Ekonomi Affetmez
Dr. Ahmet H. Kepekçi

Dr. Ahmet H. Kepekçi

Ekonomi Affetmez

16 Mayıs 2019 - 10:19

Ekonominin nabzı makro ve mikro ekonomik göstergeler ile tutulur. Oysa vatandaş açısından ise, esas olan, döviz kuru olmuştur. Bu kabul kendiliğinden oluşmadı. AK parti hükümeti özellikle döviz bahsini esas alıyor ve istikrar vurgusu yapıyordu. Döviz kurunun uzun yıllar sabit kalması vatandaşın siyasi tercihini birebir etkiledi. Seçmen ne yapalım, bari istikrar bozulmasın dedi durdu...

 

Sürekli ekonominin altı boşaltıldığı için beklenen gerçekleşti ve döviz kurlarında patlama meydana geldi. Yabancı para birimlerinin değer kazanmasından ziyade, Türk lirası değer kaybediyordu.

 

Ne oldu da, ekonomi gittikçe batağa saplanıyordu… Hangi birinden bahsedelim, dalgalı kur sistemi ile her an gelebilecek bir ekonomik saldırıya karşı koruma kalkanları etkisiz hale getirildi. Mülteciler için sınırlarımızda açık kapı politikasını uygulamak aynı anlama gelmektedir. Kim ne zaman gelecek bu belli olmaz.

 

Savaş denince aklımıza askerin postalı gelir, oysa günümüzde savaş kavramı çapını alabildiğine genişletti. Ekonomik savaş günümüzde en etkili savaş taktiği olarak dünya gündeminde. Bakın size iki savaş örneği verelim. Birincisi ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşları, bir diğeri ise ABD'nin İran'a uyguladığı ekonomik ambargo. Çok önemli olan bu iki savaş da ekonomi üzerinden yürüyor.

 

 

Bütün bunlar yaşanırken ülke olarak biz ne durumdayız?

 

Maalesef iktidarı elinde tutanlar, koltuklarını beka meselesi olarak görerek icraat yapıyorlar. Tarım ürünlerinde kendine yeten ender ülkelerden biriydik. Ancak günümüzde samandan pirince kadar neredeyse bütün tarım ürünleri ithal ediliyor. Hayvancılık hak getire; etler de dışardan geliyor, hatta nereden nasıl getirildiği bile şaibeli.

 

Merkez bankasının içine düştüğü durumu sağır sultan bile biliyor. Uzmanların açıklamasına göre Merkez bankasının döviz rezervleri eksiye düşmüş durumda. Hatta kendine ait olmayan Swap yoluyla elde ettiği dövizleri ve emanet olan zorunlu karşılık dövizlerini bile harcamış durumda. Hükümet, devlet ve milletin beka riski katsayısını arttıran bu icraatları neden yapıyor. Her dönemde bunun bir izahı var. Şimdi de 23 Haziran tarihinde planlanan İstanbul yerel seçimleri için bu risk alınıyor. Döviz kuru artmasın diye piyasalara müdahale ediliyor. Para bulmak için buyruk alınıyor. Düşünebiliyor musunuz, bugün bile hala Rusya'dan alınacak olan S-400 füzeleri alınacak mı, alınmayacak mı kamuoyunda bunun tartışmaları yapılıyor. Bunun temel sebebi ekonomideki kötü tablo ve özellikle sıcak parada yaşanan darlık.

 

 

Gelelim temel yanlışlığa. Günü kurtarma adına bugüne kadar ekonomideki hastalıklar saklandı. Hastalık saklanınca çare ve çözüme de sırt dönüldü. Ne olursa olsun ekonomi affetmez; böylece beklenen acı gün geldi çattı. Dünyada yaşanan kavganın ve savaşın her türlüsünü hep birlikte yaşıyor ve izliyoruz. Komünizm bittiği gibi, liberalizmin de vadesi dolmuştur; yaşananlar uzatmalardır. İnsana rağmen bir sistemin ayakta kalması mümkün değildir.

 

Geçerli olan sistem Prof. Dr. Haydar Baş hocamıza ait olan Milli Ekonomi Modelidir (MEM). BRICS devletlerinden sonra diğer devletler, MEM’in bir tarafından tutarak ayakta kalmaya çalışıyor. Şimdilerde ise, İngiltere İşçi partisi MEM’deki para dolaşımını bir video tanıtım filmi ile propaganda etmeye başladılar.

 

Ne diyelim herkes gider Mersin'e biz gideriz tersine.

Bu yazı 557 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar