar kaybedince  iki kişiye de yumruk atmış.  Onlar da kendisini bir güzel benzetmişler. Birisinin kafasında cam kül tablasını  vurmuş , kafasını kırmış. Diğerinin de kolunu çevirerek el bilek kemiğini kırmış .

Yarım saat sonra jandarma Başçavuş geldi. İki jandarma Kemal’i askeri jeepe öne oturttu. Yaralıları da arkaya bindirdiler, Muhtarın morarmış gözüne bakarak, “Yarın sizi  ifade  için  karakola bekliyoruz” dedi ve oradan  uzaklaştılar...

Ben orada donmuş kalmıştım. Muhtar yanımda yumruk yemekten mahcup, yüzüme bakamıyor, ben adamcağızın yüzüne bakamıyorum ! 

- Kusura bakmayın hocahanım!

- Olur mu hiç Mehmet Bey ! Siz kusura bakmayın! Ben buraya gelmeseydim bunların hiçbiri olmayacaktı!

- Yok zararı! Şimdi de benim sizden bir İsteğim var. Hatça‘nın babasını arayacak durumu anlatacaksın. Kemal ‘in ceza evine girdiğini çocukların sersefil, kaldıklarını anlatın hocam ! Kızını seviyorsa torunlarına sahip çıksın.

 Hemen telefonu elime aldım...

Uygun bir dille olanları anlattım

***

Evlerine gittim İslim Bacı hâlâ oradaydı . Sönmek üzere olan sobaya odun attım. Eve gittim annemin yaptığı yemeklerden aldım getirdim. O gece çocukların yanında kaldım.

Çocuklar uyuduktan sonra Emine geldi koltuğumun altına sindi. O‘na yarın Gaziantep ‘ e gideceklerini, orada iyi okullarda okuyacağını, annesi fabrikada çalışırken , iki kardeşine de ananelerinin bakacağını, artık evlerinde rahatça yaşayacaklarını anlattım. Gözümün ucu ile baktığımda Emine “ Anaaa... Anacığım diye sayıklıyordu.  Emine‘yi  yatağına yatırdım . Ben de yanına kıvrıldım. Sobada çatırdayarak yanan odunların tatlı sıcaklığında uyuyakalmışım.  Ertesi sabah kapıya beyaz ve Antep plakalı bir araba geldi. Dayısı ve yengeleri içeriye girdiler. Getirdikleri bir valize çocukların elbiselerini apar topar koyarak, çocukları da alarak kapıyı kilitleyip giderken Emine ‘nin Dayısı ve yengeleri tokalaşırken defalarca teşekkür ettiler... Adres ve telefonlarını verdiler.

Emine’ den ayrılmak çok zordu. İkimiz de birbirimize sarıldık ağladık. Arabaya binerken elimi öptü ve;

- Öğretmenim bir gün hâkim olacağım göreceksiniz!

***

Aradan Kırk iki yıl geçti. Emine şimdi Ceza Hâkimi. Biri kız diğeri erkek iki çocuk annesi. Eşi   Savcı Bülent Bey‘le çok mutlular. Annesi ve kardeşleri de Ankara’ya yerleşmişler.  Erkek kardeşi Diş Dr. Kız Kardeşi Öğretmen! (SON)

 AYSEL MASMANACI BEŞOĞLU

Eğitimci şair ve Yazar

Bu yazı 1363 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar