Tehdit dışarıdan tehlike içeriden (Akın Aydın)
Reklam
Misafir Kalem

Misafir Kalem

Tehdit dışarıdan tehlike içeriden (Akın Aydın)

16 Eylül 2019 - 09:43

Ülkemiz hem terör örgütleri, hem de dost, müttefik denen emperyalist ABD ve de AB ülkeleri tarafından açıkça siyasi, askeri ve de ekonomik olarak tehdit ediliyor.

Bu tehditler, tacizler, kur dalgalanmalarıyla vs. Türk devleti yıkılmaz. Bu tehditlerin etkili olabilmesi ve hedeflenen sonuca ulaşılabilmesi için aktif hale getirilmesi, tetiklenmesi lazımdır.

Bu tehditlerin tetikleyicisi, aktif hale getiricisi nedir, sorusunun cevabı ise etnik ve dini kimlikler üzerinden halkı karşı karşıya getirmektir. Yani içerden fitili ateşlemektir. Tarihe bakın! Kurulmuş Türk devletlerinin hepsi içerden yıkılmıştır.

Özellikle yerel seçimler öncesi ve hemen sonrasında ve bugün üç şehre atanan kayyımlar, malum partinin önünde haklı olarak evlatlarını arayan analar, Osman Öcalan, HDP vekillerinin açıklamaları ve de patlamaya başlayan bombalar başlıklarıyla birileri etnik kimliği kaşımaya başladı. İslamcı ve milliyetçi fanatiklerin tahrikleri ise zaten hiç bitmedi. 

Bugün merkezi siyaset başta olmak üzere yerel yönetimlerde direkt etnik kimlik vurgusu yapılmasa da üstü kapalı olarak vurgu yapılıyor ve Kürt meselesi, Kürtlere hak, ana dilde eğitim, doğu halkları vs. gibi başlıklar açılıyor.

Bu senaryo ilk kez 2. Abdülhamit döneminde kurgulandı. Malum o dönemde devlet zayıf düşmüş, Balkanlar, Kırım dâhil 1,5 milyon kilometrekare toprak kaybedilmiş, iç siyasette ise tam bir istibdat hâkim olmuştu.

İşte bu şartlarda Said Nursi önderliğinde dini kavramlarla etnik kimlik öne çıkarılarak bir Kürtçülük hareketi başlatılmıştı.

2. Abdülhamit, bugün hâlâ Allah dostu denilen Said Nursi'yi hapsetmiş, daha sonra ise bu topraklardan sürmüştü.

Tabi Kürtçülük senaryosunun sahipleri, davalarından hiç vazgeçmedi. Milli Mücadele yıllarında kanlı isyanlara kalkıştılar. Kaybettiler.

Lozan'da resmi olarak masaya koydular. Atatürk'ün, "Bu topraklarda yaşayan ve Müslüman olan herkes bir millettir ve o milletin adı Türk Milletidir" şeklindeki müthiş ferasetiyle heveslerini kursaklarında bıraktı.

Tabi senaryo sahipleri (Avrupa-İsrail ve ABD) bu sefer yine halka giderek, Şeyh Said gibi tetikçileri eliyle 30 kadar isyan çıkardı. Yine başaramadılar.

Peki, o gün neden başaramamışlardı?

Çünkü o gün, milletimizde iman bilinci, vatan bilinci vardı. Esaretin eşiğinden dönülmüştü. Haliyle imandan kaynaklanan vatan sevgisi ile biz bir milletiz, biz kardeşiz duruşu sergilenmişti.

 

Haçlı batı bu duruşun farkındaydı ve taktik değiştirmek gerektiğini de anlamışlardı. Prof. Dr. Haydar Baş, Haçlı batının nasıl taktik değiştirdiğini çok net açıklamıştır. Sayın Baş şöyle diyordu;

"Bu topraklarda gözü olanlar (batı) şunun hesabını yaptılar. Biz bütün orduları bir araya getirdik, Türk Milletinin sırtını yere getiremedik. 

O halde bunlarda biz öz var, onu almalıyız ki bunların da bizden farkı olmasın, geriye sadece posaları kalsın…

Haçlı bizi meydanlarda mağlup edemedi. Şimdi kültür yoluyla, siyaset ve medeniyet yoluyla mağlup etmeye çalışıyor…"

* * *

Evet, dün bizi savaş meydanlarında yok edemeyenler kültür, eğitim, ticaret, medeniyet, özgürlük, medya gibi araçları kullandılar.

12 Eylül birkaç gün önceydi. 39 yıl öncesi ise kardeşi kardeşe katlettirmişler, bir olan milleti kardeş katili yapmışlardı.

Ha! Bu devlet yıkılmadı ama çok büyük gedikler açıldı. Milletimizde açılan gedikler ise çok daha büyük.

Artık kendini tanımlayamayan, neye inandığını bilmeyen, ihtirasları peşinde koşan bir nesil var ortada.

İyi bir hatibin dini, milli, etnik veya mezhepsel konularda tetikleyici konuşmalarıyla her türlü saldırıyı yapabilecek güruhlar türetildi.

Bir siyasetçinin veya cemaat liderinin veya bir mafya liderin işaretiyle meydanları yakabilecek kitleler hazır da bekliyor.

Birde 1,5 milyonu 18-25 yaş arasında olan 5 milyon mülteci var aramızda.

Türkiye zor günler geçiriyor ve daha da zor günler gelecek. Tetikçiler hazırda bekliyor.

Yapmamız gereken bu milleti kardeş yapacak, siyasi, milli, manevi değerlerini yüceltecek ve de ekonomik olarak ayağı kaldıracak liderin etrafında toplanmaktır. O lideri dünya tanıyor, Onun fikirleri etrafında ekonomik ve sosyal reformları hayata geçiriyorlar. Bunu görmek zorundasın Türkiye.

Akın Aydın

Yeni Mesaj Gazetesi

Bu yazı 194 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar