Reklam
  • Reklam
ÇANAKKALE ZAFERİNİN 100.YILI
Reklam
Nejat Taşkın

Nejat Taşkın

ÇANAKKALE ZAFERİNİN 100.YILI

16 Mart 2015 - 17:20

Bugün kutlamakta olduğunuz bu muhteşem günün heyecanını hep birlikte idrak ederek yaşamak mecburiyetindeyiz.Çünkü: Gelibolu ve Çanakkale’de 100 yıl önce yaşanan ve kahramanlık destanları ile dolu o gün bugün  nefes aldığımız ülke coğrafyasının kanla yazılmış bir fotoğrafıdır.

      Bu fotoğrafı iyi bakmak lazımdır.Sadece iyi bakmakla kalmayıp bizden sonraki nesillere bu toprakların nasıl kazanıldığını ve tek bir karış bile hiç kimseye verilemeyeceğini haykırarak ifade etmek mecburiyetindeyiz.

      Düşman kurşunları altında havadan,karadan ve denizden atılan mermilerle yüz binlerce verdiğimiz şehit kanları ile sulanmış olan bu topraklarda destan yazan Türk askeri işte Türkiye Cumhuriyetinin sınırlarını kanla çizerek,bugün bu güzel ülkemizin coğrafyasını bize kazandırmış,Türk askeri,Dünya devi ülkelere gururla bayrağımızın güzelliğini yansıtmıştır.

      Onun için,Çanakkale savaşlarını Geliboluyu ve Çanakkale boğazında meydana gelen 100 yıl önceki çarpışmaları iyi öğrenmek ve öğretmek mecburiyetindeyiz.220 kilo ağırlığındaki top mermisi, Çanakkale boğazından top  mermilerini Türk askerlerine fırlatarak geçmeye çalışan yabancı savaş gemisinin bacasından içeriye fırlatan,kahraman Mehmed’i unutmak mümkünmüdür.

      O savaş meydanında henüz 18 yaşındaki süt çocuklarının bile kahramanca vuruşarak şehit düştüğünü ve 25 tıp öğrencisinin daha okullarını bile bitmeden son sınıf öğrencisi olarak gittikleri Çanakkale savaşlarında görev aldıkları  zaman dilimi içinde şehit düştüklerini unutmak asla mümkün değildir.

      Eğer Haydarpaşa Eğitim hastanesine yolunuz düşer ve dalgalanan Türk bayrağı altında ki Tıp öğrencilerine birer Fatiha gönderirseniz bu güzelliğe sizlerde imza atmış olursunuz.

      Evet,öğretmenim,sana çok büyük görev düşüyor.Daha ilkokul birden başlayarak bu savaşları o süt çocuklarına öğreterek gerekirse o yörelere geziler düzenleyerek şehit mezarlarını ziyaret etme durumunda olursanız hem siz kazanırsınız,hem de ülke kazanır ve yarınlar daha zinde daha görkemli taşınır.

      Ama ne yazık ki, bazen öyle vahim tablolar yaşanıyor ki,insan inanmak istemiyor.Bir öğretmen hanım kızlarımızı başınızı açık gezmeyin, Özgecan olursunuz diyebiliyor ve bu öğretmen görevinden alınıp başka bir okulu atanarak orada da görevini sürmesi tembihleniyor ve sanki devam et, öğretmenim deniyor.

      Ne yazık ki bu gibi yöntemlere ışık tutmayalım,kimin saçı kimin eteği bunlar artık medeni ülkelerin gündeminde yer almamalıdır.Zira ekonomik bunalım yaşayan bir ülke çemberi içindeyiz bu çemberi parçalamak ve medeni ülkeler seviyesine taşımak mecburiyetindeyiz.O halde Çanakkale zaferi ve onun 100. Yılı Büyük,şair Mehmet Akifin o güzel şiirsel destanları ile anılmalı ve Türk Bayrağı,Türk Sancağı ilelebet dalgalanmalıdır.

      O günlerin büyük önderi Mustafa Kemal ve arkadaşları ile birlikte kahraman şehit ve gazilerimizin rahmetle ve saygıyla anıyor,merhum Mehmet Akif’in o meşhur Çanakkale şehitleri hitabesinden birkaç kıtayı sizlere sunmak istiyorum.Bunları yeni yetişen gençlere bil hassa okuyunuz ve okutunuz çünkü o muhteşem gün her gün biraz  daha ölümsüzleştirmeli ve tarihin altın yaprakları içinde kelime kelime anılmalı ve hatırlanmalıdır.

 

Çanakkale Şehitlerine

Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,

Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin'i,

Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...

Sen ki, İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,

O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;

Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;

Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât,

Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...

Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,

Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber.

Bu yazı 237 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar