Reklam
  • Reklam
SAPTIRILAN
KIYAMET
Reklam
Selim Baytürkmen

Selim Baytürkmen

SAPTIRILAN
KIYAMET

00 0000 - 00:00 - Güncelleme: 09 Mayıs 2013 - 17:43

 

 

            Dünya tarihine baktığınızda her dönemde, çeşitli kıyamet senaryolarının gündeme getirildiğini ve insanların beyinlerinin bu şekilde uyuşturulduğunu görürsünüz. Nükleer savaş ile dünyanın bir anda kıyameti yaşayacağı çığlıklarının, bir zamanlar ne kadar gündemi meşgul ettiğini birçoğunuz bilirsiniz. 3. dünya savaşının çıkacağından bahsederdi, kıyamet meraklısı ağızlar. 

 

            Kıyameti saptırmak ve insanların dikkatlerini farklı yönlere çevirmekle görevli bu kişilerin elinde, yeni bir senaryo yazılıp oynanmaya başladı bile. Şimdi, küresel ısınma ile birlikte yakın gelecekte vuku bulacak felaketler, birbiri ardına insanların akıllarına nakış nakış işleniyor. Yakın ve uzak gelecekte bizleri ne gibi felaketlerin beklediğini öğreniyoruz televizyonlardan. Kuruyan nehirler, taşan denizler, eriyen buzullar hepimizin görsel hafızasına yerleşti şimdiden.

 

            Oysa doğanın bu gidişata nasıl bir tepki vereceği meçhul iken ve bu sözde kıyametin ne zaman gerçekleşeceği bile belli değilken, insanların geleceklerinden bu kadar endişe eder bir hale dönüşmesinden çıkar sağlayanlar olacaktır.

 

Küresel ısınma, sokaktaki vatandaşın ve topyekûn dünya halkının konuştuğu bir varsayım haline geldi. Bu olayın bu kadar yaygınlaşmasını sağlayanlar aslında dünyayı ve insanlığı düşünmekten çok uzaktalar. Onlar bir şekilde kendi yaptıkları ve yapacakları savaşlara, kıyımlara, işgallere sağlam bir zemin hazırlamak için bu tür kıyamet senaryoları üretiyorlar. Geleceğinden, yaşam kaynaklarının tükeneceğinden, evlerinin sular altında kalacağından veya yerin altına geçeceğinden endişeli olan milletler, başlarındaki siyasilerin yaptıkları her türlü vahşete seyirci kalacaklar. Kimse savaşlarda ölen masumlara ağlamayacak, yapılan zulümlere ses çıkarmayacak, işgal edilen topraklara bir gün ihtiyaç duyacakları düşüncesiyle, vatanlarından sürülenler için eylem yapmayacaklar. Kendilerini, yapılan her türlü kıyımın, işgalin ve savaşın zaruri olduğuna inandıracaklar. Kendilerinden başka herkesin yok olması onlar için bir değer taşımayacak, gördükleri vahşet manzaraları karşısında sessiz kalmayı tercih etmek, onların vicdanlarını etkilemeyecek. Çünkü öngörüldüğü üzere kıyamet çok yakın olacak!

 

Siyasi bir oyundan başka bir şey değil aslında, bu kıyamet senaryoları. Güçlü olanların zayıf olanları ezmesine olanak sağlayan basit bir kılıftan başka bir şey değil. İşte bu yüzden, her yerde küresel ısınma nedenli felaket senaryolarını izliyoruz. Bilim kurgu filmlerinden alıntı sahnelerle dünya bir şekilde yapay bir kıyamete hazırlanıyor. Bilim adamlarının araştırmaları ardı ardına insanların dimağlarına yerleştiriliyor. Şu olacak, bu bitecek işte bu kadar basit. Oysa tabiatın kendini tamir etme gücü hiç hesaba katılmıyor. Alınacak önlemler için çok geç kalındığı ve kaçınılmaz bir sona doğru hızla ilerlediğimizi söylüyor proflar, doçentler, cümle bilim adamları.

 

Dünya Ortadoğu’da halen devam etmekte olan savaşa ve vahşete bu yüzden ses çıkarmıyor. Orada ölenler, topraklarından sürülenler kıyamet senaryosunun bir gereği olarak görülüyor. Ve yakın bir zamanda gerçekleşecek olan kıyımlara da, savaşlara da kimse sesini çıkarmayacak. Çünkü kıyamet yaklaşıyor ve yapılanlar bunun gereği.

 

Selim BAYTÜRKMEN

    

Bu yazı 187 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar