Anneler Günü'nde Ebe Anne (M. Haydar Akyavuz)
Misafir Kalem

Misafir Kalem

Anneler Günü'nde Ebe Anne (M. Haydar Akyavuz)

12 Mayıs 2020 - 11:43

 (Ebe Anne'ye)…

"Sen eşsiz bir derya mısın, mehtabında kayboldum Anne

Sen narin bir nergis çiçeği misin, kokunda seni buldum Anne

Sen aydınlık bir yaz gecesisin, esti seher yelin

Sen dikensiz bir gül dalısın, açtı bahar çiçeğin."

Bu sene anneler günü daha kıymetli, daha anlamlı oldu bizler için. Çok kutlu bir insanı, çok kıymetli bir hanımefendiyi yâd ediyoruz: Güzeller güzeli annemiz Ebe Anne'yi.

"Asıl adı Ayşe Baş olan Ebe Anne, Trabzon'un Akçaabat ilçesinin Sarıtaş mahallesinde yaşamıştır. Takva ehli bir hanımdır. Hatta denilebilir ki bölgenin en dindar hanımefendisi kendisidir. Hiçbir zaman geceyarısından sonra sabaha kadar kalan vakti uyuyarak geçirmemiştir. Ömrünün çok uzun bir kısmında sabahlara kadar Allah'ı zikretmiş, O'nun rızasını kazanmak için uykusundan vazgeçmiştir. O'nun tek derdi ve gayesi Allah'ı sevmek ve Allah'tan korkmaktır. Bu hal eşi Hasan Bey'de de apaçık bir biçimde görülmektedir. Ayrıca kendisi çok akıllı ve mantıklı bir insandır.

Ebe Anne'nin, 5 erkek evladı olmuş fakat 4 erkek evladı doğmuş ve ölmüştür. Çocukları yaşasın diye gitmediği doktor ve maneviyat ehli insan kalmamıştır. Herkesten alınan dua ve görüşler istikametinde 1947 yılının kış mevsiminde bir erkek çocuğu doğmuştur.

Bu doğum geniş aile üzerinde büyük bir sevinç, büyük bir mutluluk uyandırmıştır. Bu çok yerinde bir mutluluk ve sevinçtir. Öyle ki Ebe Ayşe Anne'nin o erkek evladı, ileride dünyanın kaderini değiştiren bir insan olacaktır."

Bu satırlar 07.11.2017 tarihinde Yeni Mesaj Gazetesi'nde yazdığımız 'Ebe Ayşe Anne' başlıklı köşe yazımızdan alıntıdır. Merhum Üstadımız bu yazımızdan sonra bizlere teşekkür ve memnuniyetlerini iletmiş ve bizleri hatırımızdan asla çıkmayacak derecede bahtiyar eylemişlerdi. Samimiyetimizle söylüyoruz ki, tıpkı o günde olduğu gibi şimdi de bu cümleleri yazarken ve okurken içimiz huzurla doluyor. Öyle mübarek bir insandan bahsediyoruz ki, ona yaklaştıkça gül kokusu alıyoruz.

Nezaketiyle, zarafetiyle, narinliğiyle, imanıyla, takvasıyla, sabrıyla, aklıyla, maneviyatıyla hülasa bütün güzellikleriyle bizlere en güzel gül kokularını yayıyor biricik Ebe Anne'miz.

Müsaadenizle, onu biraz daha yakından tanıyalım. Sizler de göreceksiniz ki, o güller gülü çok dindar, cennetlik mü'mine bir hanımefendi idi. 

Bakınız Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Kıyamet Günü'nde Ali bin Ebi Talib, Cennet'in yüksekliklerinde olan Firdevs Dağı'nın üzerinde bulunacak, o dağın üstünde Alemlerin Rabbinin arşı ve altında kol kol akan Cennet'in içine akan nehirler vardır, kendisi nurdan bir kürsüye oturup elinde tesnim (içecek) olacak, onun ve Ehl-i Beyt'inin velayetini kabul etmeyenler, sıratın üstünden geçemeyecek. Ali o gün, sevenlerini Cennet'e, buğzedenlerini de Cehennem'e geçirecektir." (Hatib el-Bağdadi, Tarih-i Bağdat, c.3, s.161 ve on iki ayrı kaynak daha).

Yine Resûlullah (s.a.v.) İmam Ali'ye hitaben şöyle buyurmuştur: "Seni sevmek iman, sana düşmanlık ise nifaktır. Cennet'e ilk girecek olan seni seven, Cehenneme ilk girecek olan sana düşmanlık yapandır." (Eş-Şeblenci, Nur'ül Absar, s.72 ve bir kaynak daha).

Gördüğümüz gibi İmam Ali Efendimiz ve Fatımat'üz Zehra Anamız kendilerini sevenlerini cennete taşıyacak olanlardır. Ve Ehl-i Beyt taraftarları cennet ile müjdelenmiş olanlardır.

Niyâzî-i Mısri bir eserinde şöyle buyurmuştur: "Sevgi ve buğz ezeli ve gizlidir. Resûlullah (s.a.v.)'in evladını seven kişinin sevgisi, kendisinden sonra çocuklarına, Ehl-i Beyt'e düşmanlık edenin düşmanlığı da çocuklarına geçmiştir."

Ebe Anne'miz, çok büyük bir Ehl-i Beyt taraftarıdır. Bunun en büyük delillerinden biri doğuşunu pek arzuladığı evladının ismini İmam Ali Efendimizin sıfatlarından olan ve aslan manasına gelen 'Haydar' ismini koymasıdır. Binâenaleyh diyebiliriz ki, Ebe Ayşe Anne cennetliktir.

Çünkü onun güzide evladı, 1 ay evvel Hakka yürüyen merhum Üstadımız Prof. Dr. Haydar Baş, düzenlemiş olduğu uluslararası Ehl-i Beyt Sempozyumu ve yüzlerce Ehl-i Beyt paneli ile yazmış olduğu on dört ciltlik, on bini aşkın sayfalık Ehl-i Beyt Külliyatı ile yaşayan en büyük Ehl-i Beyt âşıklarından ve âlimlerindendi.

O mübarek annemiz şimdi Fatımat'üz Zehra Anamızın abası altında, cennettedir. Ve çok arzuladığı Haydar'ına kavuşmuştur. 

Allah (c.c.) buyuruyor ki: "(Onlar) için 'ölüler' demeyin. Hayır, onlar diridirler." Biz biliyoruz ki sizler bizleri duyuyorsunuz. Bizler de diyoruz ki: Anneler gününüz kutlu olsun biricik Ebe Anne'miz. Bizleri de birer evladınız olarak kabul ediniz.

M. Haydar Akyavuz

Bu yazı 2154 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar