Reklam
  • Reklam
Milletin demokrasi zaferi
Reklam
Prof. Dr. Haydar Baş

Prof. Dr. Haydar Baş

Milletin demokrasi zaferi

21 Temmuz 2016 - 12:24

Rahatsızlığımız sebebiyle ancak kaleme aldığımız bu makale Türk siyasi tarihinin dönüm noktalarından biri hakkındadır.

15 Temmuz gecesi kalkışılan darbe girişimi, Kurtuluş Savaşı’nı gerçekleştiren Türk milletinin halen bir bilek ve bir yürek olduğunun ispatıdır. Tankların önüne silahsız bir şekilde göğsünü siper eden Türk milleti, seçilmiş iradesi dışında bir güç tanımadığını göstermiştir.

Bir grup vatan haininin kalkışmasına karşı geceleri devam eden demokrasi nöbeti, milletimizin demokrasi adına 80 ihtilalinden bu yana ne kadar yol kat ettiğini vurgulamaktadır. Bu uğurda canlarını veren vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz, yaralı kardeşlerimize acil şifalar olsun…

Darbe kalkışmasında adı geçen Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ), bizim belki 20 yıldır ‘siyaset’i ikaz ettiğimiz bir yapılanma…

Bu illegal örgütün, vatanın birliğine ve bütünlüğüne karşı hareketleri ile ilgili klasörler dolusu bilgiyi dönem dönem ‘siyaset’e de sunmuştuk.

Ne hazin bir tecelli ki, son noktaya gelene kadar ikazlarımız dikkate alınmadı.

FETÖ, kalkışmada yer almakla beraber, tek başına bu işi yapacak kudrette ve cesarette olamaz. Maşa olarak kullanılan örgütün ardındaki gizli ellerin de ortaya çıkarılması ve milletin asıl düşmanı görerek ayık olması şarttır. Ancak bu maşanın da ortadan kaldırılması için ABD'ye yapılan çağrıların bir an evvel olumlu şekilde karşılık bulmasını diliyoruz.

Failler en ağır şekilde cezalandırılacaktır.

Birkaç noktanın altını çizmekte yarar görüyoruz. Kalkışmaya sebep olan bir grup vatan haini asker ile kahraman ordumuzu birbirine karıştırmamak gerekir.

TSK, milletin ve devletin teminatıdır.

Bu hain olay, millet ile ordumuzun arasını açmamalıdır.   

Kalkışma, sandık iradesine olan bağlılıkla engellenmiştir.

Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir görüşünden hareketle, bundan sonra da yasama, yürütme ve yargı erklerinin birbirinden ayrıldığı, millet iradesinin seçilmiş vekiller aracılığı ile Meclis’e yansıdığı parlamenter sistemin korunması esas olmalıdır. Aksi bir hal, bir grup hainin yapmaya çalıştığı darbe girişimi benzeri bir tek adam diktasına ülkeyi sürükleyebilir.

Sivil-asker dayanışması, devlet-millet kaynaşması bugün ihtiyacımız olan birlik harcıdır.

Kalkışma esnasında Başbakanımız Sayın Yıldırım'ın milleti kucaklayan, ferasetli ve soğukkanlı tutumu takdire şayandır.

Cumhurbaşkanımız ile beraber, çok kan akabilecek bu süreci en az hasarla atlatmamızı sağlamışlardır.

İster Arap Baharı benzeri bir ayaklanmanın ilk kıvılcımı olarak değerlendirilsin, ister illegal bir örgütün başlattığı dış güçlerin bir oyunu olarak düşünülsün Türk Milletinin iradesinin asıl olduğu tüm dünyaya gösterilmiştir.

Bundan sonra siyasete düşen vazife, Anayasa’ya sonuna kadar bağlı kalarak, hukuk devleti ilkesini yaşatmak, milletin demokrasiye olan bağlılığına saygı göstererek, kuvvetler ayrılığı ilkesini hayata geçirmektir.

Bu yazı 454 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar