Reklam
  • Reklam
Biz kimiz?
Reklam
Behiye  Alioğlu

Behiye Alioğlu

Biz kimiz?

18 Nisan 2014 - 11:40

Gündem çok karışık. Her türlü sıkıntı had safhada yaşanıyor. Ekonomik ve sosyal sorunlar, hukuk, politika, eğitim, kültür gibi her konuda büyük bir hızla çöküş yaşıyoruz. Demokrasi diyoruz, seçimlerdeki şaibeler had safhada. Hukuk-adalet-bağımsızlık diyoruz, paralel oluşumlar gündemde. Vatan-millet-bayrak diyoruz, ülke bölünmenin eşiğinde. Örf-adet-kültür diyoruz, yabancı toplumlara özenen mandacı bir nesil yetişmekte.

Allah aşkına ne oluyor bize?

Nedir bu esaret? Nedir bu cehalet? Nedir bu kendini bilmezlik?

Biz Türk’üz, Türk!!!

Bizim mayamız Ehl-i Beyt’le yoğrulmuş. Bizler kahraman bir neslin torunlarıyız.
Hani bizim muhtaç olduğumuz kudret, damarlarımızdaki asil kanda mevcuttu! Ne oldu şimdi kanımız mı kurudu?

Atamıza söz ediliyor, vatanımıza göz dikiliyor, ülkem bölünüyor, kimsenin sesi çıkmıyor. Herkes karamsar bir uykuda...

Kimse aslına bakıp cesaret almıyor. Ya biz, hasta adam olarak tanımlanan tarihimizden, kuvay-i milliye ruhuyla, M. Kemal’in önderliğinde, Çanakkale destanı yazdıran bir milletiz.

Kurtla, kuzuyu bir arada yaşatan, Hacı Bektaşi Veli’nin torunlarıyız. Gök kubbe çadırım, güneş bayrağım diyen Oğuz kağan’ın evlatlarıyız.

Atalarımızla ilgili, yabancı bilim adamları ve komutanlar, bak diyor:

-Türkler öldürülebilir, fakat mağlup edilemez (Napolyon)

-Türkler bir ırk ve bir millet olarak, yeryüzünün en şerefli insanlarıdır ( lamartine)

-Türklerin vatana bağlılıkları her türlü özelliklerinden üstündür (cahiz)

-Artık Türklerle savaşmam, onlar çok cesur ve iyi insanlar (andreas phitiades )

-Dünyada Türklerden başka dini ve vatanı uğruna canını vermeye hazır asker yoktur (hamilton)

-Yine kurtuldum. Ancak bu gün Türklerin tutsağıyım. Demirin, ateşin ve suyun yapamadığını onlar yaptılar. Beni tutsak ettiler. Ayağımda zincir yok. Zindanda da değilim. Özgürüm. İstediğimi yapıyorum. Ama yinede tutsağım. Şefkatin, cömertliğin, soyluluğun, nezaketin kölesiyim. Türkler beni işte bu elmas bağa sardılar (şarl)

-Çanakkale’de başarılı olamadık. Nasıl başarılı olurduk ki? Zira Türkler yuvasına girilmiş aslanların hiddetiyle, cüret ve cesaret kahramanlığı ile savaşıyorlardı. Böyle bir millet görmedim! (sir julien corbet )

İşte biz, böylesine bir milletiz.
Atamızın, bu günleri görürcesine, uyarıda bulunduğu, Ey Türk genci! Diye hitap ederek, muhatap aldığı kişi,(sen!) Türk demenin anlamı nedir bilir misin?

Türklük; kültürdür, inanıştır, cesarettir, başarıdır, bağımsızlıktır, kahramanlıktır, merhamettir, adalettir, düzendir, güvendir…

Türklük bir ırkın değil, bir inanışın adıdır. Ben Türk’üm demek, ben Müslüman’ım demektir.

Prof. Dr. Haydar Baş Bey, bu konuyu, tarihi örnek göstererek, şu şekilde izah eder:
“misak-i milli hudutları içerisinde Türkiye cumhuriyeti devleti kuruluyor. Bunun tapusu lazım. Atatürk Lozan da bu tapunun alınması için, bir heyetle merhum İnönü’yü Lozan’a gönderiyor. Diyor ki; Kürt meselesi açılınca, onlar Müslüman’dır, gayr-i Müslim değildir, bu milletin öz evladıdır diyeceksin. Kurulan bir devlet var ve bu devletin içinde 72 millet var. Batı sanki bu 72 milletin hakkını vermek için Lozan da taarruza başlıyor. Müthiş bir formül: bu dediklerinizin (72 milletin) tamamı Müslüman’dır, tamamı Türk’tür”

İşte bu zihniyetle bu gün Türkiye toprakları üzerinde yaşayan; kürdü-lazı-çerkezi-arabı-boşnağı-alevisi-sünnisi, hepsi Müslüman’dır, hepsi Türk’tür.

O halde bizler kim olduğumuzun farkına varalım. Meziyetlerimizi, zaaflarımızdan ayıralım. Ve bir olalım, diri olalım, aslımıza yakışalım.

Behiye inekçioğlu

 

Bu yazı 418 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar