2019 yılını algı yönetimi açısından değerlendirelim
Doç. Dr. Ahmet H. Kepekçi

Doç. Dr. Ahmet H. Kepekçi

2019 yılını algı yönetimi açısından değerlendirelim

04 Ocak 2020 - 09:49

2019 yılı hakkında konuşulacak çok başlık var. Ancak bir konu var ki, hepsi ile ilintili; o da algı yönetimi temelinde yapılan operasyonlardır. Algı yönetimi bir bakıma psikolojik harekât anlamına da geliyor.

Menşei olarak ilk defa Amerikan ordusu gösteriliyor. İşgal ettikleri topraklarda kurtarıcı gibi muamele görmek için halkın algısını yönetmeye dönük eylemlerdir. Bundan dolayı “Bir şeyin gerçek olması pek o kadar önemli değildir; fakat gerçek olarak algılanması çok önemlidir” diye kabul edilir.

Son dönemde sözü farklı özü farklı olan yöneticilerin kullandığı silahın adıdır, algı yönetimi.

Algı yönetimine örnek olarak ABD’nin Irak’ı işgalini gösterebiliriz. Güya Irak’taki biyolojik silahlara karşı, Irak’ı özgürleştirme operasyonu düzenlendi.  Söyleme göre, Irak’a istikrar ve demokrasi gelecekti, kadın hakları gelecekti. Sonuçta Irak’ta biyolojik silah olmadığı ortaya çıktı. Irak’ın payına düşen kan, gözyaşı ve işgal olmuştu. ABD ise, yer altı zenginliklerini eline geçirmiş, kendine lojistik alanlar edinmiş ve hedeflediği coğrafyada genişleyen bir yangının fitilini ateşlemişti. İranlı General Kasım Süleymani’yi dünyanın gözü önünde katleden ABD’nin dışişleri bakanı Pompeo’nin paylaştığı tweet de algıya yöneliktir. "Iraklılar özgürlük için sokaklarda dans ediyor ve General Süleymani'nin artık olmadığına şükrediyorlar" ifadesi ile tipik bir algı yönetimi yapmaktadır.

ABD tarafından algı yönetimi yapılıyor da ülkemizde yapılmıyor mu?

Pekâlâ yapılıyor. Milli deniyor milli konular tahrip ediliyor, dini deniyor dini konulara zarar veriliyor. Bunun pek çok örneklerini yaşıyoruz. Bir taraftan da dini ve milli konularda ülkemizin ümidi olanlara karşı gizleme operasyonu yürütülüyor.

2019 yılına baktığımızda algı yönetiminde zirve yapıldığı görülecektir. Yıllar boyunca hep dedikleri doğru çıkan sorunları önceden haber veren ve çözüm üreten Prof. Dr. Haydar Baş hoca gizleniyor. Milli ve yerli olan tek adres O, ama başkaları bunun edebiyatını yapıyor.

Dini bütünlüğümüzün milli bütünlüğümüzün teminatı olduğu söyleyen O. Ama dindar gençlik yetiştireceğiz diyenlerin icraatları ile din dışılık olan deizm de patlama yaşanıyor.

Projeleri ve fikirleri ile İslam ülkelerinin, coğrafyamızın kurtarıcısı O olmasına rağmen, İslam ülkelerinin işgali olan Arap baharında aktif rol alanlar ümmetin liderliğine soyunuyorlar.

Milli Ekonomi Modelinin (MEM), Milli paranın tanımı ona ait ve dünya bunu kabul ediyor. Buna rağmen birileri aslını bilmediği halde milli parayı sahiplenmeye çalışıyor ve Haydar hocayı görmezden geliyor.

Özet olarak bütün bu yaşananların yanında özü sözü bir olan lider bir şahsiyet gizlenmeye çalışılıyor. Bilerek veya bilmeyerek yapılan genişletilmiş büyük Ortadoğu politikasının (BOP) ülkemiz üzerindeki emellerine hizmet ediliyor.

“Ey insanlar, hiç şüphesiz Allah’ın va’di haktır, öyleyse dünya hayatı sizi aldatmasın ve aldatıcı(lar) da, sizi Allah ile (Allah’ın adını kullanarak) aldatmasın.” (Fatır 5) demek birileri kutsallarımızı kullanarak insanları aldatacaklar. O kadar ileri gidecekler ki Allah ile bile aldatacaklar. 

O halde ayık ve uyanık olmak zorundayız. Yoksa dünyada da, ahirette de kaybedenlerden olmak an meselesidir.

Bu yazı 1023 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar