ZEYTİN ZAMANI ( 6. ve son bölüm )
Aysel Masmanacı Beşoğlu

Aysel Masmanacı Beşoğlu

ZEYTİN ZAMANI ( 6. ve son bölüm )

05 Aralık 2020 - 00:04

Bir günün yorgunluğunun bedeli   7 çuval zeytindi.  Az mahsul, çok emek !

Emeğin bir bedeli vardır mutlaka , lâkin sadece mahsul toplama olayı değildi bizimkisi. Üç güzel ve aynı evde yaşayan geniş bir ailenin pikniği de denilebilir ! Hem pikniğimizi yaptık  , hem hasat işimizi hallettik birbirimize kırılmadan  , darılmadan .

Çünkü biz güzel bir aileyiz.

Annem, yengem, Müzehher Abla, ablam ellerine kalburaltı alarak avuç avuç zeytinleri kalburlara dolduruyor kalbıru  akan suyun içine daldırıyorlardı.  Kalburunh üstüne çıkan zeytinleri avuçlarıyla keddüslere  koyuyor, kalbur dibindeki  küçük taşlar  çakıl taşları kalburun dibinde kalıyor  ve bunları da dere yatağının  kıyısına boşaltıyorlardı.

Böylece zeeytin taşından , çakılından ve yaprağından temizlenmiş oluyordu.

Abilerim de keddüslerdeki  zeytinleri çuvallara dolduruyorlardı. 

Annemin elindeki kamburu aldım ve ben de bu işlemi yapmak istedim.  Annem buna izin vermedi.  Kalbıru kaldıramayacağımı , ağır olduğunu söylemesine rağmen , O ‘ nu dinlemeyerek elinden kaptım , öteki  taraftan Güllü karşıma geçmiş ben yapacağım diye kalburun bir ucunu kendine doğru çekerek   Kalbura asıldı. Ben çekerken o çekerken suyun kenarındaki yumuşamış toprakla birlikte suyun içine birlikte yuvarlanmaz mıyız !   İkimizde suyun akışına kapılıp sürüklenmeye başladık :

“ - Kele anmannn... kızlar suya düştü.. lan Celal...   ! Cemal... lan kızlar gidor lan ! Ammaneg.  .... yakalayın şu kızları...  !!!   Kele amannn,  n’edek  nişliyek ! Güllü çır çır çağırıyor , çığlığı arş- ı  alâyı  inletiyordu... Yengem elindeki kalburu   bırakıp suya attı  kendini !!!

- Amannnn !  cin çala da   şeytan götüre sizi...   kele kudurdunguz mu  minafıklar  bu soğukta suya atladıgız ?

Cennetten müjde mi geldi yoksa size ?

- Kele Hesan !!! Tut şu kızları...

Bir de baktık kine babam da suyun içinde !  Beni kucakladığı kimi kıyıya fırlattı attı...söğüt ağacının dalına tıtunmuştum. Soğuktan ve korkudan

Tir tir titrerken bir de nenemin henekleri beni soğuk suyun titretmesinden çok titretiyordu  !

Bir de baktık kine  Emmim  de söylene söylene suyun içine attı gendi gendisini. ...

- Lan siz benimm başıma bela mısıngız ?

Lan sizi öldürümü şimdi eşşk....Oğ...eş...ler....!!! 

Emmim Güllüyü kucakladı .

Ben de suyun üstüne  eğilmiş söğüt ağacının  gövdesinden sarkan bir dala tutunarak kendimi  kıyıya  attım !

Yeşil çimenlerin üstünde titriyordum..

Ebiselerim vücuduna yapışmış ve sırılsıklam olmuştum...

Güllü de  sırılsıklam olmuş soğuktan çenesi titriyordu...Nenem hâlâ bizde beddualar savuruyordu...

- Kepeği kesilesiceler..  kudurasıcalar , erkek  uşakdan daha da çelet  bu şırfıntılar...   !!...

Yok birdahaki  sefere  bunnarı getirmiyek  anam ! Otursun evde it kimi  iş dutsunglar  !!!

İçim içime hem sevinçten hem de  soğuktan  sığmıyor,   hem sevinçten hem de soğuktan titriyordu.. Sabahtan beri duyduğum en güzel  henekti  bu !

Kak oğlum kak ! Az bir işimiz kaldı zatı. Sen şu kızları eve elet ! Getsing üstlerini değişsinler , gelirken de emminge , yengende asbap getir.

Gememek işimizi bitirmek de şu zeytinleri Kolsuzung Oğlugilin mehsetesine götürüng de  sıkılsın  !  Bir an evvel zeyti içeri dıkak.

Gelirken estire estire  Kilis türküleri söyleyen at arabasında şimdi Güllü ile akşam soğuğunda birbirimize sarılmış, birbirine vuran dişlerimizi  ve ağzımızı elimizle kapatarak   at arabasından sokağın başında  indik.  Abim şey içeri girdik. Ablam abim  

- Şu geri zekâlıları hemen üstünü değiştir sobanın başına oturt.

- N’ olmuş bunlara ? Sudan çıkmış sıçana dönmüşler .

- De yeri , yeri, beni heneye tutma,  emmine  bir pantolon ver, yengene de etek , metek ver bi şeyler ver  işte . Onlarda bu kaçıkları suya getmesinler deği kurtarmaya girdiler suyung  içine. Tez şu asbapları Verde , gennere  ulaştırıcım .

Üstümüzü değiştikten sonra Güllü  ‘ den sıcak sobanın  başında  bir kedi gibi uyumuş kalmışız.

Gözümü açtığımda akşam karanlığı çökmüştü. Havuştan gelen seslere göre galiba bizimkiler zeytinden gelmişlerdi. Debemin sesi geliyordu :

- Yoook ! Mağaraya felan koymayıng çuvalları ! Sebehten erciden Kolsuzunoğlu ‘  nug mehseresine gidicii !

ALLAH GÜLE GÜLE SAĞLIKTAN, AFİYETTEN  YEDİRE...

SEVGİLİ HEMŞEHRİLERİM 6 BÖLÜMLÜK ZEYTİN ZAMANI KÜLTÜREL YAZIM BURADA SONA ERDİ

BİR BAŞKA KÜLTÜREL YAZIMDA BULUŞMAK ÜZERE SAĞLICAKLA KALINIZ.

AYSEL MASMANACI BEŞOĞLU

Eğitimci şair ve yazar

Bu yazı 407 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar