Reklam
  • Reklam
ÜST KİMLİK
Reklam
Mehmet Alioğlu

Mehmet Alioğlu

ÜST KİMLİK

00 0000 - 00:00 - Güncelleme: 09 Mayıs 2013 - 17:42

Son günlerde kamuoyunun gündemini meşgul eden, bazı medya organlarında tartışılan bir konu var. O da üst kimlik tartışması. Başbakanın yurtdışı gezisi sırasında yaptığı konuşmasında, üst kimliği “Türkiyeli olmak” olarak tarif etti. Bu da ister istemez büyük tartışmalara neden oldu. Ben de bir sosyal bilimci olarak konuya, bir nebze olsun değinmek istedim.

Bir milleti millet yapan unsurların ne olduğunu bilmezsek, kör dövüşü uzar gider. Aslında bu unsurlar, aynı zamanda birlik ve beraberliğin de temel unsurlarıdır. Peki, bu unsurlar nelerdir? Bunlar tarih, kültür, inanç, medeniyet, vatan ve dildir. Bir milletin millet olabilmesi için bütün bu unsurlara haiz olması gerekmektedir. Bin yıldan beri bu coğrafyada yaşayan insanlarımızın tarihi bir, kültürü bir, inancı bir, medeniyeti bir, örfü bir, adetleri bir, vatanı bir, dili bir, dini birdir. Bu insanların ortak bir kimliği vardır. O da Türk kimliğidir.

İnsanlarımızın tamamı Türk’tür. Türklük bir kültürdür, yaşam biçimidir, üst kimliktir. Bu kimliğin altında Arap, Çerkez, Laz, Abaza, Kürt, Çeçen, Yörük ve Boşnak olabilir. Ama bütün bunların üstünde hepsinin yaşam biçimi, hayata bakış açısı, komşuluk ilişkileri, ticari ilişkileri, akrabalık ilişkileri, sosyal ilişkileri hep aynıdır. Mesela, misafire karşı, Laz’ın, Çerkez’in, Kürt’ün, Boşnak’ın, Yörük’ün, Abaza’nın, Çeçen’in ve Arap’ın tutumu aynıdır.

Hepsi de yemez yedirir, kendi yatağında yatırır. Çünkü inancımız aynı, kültürümüz aynı, örfümüz aynıdır. İşte bundan dolayı bu millet birdir, tektir. O da Müslüman Türk Milletidir. Boşnaklar aslen slav kökenlidir. Ama bir Boşnak’a “Sen kimsin?” diye sorsanız, “Ben Türküm” der, “Ben Müslüman’ım” der. Müslümanlıkla Türklük özdeşleşmiştir. Türk denince Müslüman, Müslüman denince Türk akla gelir.

Üst kimlik Türkiyeli olmaktır demenin sakıncası nedir? Bu bir milletin bölünüp, parçalanıp yok olmasına neden olur. Dün Sevr’de aynı oyunu oynayan sömürgeci batılı devletlerin ekmeğine yağ sürmüş oluruz. Böyle konuşursak, onların ağzıyla konuşmuş oluruz. Sayın Başbakanın bu konuşması bilinçsiz ve talihsiz bir konuşmadır.

Yarın birileri çıkıp, Türkiye’de 36 etnik grup var, bunlar kendi geleceklerini kendileri belirlemeli, devletlerini kurmalıdırlar, federal bir yapıya gidilmeli derlerse, ne cevap vereceksiniz? ABD ve Avrupa Birliği azınlık tarifinde Lozan’ın kriterlerini kabul etmiyor. Lozan’da “Azınlık tarifi, Müslüman olmayanlar” olarak tarif edilmiştir. Yoksa bu sözleri AB’ye şirin görünmek için mi söylüyorsunuz? Veya onların ağzıyla mı konuşuyorsunuz? Geçenlerde AB’nin Türkiye ile ilgili raporunda, Arap, Kürt, Türk, Laz, Çerkez, Boşnak, Abaza, Alevi, Sunni v.b. diye Türkiye’yi bir mozaik ve azınlıklar ülkesi olarak lanse etmişlerdir. Bunların hepsi oyun ve yalandır. Dün Sevr’de ne söylüyorlarsa, bugün AB’de aynı şeyleri söylüyorlar. Bizi bölecekler, parçalayacaklar, sonra da lokma lokma yutacaklar. Bu Aziz Millete yazık olacak. Bu oyuna gelmeyiniz.

Prof. Dr. Haydar Baş, bütün mitinglerinde “Bu millet Arap’ıyla, Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle bir bütündür. Bu millet kardeştir. Ayırmaya kalkanlar, Vallahi de kalleştir, Billahi de kalleştir” demiştir. Aynen katılıyorum.

Mehmet İNEKÇİOĞLU   
 
            

Bu yazı 200 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar