Reklam
  • Reklam
CAMBAZA MI BAKACAĞIZ, YANKESİCİYE Mİ?
Reklam
Dr. Ahmet H. Kepekçi

Dr. Ahmet H. Kepekçi

CAMBAZA MI BAKACAĞIZ, YANKESİCİYE Mİ?

00 0000 - 00:00 - Güncelleme: 09 Mayıs 2013 - 17:43

Millet olarak cambaz oyunundan çok çekmişizdir. Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür. Oyunu hatırlatmakta fayda var. Oyunda toplumu uyutup, dikkatleri başka yöne çeken dolandırıcı hedefine rahatça ulaşır. Şöyle ki ip gerilir, cambaz ipe çıkar ve yan kesiciler can havliyle başlarlar ‘cambaza bak, cambaza bak’ demeye. İnsanların dikkatleri ipin üzerindeki cambazdayken ceplerinde ne var ne yok soyulur. Hatta bir adım daha atılır; ip kopar, cambaz yere düşer.

 

Yankesicinin çığlıkları daha da artar ve bu defa olay yerine gelen insanların evlerinde ne varsa, onlar da soyguncular tarafından götürülür. Referandumu en iyi anlatan misallerden birisi budur. Referanduma sunulacak anayasa paketi konusu hükümet tarafından ‘12 Eylül’e evet mi, hayır mı noktasına indirgendi.

 

Sayın başbakanı dinleyenler referandumda oylanacak olan paketin bir 12 Eylül paketi olduğu zehabına kapılacaklar. Gözyaşı dâhil her türlü manevrayı yapan, 12 Eylülün mağduriyetlerinin ardına saklanan Sayın Erdoğan ne hikmetse paketin maddeleri üzerinde durmuyor bile.

 

Hükümete yakın çevreler, istismarı yayın politikası haline getiren yandaş medya, sürekli toplum mühendisliği hesapları yaparak,  kamuoyunu evet oyu vermeye yönlendiriyor. İşin dozunu daha da arttırarak hayır oyu vermeyi deklare eden parti ve örgütlerden cımbızla isimler çekerek güya oy birliğini bozmaya çalışıyor.

Peki, bütün bu belden aşağı vuruşlar devam ederken milletin duruşu nasıl olacak.

 

Seçmenle konuştuğumuzda seçmenin birinci önceliğinin iş ve aş olduğunu görüyoruz. Vatandaş ciddi bir ekonomik bunalım içerisinde üstüne üstlük yaşanan terör hadiseleri işin tuzu biberi olmuş durumda. Sanayici, esnaf, çiftçi, memur, işçinin bu kadar yıllık AKP iktidarında sorunlarına çözüm bulunamadı. Her geçen gün daha da kötüye gitti. Milli birliğimizi kaybetme noktasına geldik. AKP her türlü kutsalımızı istismar etti. İstismar diyorum, çünkü din diye geldi din en büyük darbeyi bunlar döneminde aldı. Adalet diye geldi, adaletin yerinde yeller esiyor, hatta adalet mekanizması siyasallaştırıldı, oylanacak anayasa paketinin içinde talimatlı bir adalet sistemi kurma çalışmasına gidildi. Kalkınma dedi, ne kadar milli servetimiz ve birikimimiz varsa ya yandaşlarına ya da yabancılara peşkeş çekildi.

 

Anayasa değişikliğini niçin yapıyorsun, bu değişiklikten kimler fayda görecek, milletin menfaati bunun neresinde. Madem anayasayı değiştireceksin, milletin işi, aşı; birliği beraberliği niçin es geçilmiş. Anayasa milletin bütününün ortak aklıdır, ortak kimliğidir, ortak değeridir. O halde bu anayasa reaksiyoner değil aksiyoner olmalıdır. Anayasa, 12 Eylül askeri anayasası mı olacak, yoksa sivil anayasa mı olacak soruların muhatabı olamaz. Anayasa bir taraf değil, bîtarafdır, yani esas olandır, asıl olandır.

 

12 Eylüllerin, mağduriyetlerin olmaması için milli birliğin olması lazım, teröre zemin hazırlayan bataklıkların kurutulması lazım, dış güçlerin müdahalesinin ortadan kaldırılması lazım, taşeron politika değil, ulusal bir duruş lazım, asker ile sivilin; devlet ile milletin; millet fertlerinin birbiriyle barışık olması lazım. O halde referandumda verilecek cevap, bu milletin yalanlara karnı tok, AKP’nin yalanlarına, dolanlarına hayır; devletin zayıflatılmasına, milletin sömürülmesine de HAYIR, HAYIR, HAYIR olacaktır.

 

Opr. Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi

 

 

Bu yazı 169 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar