Reklam
  • Reklam
ORGANİK YEMEK SEVDASI…
Reklam
Nezihe Kara

Nezihe Kara

ORGANİK YEMEK SEVDASI…

04 Aralık 2017 - 08:57

Biz çocukken hiç duymadığımız, kullanılmayan  ama son yıllarda çok fazla hatta abartı düzeyinde duyduğumuz sözcüklerden birisi; organik ürün!

Öncelikle organik ne demek ? sebze,meyve vb. için kimyevi gübre, hormon vb. kullanılmaksızın doğal yolla üretilen ürünlere verilen isim. Bu açıklamaya baktığımızda günümüzde üzerinde “ organiktir” yazan tüm ürünlerin böyle olmadığını düşündüm açıkçası. Çünkü küreselleşmenin arttığı dünyada, makineleşen tarımla birlikte  doğal yollardan ürün elde etmek de zorlaştı. Oysa eskiden insan gücüyle işlenen tarım arazileri çeşitli  hayvan gübreleriyle de daha verimli topraklar haline gelirdi.

 Aslında işin daha da temeline indiğimizde tarım sektörünün böyle  farklılara uğramasının nedeni  toplum yapımızdaki değişmelerden kaynaklanmaktadır. Bu değişmeler bütün dünyada olduğu gibi  ülkemizde de hızlı bir şehirleşme hareketinden kaynaklanmaktadır.

Türkiye’de 1960’lı yıllarda  şehir nüfusu köy nüfusundan çok gerilerdeyken bu durum yıllar ilerledikçe tam tersi olmaya başlamıştır. 2010 yılı istatistiklerine baktığımızda ise şehirde yaşayan kişi nüfusu köylerde yaşayana oranla nerdeyse 3 kat fazladır. Bu durumu tetikleyen nedenlerin başında köylerde sağlık, eğitim ve sosyal olanakların  yetersiz  kalması;  insanların ihtiyaçlarını karşılayamaması. Ayrıca büyük şehirlerdeki iş imkanlarının ve renkli hayatın insanlara daha cazip gelmesini söyleyebiliriz.

 Bunların yanı sıra eskiden aynı çatı altında yaşayan anne-baba-oğul-gelin-torun  tarımla ilgilenmekte zorlanmazken;  günümüzde torunun eğitimi, daha sosyal şartlarda yaşaması başta neden olarak ele alınıp şehre taşınmalar olmuş ve yalnızlaşan anne-baba da tarıma eskisi kadar destek verememiştir. Azalan tarımlaşma da arz talep dengesini olumsuz etkilemiş ve  dolayısıyla ürünlerde fiyat artışı olması kaçınılmaz olmuştur.

Şehirleşme ve köy nüfusunun bu dengesiz dağılmaya başlaması alternatif tarım anlayışını gündeme getirmiş ve organik(!) kelimesi de buradan ortaya çıkmıştır. Şimdiler de İnsanlar bu kavramı  markette, pazarda, bakkalda, şarküteri dükkanlarında vs. bolca dile getirmeye başladılar.

 Organik ürünlerin normal ürünlere oranla daha da pahalı olması neden bu kadar elit bir kavram gibi anılmasının da ipucu aslında.  Ne kadar pahalıysa o kadar kaliteli ve doğal olur algısı da bir o kadar ilginç!

Tabii bu durum birilerinin çok işine yaramaya başladı.Kapitalist dünya bu kavramı çok sevdi ve insanları sömürmek için yeni bir yöntem olarak kullanmaya başladı. Çünkü  toplumda yoğun iş temposu ,stres ve mutsuzluk virüsleri yayılırken sağlıklı ve uzun yaşam neredeyse hayal olmaya başladı. Dolayısıyla  insanlar da sağlıklı olsun üç kuruş fazla olsun demeye başladı.( tabi asgari ücretliler ve bunun altındaki insanların büyük çoğunluğu hala bu lükse erişemeyenler. Adam evine ekmeği zor götürürken yanına yumurta da alabiliyorsa ne mutlu. Normalde ortalama 40 krş olan yumurtaya organik diye 1 tl vermek çok lüks bir durumdur.)

Babamın çiftçi olmasından dolayı tarımla hala uğraşmak ve bunu doğal yollardan yapmaya çalışmak  ne kadar zordur biliyorum. Çünkü çiftçi  minimum fiyatlara satarak emeğinin karşılığını alamazken, tüketici maksimum fiyatlar ödemek zorunda kalmış dengesiz bir ücret tablosu meydana gelmiştir. Bu konuda devletin çiftçilere ve köydeki insanlara gerekli desteği vermesi halinde arz-talebin karşılanacağı ve dengesiz fiyatların normalleşeceği kanaatindeyim.

Değişen toplum yapısı, küreselleşme, tarım, sanayi vb. tüm algıları açıklayarak organik ürün mantığını ele alsam da şunu asla kabul edemiyorum o da; Doğal ve sağlıklı yaşamak herkesin  insanlık hakkı olmasıyken bunun lüks haline gelmesi… Dilerim  bir gün tüm insanlar sağlıklı yaşam hakkını gönüllerince kullanabilir inşallah.

Not. Bu yazımı babam gibi çiftçi olan ve bu sektörde hakkıyla helalinden çalışıp var olmaya çabalayan  tüm emektarlara ithaf ediyorum..

 

Nezihe  KARA 

Bu yazı 236 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Berna görkey
    1 hafta önce
    Nezihecim devir öyle bi devir olmuşki Sezar’ın hakkı Sezar’a verilmiyor.Emekleri sömürülüyor çifçilerimizin tarım ve hayvancılık yapan insanlarımızın.Daha akşam gıbte ederek seyrettim Karadeniz fındığı 8 liraya satıp insanlar bu nedir ya deyip fındığını ateşe vermişler.Malesefki tezgahlarda 45 ve 65 arası işte bu fındığın 8 liraya satılmasını karar kılanlara sözüm haramı boğazına dizilsin hakkını yediği garibanın hayatıyla ,sağlığıyla oynadığının farkına varmadan yaşadığı için yada öyle geçinmeye çalışarak lüks hayat yaşayanlara sözüm su testisi su yolunda kırılsın inşiallah

Son Yazılar