Hazine Garantili Projelere Değil, Milli Projelere İhtiyacımız Var
Reklam
Dr. Ahmet H. Kepekçi

Dr. Ahmet H. Kepekçi

Hazine Garantili Projelere Değil, Milli Projelere İhtiyacımız Var

22 Şubat 2018 - 12:09

Demiryolu ülkelerin sanayileşmesinde öncü rol oynamaktadır. Demiryolu üretim ve tüketim merkezleri arasındaki mal akışını hızlandırır, malların birim maliyetlerini düşürür, ekonomi için itici güç olur. Günümüzde Türkiye’de yurtiçi yolcu taşımacılığının, % 90'dan fazla bir bölümü karayolu ile olmaktadır. Yolcu taşımada ülkemizde demiryollarının payı %6 dolayında, deniz ve havayollarının payı ise % 1 dolayında paya sahiptir.

Ülkemizde demiryolu ve kara ulaşımı birbirineentegre edilememiştir. Ülkemizde, demiryolu gelişmiş ülkelere göre en az 50 yıl geridedir. Hem de yıllar içerisinde trafik yoğunluğuna ve kara ulaşımının maliyeti artmasına rağmen...

 2015 yılı verilerine göre, Türkiye'nin toplam nihai enerji tüketiminin yaklaşık  %25'i ulaştırma sektöründe gerçekleşmiştir. Ulaştırmadaki tüketilen enerjinin %91,6'sı karayolu ulaşımında gerçekleşmiştir. Tüketilen bu enerjinin tamamını ise petrol ürünleri oluşturmaktadır.

Atatürk döneminde ulaştırma sorununa demiryolları ile çare bulunmaya çalışılmıştır.

Atatürk demiryolu ağına son derece kıymet vermiştir.

"Türkiye hükûmetinin tespit ettiği projeler dâhilinde belirli zamanlar zarfında vatanın bütün bölgeleri çelik raylarla birbirine bağlanacaktır. Demiryolları memleketin tüfekten, toptan daha mühim bir emniyet silâhıdır. Demiryollarını kullanacak olan Türk milleti, kaynağındaki ilk sanatkârlığının, demirciliğin eserini tekrar göstermiş olmakla iftihar edecektir. Demiryolları Türk milletinin refah ve medeniyet yollarıdır. "(13. 02. 1931, Malatya’da Bir Konuşma)

Atatürk döneminde, 15 yıllık sürede yabancı şirketlerden 3387 kilometre demiryolu satın alınmıştır.

Yine aynı dönemde 2815 kilometre demiryolu inşa edilmiştir.

1923’de 4112 kilometre olan demiryolu uzunluğu 1938’de 6927 kilometreye ulaşmıştır.

Günümüzde hükümetin en fazla dillendirdiği konulardan birisi de bugüne kadar yaptıkları duble yollar, köprüler, tüneller. Tamamı hazine garantili projeler olan yapılmış ve yapılacak tüm bu yolların kamuya verdiği zarar ise milyar dolarlarla ifade edilmektedir.Önümüzdeki yıllarda karayolları bu taşımayı kaldıramayacak duruma gelecektir. Sadece bir örnek verelim. Osmangazi Köprüsü'nün maliyetinin 2 milyar 355 milyon TL dir.  Açıklamalara göre hazinenin işletmeci firmaya ödeyeceği bir yıllık zarar tutarı Osmangazi köprüsünün yapım maliyetini geçmiş durumdadır.

Son tahlilde hem daha hızlı taşımacılığı geliştirmek, hem de petrol faturasını azaltmak için demiryolunun geliştirilmesi gereği kaçınılmazdır.

Bunun da yolu Prof. Dr. Haydar Baş hocamıza ait olan Milli Ekonomi Modeli destekli Milli Devlet Sosyal Devlet yaklaşımıdır.

Bu yazı 1226 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar