Reklam
  • Reklam
ESKİ VE YENİ OYUNLAR
Reklam
Selim Baytürkmen

Selim Baytürkmen

ESKİ VE YENİ OYUNLAR

00 0000 - 00:00 - Güncelleme: 09 Mayıs 2013 - 17:43

Bilgisayar oyunlarının hayatımıza girdiği 1988 yılından bu yana bilgisayar teknolojisinin gelişmesi ile birlikte oyunlar da bir hayli ilerleme kaydederek çeşitlendi. Çocukluk yıllarımızın Commodore 64’leri ile atari salonlarında oynadığımız basit uçak oyunlarının, pac-man’lerin yerini oynanması zor, bitmesi neredeyse imkânsız oyunlar aldı.

 

Bilgisayar oyunu oynayanların çoğu aynı psikoloji ile hareket eder. Hoşunuza giden bir oyunu ilk önce vakit geçirmek için oynamaya başlarsınız. Sonra oynamaya devam ettikçe, sizde oyunu bitirmek veya oyunun rekorlarını kırmak hırsı peyda olmaya başlar. Ve bu hırs amacınıza ulaşıncaya kadar artarak devam eder.

 

Günler, geceler ve hatta aylar boyunca sırf bir oyunu bitirmek ve seviye atlamak için vaktiniz çoğunu bilgisayar başında geçirmeye başlarsınız. Bu durum giderek bir saplantıya dönüştüğünde ise, artık oyunu bitirmekten başka bir kurtuluşunuz yoktur.

 

Eski atari oyunlarında saplantı tehlikesi olmasına rağmen, oyunun sonlandırılması çok zor olmadığı için tehlike büyük değildi. O zamanlar kısa sürelerde oynadığınız oyunu bitirmeniz, rekorlar kırmanız mümkündü. Ama günümüzde artık bu o kadar da kolay değil!

 

Ciddi miktarda paraların dönmeye başladığı, internet üzerinden online(çevrimiçi) oynanabilen oyunlar, ne yazık ki, ataları kadar masum değil! Bu tür oyunları bitirmek şöyle dursun, seviye atlamak olarak tabir edilen bölümleri geçmek bile büyük bir yetenek ve zaman istiyor. Bu da toplum ve özellikle bu oyunların bağımlısı olan çocuklar üzerinde ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor.

 

Son günlerde haberlere dahi konu olan bu oyunların çocuklar üzerinde nasıl bir etki bıraktığına şahit oldum geçenlerde: Fırından ekmek alırken yaşlarının 10-12 olduğunu tahmin ettiğim bir kız bir de erkek çocuğu kendi aralarında benim bile anlamadığım tabirler kullanarak bir oyundan bahsediyorlardı. Kız çocuğunun “Ben… Seviyedeyim sen nerdesin? Sorusuna karşılık erkek çocuk da “ben de… Bölümdeyim” cevabı ile ekmek alıncaya kadar süren uzun konuşmaları, çocukların zihinlerinin bu oyunlarla ne kadar çok meşgul olduğunun en masum örneğiydi belki.

 

Bilgisayar ve teknoloji dünyasının kontrolsüz bir şekilde masumiyetini hızla kaybettiği bir dönemi yaşamaktayız. Oyunlar her geçen gün görsel olarak mükemmelleşirken, daha fazla beceri ve zaman isteyen bir unsur haline dönüştü. Vakit geçirmek için masumca oynanan oyunlar, zihinleri bulandırmaya, seviye geçemediği için üzülen insanların sayısını arttırmaya ve de bizi birbirimizden uzaklaştırmaya başladı.

 

Bence bir oyun basit ve bitirilebilir olmalı. Günler, aylar ve de yıllar süren bir maraton koşarcasına bir oyunu bitirmeye çalışmak her normal insanın akıl ve ruh sağlığını bozmaya muktedirdir. Keşke eski pac-man’ler, commodore 64’lerle oynadığımız basit uçak oyunlarını oynasa çocuklar! O zaman bu yazıyı yazmazdık herhalde!

 

Selim Baytürkmen

 

 

Bu yazı 244 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar