Reklam
  • Reklam
Hz. Hüseyin (as)’ın hayatından bilmemiz gerekenler
Reklam
Behiye  Alioğlu

Behiye Alioğlu

Hz. Hüseyin (as)’ın hayatından bilmemiz gerekenler

29 Ekim 2013 - 22:04

Yaklaşan Muharrem ayı sebebiyle Hz. Hüseyin Efendimizin hayatına değinmek gerekir. 

Doğumu: Fatıma (as), Hz. Hüseyin’e (as) hamile kalınca Resulullah (sav) O’na;
-“Ey Fatıma! Sen bir erkek çocuk doğuracaksın. Cebrail beni, bundan dolayı kutladı. Doğduktan sonra, bir ayda sürse Ben gelinceye kadar O’nu emzirme” diye buyurmuş, Fatıma (as) da bu emre uymuştur.
Resulullah (sav) gelince bebeği aldı ve dilini ağzına koydu. Hüseyin (as) Resulullah’ın (sav) dilini emmeye başladı. Öyle ki; Resulullah (sav) “yeter! Allah’ın dilediğinden başkası olmaz. O, sende ve senin çocuklarındadır.” Diye buyurdu.( Bihar’ul Envar c.43,s.254)

İmam Hüseyin (as) doğduğunda Hz. Fatıma (as)’ın sütü kurudu. Hz. Peygamber (sav) işaret parmağını O’nun ağzına koydu. İmam Hüseyin dedesinin parmağını emiyor ve gıdası bu şekilde sağlanıyordu. 40 gün bu böyle oldu. Böylece İmam Hüseyin (as)’ın eti, peygamberin (sav) eti ile meydana geldi.( İbn-i Şehraşub, Menakıb)

Resulullah (sav): “ Hüseyin Bendendir, Ben de Hüseyin’denim” diye birçok kez ifade etmiştir.( Sünen-i Tirmizi, c.5,s.324)

Hz. Hüseyin efendimizin özellikleri:
* 3. imamımızdır, Ehl-i Beyt’tir.
* Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin cennet gençlerinin efendisidir. (El-Bağdadi, tarih-i Bağdadi c.10,s.231)
* Şehitlerin efendisidir (aşkın şehididir)
* Alçak gönüllü, ilim sahibi, nur çehreli, cesaretli, hak sahibi ve cömertti
* Her anını ibadetle geçirirdi
* 4. imam Zeynel Abidin (as), kendisinin oğludur.( hasta olduğu için Kerbela’dan sağ olarak kurtulmuştur)
* Hz. Ali (as) der ki: Hasan, Resulullah (sav)’e göğsünden başına kadar olan kısmında, Hüseyin de bundan aşağı olan kısmında çok benzerdi ( Ahmed b. Hanbel, Müsned, c.1,s.108; Tirmizi, sünen c.5,s.660)

İmam Hüseyin (as) Kerbela’da büyük bir mücadelenin arkasından Muharrem’in 10. günü öğleden sonra şehit edildi. Şehit edildiğinde 57 yaşında idi. O, Kerbela’da hunharca katledildi.

Yakınları ve O’na inananlar zalimce öldürüldü. Su ile bağları kesildi. Halsiz bırakıldılar. Susuzluk Hz. Hüseyin’in canına tak etti. Fırat nehri yakınlarına geldi ve su içmek istedi. “su içerse hayat bulur” diyerek mel’unun biri İmam’ın (as) mübarek ağzına bir ok attı. Hz. Hüseyin’in üstüne saldırdılar. Zer’a adında bir mel’un Hz. Hüseyin’in (as) bir kılıç darbesi ile mübarek kolunu yere düşürdü.

Kılıç vurmaya mecali kalmayan Hz. Hüseyin çadırına gitmek istedi. Fakat o mel’un süngüsünü Hz. Hüseyin’in mübarek vücuduna sapladı. Süngü göğsünden dışarı çıktı. Hz. Hüseyin yere düştü ve o mel’un kılıcını çektiği an Hz. Hüseyin (as)’ın tertemiz Ruh’u Hak Teala Hazretlerine vasıl oldu.(İbn-ül Esir, El-kamil, ilgili bölüm)

Hz. Hüseyin’in mübarek başını kesip, mızrağa taktılar ve sokaklarda gezdirdiler. Birçok kişi O’nun mübarek ağzının kelime-i tevhid söylediğine şahit olmuştur. Daha sonra imam Hüseyin (as)’ın mübarek bedenini atlarla çiğnendi. Allah’ın laneti onların üzerine olsun. İmam Hüseyin (as)’ın kabrini belli etmemek için faciadan 40 gün sonra Fırat’tan su salınmıştır.
Rabbim Şefaatlerine Nail Eylesin…

Bu bilgileri öğrenmemize vesile olan ve hazırladığımız bu yazıda, Ehl-i Beyt Külliyatı eserinden istifade ettiğimiz Prof. Dr. Haydar Baş Hocamıza teşekkürü bir borç biliriz.

Behiye İnekçioğlu

 

 

Bu yazı 468 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar