Milli Ekonomi Modelinde bir ailenin geliri ne kadar olur? (Asude...
Reklam
Misafir Kalem

Misafir Kalem

Milli Ekonomi Modelinde bir ailenin geliri ne kadar olur? (Asude Havuzlu)

10 Mart 2018 - 18:10

Milli Ekonomi Modelinde bir ailenin geliri ne kadar olur? (Asude Havuzlu)

TÜİK Şubat 2018 açlık ve yoksulluk sınırı rakamlarını açıkladı. 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 1637 lira ve yoksulluk sınırı 5331 lira. Bir kişinin aylık geçim maliyeti 2022 lira olarak duyuruldu. Şu an asgari ücretin 1603 lira olduğunu da hatırlatalım. Bu şartlar altında 4 kişilik bir aile eğer sadece baba asgari ücretle çalışıyorsa, aç yaşıyor demektir. Bunu biz söylemiyoruz, TUİK söylüyor. Yine TUİK diyor ki çocuklarımızı, gelecek nesillerimizi emanet ettiğimiz öğretmenlerimizin maaşı şu an ortalama 3500 tl ve eğer sadece baba öğretmense ve 4 kişilik bir ailesi varsa yoksulluk sınırının çok altında yaşıyorlar. Tabi bu aileler eğer daha kalabalıksa durum daha da vahim. Amaaaa, eğer MEM bu ülkede uygulanıyor olsaydı ne olacaktı? Asgari ücretli ailede, baba 5000 tl asgari ücret alacaktı. 1000 tl de vatandaşlık maaşı ile beraber 6000 tl geliri olacaktı. Eşi ev hanımı ise 1500 tl ev hanımı maaşı ve 1000 tl de vatandaşlık maaşı alacak ve 2500 tl geliri olacaktı. 2 çocukları da 500’er lira çocuk yardımı alacaklardı. Böylelikle bu ailenin aylık 9500 tl geliri olacaktı ki bu rakam yoksulluk sınırının çok çok üstünde, neredeyse 2 katı olan bir değer olduğundan bu ailenin geçim sıkıntısı olması şöyle dursun, rahatça harcayabilecekler, sebzelerini, meyvelerini, eti, sütü rahat rahat tüketebileceklerdi. Çocuklarının isteklerini, ihtiyaçlarını, eğitim giderlerini sıkıntı çekmeden karşılayabileceklerdi. Arada bir ailece bir lokantada yemek yiyebilecek, sinemaya, tiyatroya gidip, sosyal hayatın içinde yer alacaklar, insanca yaşayabileceklerdi. Öğretmen ailesine gelince… Öğretmen maaşı 10000 tl olacaktı. Baba 1000 tl de vatandaşlık maaşı ile beraber 11000 lira alacaktı. Anne ev hanımı maaşı ve vatandaşlık maaşı ile beraber 2500 tl, çocuklar da yine 500’er tl alacak ve ailenin aylık geliri 14500 tl olacaktı. Yoksulluk sınırının neredeyse 3 katı olan bu gelir bu aileyi son derece rahatlatacak, tatile gitmelerine, sosyal aktivitelerde bulunmalarına imkan tanıyacaktı. Öğretmenin geçim sıkıntısı, ve bundan kaynaklı gerginliği olmayacağından, kiramı, faturalarımı nasıl ödeyeceğim, ay sonunu nasıl getireceğim diye düşünmeyeceğinden, sınıfta çok daha verimli ve sevecen olacaktı öğrencilerine karşı. İstediği kitabı alıp, workshop veya seminerlere katılabilecek, kendini geliştirebilecekti. Böyle öğretmenlerin yetiştirdiği nesil nasıl olur, varın siz hayal edin… Bugün kadına şiddeti, bunalımları, cinayetleri konuşur hale geldiysek bunun sebepleri arasında ekonomik zorluklar çok üst sırada gelir. Ekonomik problemler insanların sadece maddiyatını değil maneviyatını, psikolojisini de çok etkilediğinden toplumsal yozlaşmanın da ana sebeplerinden biridir. Parası olmadığı için evde hapis kalan, sürekli televizyon başında pinekleyen, yapacak başka hiçbir aktivitesi olmayan insanlar, onlara sunulan dizi ve programları izleyerek daha da büyük bir çöküşe itiliyorlar. Oysa MEM bu ülkede uygulanıyor olsaydı eğer, biz bu sorunların hiçbirini konuşuyor olmazdık. Mutlu olurduk, refah içinde olurduk. Kendimize vakit ayırabilirdik. Mutlu insanların yaşadığı ülkelerin ilerlemesi de daha kolaydır. Ancak bize bunlar yıllardır anlatıldığında kulağa ne kadar hoş gelse de inanmadık, anlamak istemedik, olmaz dedik, olamaz dedik. Halbuki anlamadığımız şey sürünmeye çok alıştığımız için daha iyisini hayal bile edemiyor olduğumuzdu. O kadar inandırılmıştık ki daha iyisinin olamayacağına… Çünkü alıştığımız şey aslında projesi, çözümü olmayan siyasetçilerdi. Bunun farkında değiliz biz. Prof. Haydar Baş’ı da sanırım onlarla karıştırmış olacağız ki anlayamadık, değerini bilemedik. Ama o farklı. Bu farkı da ortaya koyduğu modelden belli. Tüm dünyada uyandırdığı yankıdan belli. 4 milyar insanın bu modelin peşinden gitmesinden belli. Oysaki o bu modeli yazarken kendi milletini yani bizleri düşünmüştü. Biz niye bizi düşüneni anlamıyoruz, dinlemiyoruz. Oturup önce bir bunu düşünelim, ne dersiniz?

Asude Havuzlu

Bu yazı 978 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar