Reklam
  • Reklam
FAKİR HİSSEDECEK KADAR ZENGİN OLMADIM HİÇ!
Reklam
Nezihe Kara

Nezihe Kara

FAKİR HİSSEDECEK KADAR ZENGİN OLMADIM HİÇ!

07 Haziran 2017 - 02:04

‘Zengin olmak’ ve ‘fakir olmak’  kavramlarını  düşündüm bugün uzun uzun. Asıl zenginlik- fakirlik neydi sahi?

Bu kavramların zihnimizde ne anlama denk geldiğini düşünmek ve düşündürmek istedim. Çünkü düşüncetarzımızın gündelik hayatımızı   ve  dünyayı algılama şeklimizin de yaşamımızı etkilediği gerçeğini anımsarsak  kelimelere yüklediğimiz anlamlar  gerçekten önemli.

Etrafımda gördüğüm çalışan çalışmayan, erkek kadın  bir çok kişiye “sence sen fakir misin?” diye sordum. Sorum karşısında şaşıran bir çok kişi olmakla birlikte “eh işte”, “idare ediyoruz” gibi kararsız cümleler duydum bolca. Sonra  fakirlik veya zenginlik derecelerini neye göre belirlediklerine yönelik alt sorulara indiğimizde  daha ilginç  fikir alış verişlerinde bulunduk. Çünkü “ evi, arabası olanlar kendini ‘az fakir’ diye belirtirken; bunlara sahip olmayanlar ‘çok fakir’  diye adlandırdılar.

Demek ki zihnimizde fakirlik ve  zenginliğin karşılığı maddi kaynakları çağrıştırıyordu çoğunlukla. Oysa ben maddiyet içeren bir sorsormamıştım ! kimse kaç kardeşe, arkadaşa , sağlıklı bir vücuda en önemlisi hayatta olan anne,babaya sahip olup olmadığını düşünmeksizin ev araba hesapları yaptı.

Ne çok yanılıyoruz ve  ne çok aldanıyoruz kelimelere, kalıplaşmış fikirlere,  bizim nasıl düşünmemiz- davranmamız gerektiğini yerimize karar  veren insanlara  !!!  Düşünen , eleştiren  ve zihin muhasebesini yapan  insanları görmeye hasretiz ve gittikçe çoğalan bir hasretlik bu

Çocuklara resim yaparlarken güneşin sarı, bulutların mavi, çimenin yeşil boyanmak  zorunda olduğunu söyleyen ve onları bu zihinle yetiştiren karakterler  ‘fakirlik ve zenginliği’ de somut algılanmasına sebeptir benim nezdimde.

Soyut düşünme algımızı yok eden sistem buna bağlantılı olarak manevi düşünce şeklimizi de negatif yönden etkiliyor. Akla karayı ayırt etmeden söylenenlere “amin” diyen insanlar çoğalıyor. Çünkü düşünmüyoruz yani tefekkür etmiyoruzOysa bir saat tefekkürün fazileti üzerine  “ Bir saat tefekkür; kırkgece nafile ibadetten üstündür ” buyrulmuştur.Nitekim böyle bir tefekkür de duyuşları derinleştirerek ibadetleri kolaylaştırır, huşu halini ve şükrünü arttırır.

Akleden ve  ibadetini içtenlikle yapanlartelevizyonlarda  sabah- öğle- akşam- sahur çıkıp  konuşan hocalara bakmak yerine asıl rehberimiz  olan Kuran-ı Kerime ve Peyğamber Efendimize, Ehl-Beytine bakmanın doğru adres olduğunu anlar ve anlatırlarHadislerde rivayet edilir ki “ Ehl-i beytim Nuh’un gemisi gibidir. Tutunan kutulur, tutunmayan boğulur.” 

Rabbim asıl zenginliğin ne olduğunu tefekkür edebilen , Ehl-i beytini anlayan ve anlatabilen kullar olmayı nasip etsin inşallah hepimize...                                                   6 HAZİRAN 2017

NEZİHE KARA

Bu yazı 680 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 4 Yorum
  • Sehriban dokuzluoglu
    6 ay önce
    Evet hocam elinize emeğinize sağlık çok güzel konu Rabbim gerçek anlamda din iman zenginliği nasip etsin
  • Nezihe
    6 ay önce
    Teşekkür ederim. Rabbim maddi manevi zengin kullarından olmayı ve hayırla paylaşmayı nasip etsin hepimize inşallah.
  • Latife Ataç
    6 ay önce
    Yazılarınızı merakla bekliyor ve severek okuyorum... lütfen bizi böyle güzel yazılardan mahrum bırakmadan devam edin...
  • Nezihe
    6 ay önce
    İlginize çok teşekkürler. İnşallah yazmaya gayret ediyorum. Rabbim hayırla konuşan hayırla susan ve hayırli yazılar yazan insanlar eylesin bizleri...

Son Yazılar