Mü'minler kardeştir
Reklam
Uğur Kepekçi

Uğur Kepekçi

Mü'minler kardeştir

05 Şubat 2014 - 00:00

Kardeşlik, normal anlamda aynı anadan babadan dünyaya gelmek anlamında kullanılmaktadır. Daha geniş manada ortak değerlere sahip çıkanlar manasında da kullanılmaktadır. İslam dininde ise kardeşlik çok daha özel bir anlam içermektedir.

"Mü'minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup düzeltin ve Allah'tan korkup sakının umulur ki esirgenirsiniz" (Hucurat Suresi / Ayet 10).

Ayeti Kerimeden de açıkça anlaşılacağı üzere, ancak iman bağıyla bir araya gelenler kardeş olarak kabul edilmektedirler. Dünyanın neresinde olursa olsun, hangi dili konuşursa konuşsun, hangi ırka tabi olursa olsun, İman bağı ile bağlı olanlar birbirinin kardeşidirler ve birbirlerinin hukukunu gözetmek zorundadırlar.

İslam’ın kardeşlik hukuku iman bağıdır. İman bağının dışında olanlar İslam’ın kardeşlik hukuku içerisine girmezler. Yüce Allah, Ayeti Kerimede İslam’ın Kardeşlik hukukunun sınırlarını açıkça şöyle beyan etmektedir:

"Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluk bulamazsın ki onlar Allah'a ve Resulüne karşı başkaldıran kimselerle bir sevgi (ve dostluk) bağı kurmuş olsunlar; Bunlar ister babaları, ister çocukları, ister kardeşleri, isterse kendi aşiretleri olsun. Onlar, öyle kimselerdir ki, (Allah) onların kalplerine imanı yazmış ve onları kendinden bir ruh ile desteklemiştir" (Mücadele Suresi / Ayet 22)

İmana karşı küfrü tercih edenler, İslam kardeşlik hukuku içerisinde asla gözetilmez. Bu konuda da beyan çok açıktır:

"Ey iman edenler, eğer imana karşı küfrü sevip tercih ediyorlarsa, babalarınıza ve kardeşlerinizi veliler edinmeyin. Sizden kim onları veli edinirse, işte zulme sapanlar bunlardır" (Tevbe Suresi / Ayet 23)

İslam’da kardeşlik hukuku tamamen İman, sevgi ve fedakârlığa dayanır. Birbiri ile iman bağı ile bağlı olanlar da mutlaka biri birilerini sevmek zorundadırlar.

Âlemlere Rahmet Hazreti Muhammed(s.a.a.)Efendimizin bu konudaki beyanı da şudur:

“İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız.” (Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu’l-Kıyâme, 56)

Bu kadar ilahi uyarılara rağmen eğer bugün aynı dine bağlı olanlar, çeşitli fitnelere alet olup aralarında kavga edebiliyor, biri birinin kuyusunu kazıyorlarsa, kan dökebiliyorlarsa, bu ancak imanda eksikliğin bir ürünüdür.

Şimdi yapılacak iş; herkes kendi kendini İslam kardeşliği noktasında ciddi bir muhasebeye çekerek başkasından bir şey beklemeden, ilk adımı kendisinin atmasını temin etmelidir. Umulur ki gerçek imana ve gerçek kardeşliğe o zaman erişilir.

Uğur Kepekçi 4 Şubat 2014

 

Bu yazı 245 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar