HAYDİ KİLİSEYE AYİNE!
Reklam
Uğur Kepekçi

Uğur Kepekçi

HAYDİ KİLİSEYE AYİNE!

00 0000 - 00:00 - Güncelleme: 09 Mayıs 2013 - 17:43

Referandum sürecinde yaşanan ve belki de tarihe kara bir sayfa olarak geçecek olan din istismarcılığıydı.

 

Neler yaşanmadı, neler görülmedi ki;

Camilerde “evet” ilanları dağıtanları;

Saçlı sakallı dedelerin amcaların cihat edasıyla  “evet” çalışmalarını;

Sözde tarikat liderlerinin müritlerine el altından “evet” mesajları yollamalarını;

Siyasetten şeytandan kaçarcasına kaçtıkları yalanıyla yıllardır milleti oyalayıp, siyasetin göbeğinde yer alan şakirtleri;

“Hayır” tercihi kullanacak olanlara “şer cephesi” yakıştırmaları yapanları;

Kutsal topraklarda yaşanan istismarları;

Büyük büyük hoca efendilerin; “evet oyu kullanmamanın vebalini umrede olmak bile telafi etmez” demelerini;

Amerika da mukim diyalogcuların hoca efendisinin; "İmkân olsa mezardakileri bile kaldırarak 'evet' oyu kullandırmak lazım" davetini;

Referandumda “evet” demenin ruhlar alemindeki “evet” ile eş manada olduğunu savunanları;

Hayır diyenleri dinsizlikle suçlayanları;

Ve daha nicelerini gördük ve yaşadık…

 

Velhasıl referandumda en çok ne yaşandı derseniz “din istismarcılığı” deriz.

 

Sözde dindarlar, öyle bir hava estirdi ki; sanki 13 eylül sabahı İslam şeriatı hayat bulacak, dindarların yaşadığı bütün sıkıntılar bitecek, herkes farklı bir sabaha gözlerini açacak.

 

Bizler de bu estirilen havanın yalan rüzgarı olduğunu, evet demekle (BOP) Büyük Ortadoğu Projesinin ve Okyanus ötesinin arzularının yerine geleceğini; kazanan tevhit inancı değil, teslis inancı olacağını dile getirdik.

 

Referandumdan sonra ilk yaşanan, teslis inancının hakim kılınma çabasına hizmet edecek olan Akdamar Ermeni Kilisesinin açılışı ve de düzenlenen ayindir.

Dünyanın her tarafından gelen 5000 civarında Ermeni, AKP iktidarı tarafından devlet yardımı ile imar edilen ve yine AKP iktidarı tarafından kendilerine verilen ayin hakkını zevk ve gururla yerine getirdiler.

 

Sözde dindarların estirdiği rüzgarların yalan rüzgarı olduğu, böylece meydana çıkmış oldu. Şimdi sözde dindarların yapması gereken; tevhit inancı ile teslis inancı arasındaki farkları öğrenmeleridir. Dinde tevhit inancında olup teslis itikadına dönüşün ve onlara hizmet etmenin, vesile olmanın ne manaya geldiğini düşünmeleridir.

 

Teslise ve BOP un arzularına, tuzaklarına, karşı koymak için çok çabaladık ama olmadı…

 

Ne yapalım, biz görevimizi yaptık…

Referandumu dindarlar(!) kazandı; haydi kiliseye ayine..!

 

UĞUR KEPEKÇİ

www.ugurkepekci.com

 

Bu yazı 307 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar