Reklam
  • Reklam
Allah'ın sevdikleri için üzülmek
Reklam
Behiye  Alioğlu

Behiye Alioğlu

Allah'ın sevdikleri için üzülmek

07 Kasım 2013 - 10:31

Muharrem ayında cereyan eden birçok olay vardır. Fakat bu ayda en çok üzerinde durulması gereken olay, şüphesiz ki; Hz. Hüseyin efendimizin kerbelada hunharca şehit edilmesidir. Sevilmeleri farz olan Ehl-i Beyt maalesef ki, birçok zulüm, cefa ve çileye maruz kalmıştır. Oysaki Onlar sevilmiş, seçilmiş ve sevilmeleri farz olan kişilerdir. Resul-i Ekrem (sav) Ehl-i Beyt’ine ve özellikle Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin’e (as) karşı büyük bir muhabbet, sevgi ve alaka beslediğini ve bu sevginin yakınlık bağlarından ve akrabalık duygularından öte ilahi bir sevgi ve manevi bir alaka olduğunu görüyoruz.

Bu gerçeği defalarca net ve açık bir şekilde ortaya koymuş ve Allah’ın emriyle bunu Müslümanlara ilan etmiştir. Onlardan da Ehl-i Beyt’ine karşı aynı muamele ve davranışı beklediğini beyan ederek, peygamberliğinde Müslümanların hidayeti için katlandığı onca zorluk ve çilelere karşılık olarak sadece Ehl-i Beyt’ini sevmelerini istemiştir. (Kur’an-ı Kerim, Şura Suresi, Ayet:23)

Bir hadisinde Hz. Ali, Hz. Fatıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’e hitaben şöyle buyurmuştur:

“Ben size düşman olup savaşanlara düşmanım ve sizinle sulh içinde olup sizi sevenleri severim” (Sünen-i Tirmizi Kitab-ül Menakıb,Müstedrek-üs Sahihayn,c.3 s:14)

Resul-i Ekrem efendimiz, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin efendilerimizin ellerinden tutarak şöyle buyurdu: “Her kim beni, bu ikisini ve bu ikisinin anne ve babasını severse kıyamet günü benim derecemde benimle birlikte olur.” (Müsned-i Ahmet c.2,s.77, sünen-i Tirmizi, Kitab-ül Menakıb, Tarih-i Bagdat c.3, s.287)

“Hasan ve Hüseyin benim dünyadan iki gülümdürler” (Sahih-i Buhari, Bab-u Rahmet-il Veled ve Takbiluhu, Müsned Ahmet, c.2, s.85)

“Bunlar benim ve kızımın yavrularıdır; Ey Rabbim (cc) ben bu ikisini (Hasan ve Hüseyin) seviyorum. Sen de onları sev ve onlara sevenleri de sev” ( sünen-i Tirmizi, Kitab-ul Menakıb, Hasais-ün Nesai, s.220)

Yukarıda zikrettiğimiz hadisler bu konuda rivayet edilen yüzlerce hadisten küçük bir örnektir.

Şimdi bu noktada durup düşünmek lazım iman ettiğimiz İslam dininin ve âlemlerin peygamberi olarak gönderilen Hz. Muhammet Mustafa (sav) efendimiz, Ehl-i Beyt’ine bu kadar önem verirken bizlere düşen görev nedir?

Tabiî ki Resulullah efendimizin emriyle sevilmeleri farz olan bu kişilileri sevmektir.

Burada düşünmek lazım, insanın sevdiği bir arkadaşının, dostunun veya ailesinin başına kötü bir şey geldiğinde üzülmemesi mümkün mü? Elbette ki hayır!

O halde bizlerde arkadaşımız, dostumuz, ailemiz, hatta nefsimizden dahi üstün gördüğümüz Resulullah efendimizin inci tanesi, gençlerin efendisi olan Hz. Hüseyin efendimizi bu ayda çokça anmalı, kerbela olayına gözyaşı dökerek üzülmeliyiz.

Nitekim imam Caferi sadık aleyhisselam, “bize yapılan zulümlere üzülenlerin, nefesi bile tespihtir” buyurmaktadır.

Resulullah efendimiz: kıyamet günü bütün gözler ağlayacak, Hüseyin’e ağlayan gözler hariç. Onlar gülümseyerek müjdelenecekler. (Bihar-ul Envar c. 44, s. 293) buyurmuşlarıdır.

Rabbim şefaatlerine nail eylesin.

Behiye inekçioğlu

Bu yazı 433 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar