Reklam
  • Reklam
KİRALIK ARAZİ BULUNUR
Reklam
Selim Baytürkmen

Selim Baytürkmen

KİRALIK ARAZİ BULUNUR

00 0000 - 00:00 - Güncelleme: 09 Mayıs 2013 - 17:43

Son yıllarda ülkemizdeki tarım sektörünün içine düştüğü ve sonu pek de aydınlık görünmeyen uçurumun git gide derinleştiği görülüyor. AB’nin dayatmaları ile bazı ürünlere getirilen kotalar, üretim maliyetlerinin önlenemez yükselişi ve tarım ürün fiyatlarının aşağıya çekilmesi ile birlikte tarım sektörü ciddi bir çıkmazın içine doğru itildi. Bütün bu yaşananların ışığında, üretim yaparak bir noktaya varamayacağını anlayan çiftçiler ellerini üretimden çektiler. Böylece Türkiye’deki araziler bomboş kaldı.

Bu noktaya kadar yaşananlar yeterince iç karartıcı iken, daha sonraları gün yüzüne çıkmaya başlayacak gelişmeler, ileride ülke tarımının nasıl bir hale bürüneceği ile ilgili tehlikeli sinyaller veriyordu.

 

Bazı zengin Ortadoğu ülkelerinin, Türkiye’de tarım ve hayvancılık alanında büyük yatırımlar yapmayı planladıkları haberleri dolaşmaya başladı. Bütün dünyayı sarsan ve ileride de sarsmaya devam edeceği düşünülen gıda krizi karşısında tedbirli davranmayı seçen bu ülkeler, önümüzdeki yıllarda yaşanması muhtemel olan daha büyük krizlere karşı stoklarını doldurmayı planlıyorlar. Kendi memleketlerinde yeterli tarım arazisinden ve sudan yoksun Ortadoğu ülkeleri, bu iş için elverişli yapıya ve ortama sahip ülke arayışı içerisine girmiş durumdalar.

 

Bu noktada Türkiye’nin iştah kabartıcı verimli arazileri ilgilerini çekmiş olacak ki, Eylül ayının ilk haftalarında Suudi Tarım Bakanı Fahud Balghuhaim, özelleştirilecek TİGEM arazileri ile ilgili Tarım Bakanı Mehdi Eker’den bilgi aldı. Birçok kişinin gözü arkasında kalan bu arazi kiralama konusu o kadar ilerlemiş ki, tarım arazilerinin kiralanması ile ülkeye girmesi beklenen sıcak paranın herhangi bir kesintiye uğramaması veya bir kazaya kurban gitmemesi için, tarım arazilerinde yeterli iyileştirme ve yatırımların bir an önce yapılması gerektiği tavsiye ediliyor. Kısacası çiftçilerimizin elinde adeta patlayan ve  gözünde değerini yitiren arazilerin bilmem kaç yıllığına kiralanabilmesi için gerekli ortamın hazırlanması gerektiği, bir zorunluluk olarak karşımıza konuluyor.

 

Ortadoğu ülkelerinden bu yolla elde edilecek sıcak paranın, ABD’de başlayan ve Avrupa’ya doğru seyreden finansal kriz nedeniyle Türkiye’den kaçacak yabancı sermayenin yerini dolduracağı ve önemli bir açığı kapatacağı tahmin ediliyor. İlk etapta kurtarıcı güç gibi görünen bu alternatifin, ilerleyen yıllarda ülke ekonomisinde ve tarımında ciddi yaralar açması pek de uzak bir ihtimal değildir.

 

 

Eğer bu şekilde bir yol izlenirse, temel gıda ürünlerinde hali hazırda yaşanan sıkıntının daha da büyümesi yüksek bir olasılıktır. Kendi arazilerimizde yetiştirilen tarım ürünlerinin Ortadoğu ülkelerine gitmesi ile birlikte, bu alanda sıkıntılarımız artacak ve tarım ürünlerinin birçoğunu ithal etmek durumunda kalacağız. İthalata dayalı bir tarım anlayışı içerisinde olan bir ülkenin, fiyat artışları karşısında elinin kolunun bağlanacağı çok açıktır.

 

Finansal ve reel piyasaların krize girdiği, dünya devlerinin bir bir yıkıldığı, dengelerin an be an değiştiği, ülke ekonomilerinin pamuk ipliğine bağlı bir hayat sürdüğü bir ortamda, bir ülkenin kalkıp stratejik değer taşıyan arazilerini para karşılığı kiralaması, ne kadar akılcı bir davranış olur, buyurun siz karar verin.

 

Selim BAYTÜRKMEN

    

 

 

 

 

 

Bu yazı 481 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar