Reklam
  • Reklam
KADERE İMAN AMA NASIL
Reklam
Mehmet Alioğlu

Mehmet Alioğlu

KADERE İMAN AMA NASIL

00 0000 - 00:00 - Güncelleme: 09 Mayıs 2013 - 17:43

Amentünün şartlarından biride kadere imandır. Bir Müslüman Allaha iman ettikten sonra kadere, hayrın ve şerrin Allahtan geldiğine iman etmek mecburiyetindedir. Kadere, hayrın ve şerrin Allahtan geldiğine inanmak aslında Allaha iman etmenin gereğidir. Kadere, hayrın ve şerrin Allahtan geldiğine inanmayan bir insan aslında Allaha da inanmıyor demektir.

Peki, kader nedir? Prof. Dr. Haydar BAŞ, “Veda Hutbesinde İnsan Hakları” isimli eserinin 50 inci sayfasında kadere iman bahsinde şunları söyler.

 

“Allah Teala Hazretlerinin, daha mahlûkat yaratılmazdan önce ezeli olan ilmi ile olacak her şeyi bilmesi, bunların Allah katında malum olması kaderdir. Sonradan bu malumatın vukua gelmesi de kazadır. Böylece kaza kaderin hariçte meydana gelmesi oluyor. Aslen ikisi de aynı şeydir.

Allah her şeyin yaratıcısıdır. Onun irade ve kudreti dışında hiçbir şey meydan gelemez. Ancak insanları sorumlu tutmak için onlara da bir irade vermiştir. Bu itibarla kullar işledikleri şeylerden sorumludurlar. Allah haliktır, kul kesp’tir denir. Şimdi bunu biraz açalım.

İnsanların cansızlar gibi olmayıp isteklerine göre hareket edebildikleri aşikârdır. Sindirim sisteminin çalışması dolaşım sisteminin çalışması, kalbin durmaksızın devamlı atması, hücrelerin bölünüp çoğalması vb. işler insanın iradesi dışında Allahın Rab isminin tecellisiyle olmaktadır. Hâlbuki bir yerden bir yere gitmek, oturmak veya kalkmak, söylemek veya söylememek gibi işleri isteğe bağlı olarak meydana geliyor. Demek ki bu gibi işlerde kulun bir tesiri oluyor. Allahın insanlarda yarattığı ve onlara verdiği irade bu gibi işler üzerinde müessir olabilecek ve kulu sorumlu tutabilecek kadar bir yetkiye sahiptir.

Muhtelif işleri yapmaya veya yapmamaya salahiyetli olan bu irade, muayyen bir iş üzerinde kararlaşınca bu kesip oluyor; kul iradesini kullanmış oluyor. Bunun akabinde o işin meydana gelişi de Allahın yaratması ile oluyor. Kul iradesini kullanmış, Allah da yaratmıştır. Bu bakımdan “ Allah her şeyin yaratıcısıdır.” denir. İşte hayır ve şer, bütün işlerin Allah tarafından yaratıldığına, olmuş olacak her şeyin Allah katında malum bulunduğuna iman etmek, kadere iman etmektir. Kullara verilen iradenin nasıl ve nerede kullanılacağının Allah tarafından ezelden bilinmesi, kulların iradesizliği sayılmaz. Çünkü bilgi, ilahi irade ile olacak işleri tespit etmiştir.”

 

Allah (cc) bir ayeti kerimede “size bir iyilik geldiğinde Allahtan bilin, size bir kötülük geldiğinde de nefsinizden bilin.” Buyuruyor. Allah kuluna kötülük vermez kul istemeyince. Yani kötülüğü tercih eden kendi nesimizdir ama tercihimiz olan fiili yaratan Allah tır.

 

Günümüzde insanımızın kader inancı maalesef olması gerektiği gibi değildir. Kötülükleri bizler tercih ediyoruz, ama kader adı altında sorumluluğu bilmeden Allaha atfediyoruz. Mesela. Adamı öldürmeyi düşünüyor ve kendi irademizle öldürüyoruz. Ölen toprağa gidiyor öldüren ceza evine giriyor biz buna, Allah böyle istemiş diyerek bu suçu hâşâ Allahın üzerine atıyoruz.

 

Genç kızları kandırarak onlardan istifade edip sonra umum yerlere düşmesine vesile oluyoruz sonrada bu kadının kaderi böyledir diyerek suçu hâşâ Allahın üzerine atıyoruz.

 

İnsanları işsiz bırakarak hırsızlık yapmasına sebebiyet veriyoruz hırsız ceza evine giriyor biz buna Allah böyle istemiş diyerek suçu hâşâ Allahın üzerine atıyoruz.

 

Yerin 540 metre derinliğinde kömür ocağında çalışan insanların, havalandırma sistemi yeterli olmadığı için grizu patlaması neticesinde ocak çöküyor ve insanlar ölüyor biz buna Allahın muradı böyle kaderleri böyleymiş ölümleri ne güzel oldu diyoruz.

 

Düşmanlarımızla istihbarat anlaşması yapıyorsunuz, bu sebeple sınırdan 250 PKK lının girişini görmüyorsunuz, bu teröristler karakol basıyor 12 Mehmetçiğimizi şehit ediyor bu olumsuzluğun sebebini kader adı altında hâşâ Allahın üzerine atıyorsunuz.

 

İnsanlarımızın temiz duygularını sömürerek kanını emip fakir düşürüyorsunuz sonrada bu fakirliğin kader diyerek hâşâ Allah tarafından geldiğini söylüyorsunuz. 

 

Yani kısacası bütün kötülükleri biz tercih ediyoruz biz yapıyoruz sonrada kader diyerek, Allah böyle istemiş diyerek suçu hâşâ Allahın üzerine atıyoruz. Beklide birileri sömürülerini ve zulümlerini devam ettirebilmeleri için böyle inanmamızı istiyorlardır.

 

İslam da böyle bir kader inancı böyle bir Allah inancı yoktur. Hâşâ Allah zalim midir ki kimini katil, kimini hırsız, kimini ahlaksız, kimini zengin, kimini de fakir yaratsın. Her insan tertemiz yaratılmıştır ve fıtrat üzere doğar, şartlar ve kişinin tercihi insanı suçlu yapar, acaba suç tek başına o suçu işleyen insanın kendisinde midir, kişinin suç işlemesinde toplum olarak bizim hiç mi suçumuz yoktur. ? 

 

Mehmet İNEKÇİOĞLU

minekcioglu@hotmail.com  

  

 

Bu yazı 209 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar