SANDIĞA YANSIYAN NEDİR ?
Reklam
Uğur Kepekçi

Uğur Kepekçi

SANDIĞA YANSIYAN NEDİR ?

00 0000 - 00:00 - Güncelleme: 09 Mayıs 2013 - 17:43

Hukukun üstünlüğüne güvenerek demokratik hukuk devleti kurmuş bir milletiz. Mustafa Kemal Atatürk ile başladığımız demokratik hukuk sistemi, son zamanlarda sözde bir sistem olmaya devam etmektedir. Uygulamalarda görülmektedir ki tamiri mümkün olmayan yanlışlar yaşanmakta, demokratik sistemde en önemli unsur olan seçme ve seçilme hakkı dahi sistemin gerektirdiği şekilde işlememektedir.

 

Hemen herkesin ağzında sakız olan ve fakat bir türlü hayata geçmeyen bir söz vardır; “Sandığa yansıyan milletin iradesidir.”

Şimdi bir tahlil yapalım bakalım sandığa yansıyan neymiş…

 

Demokrasilerde seçme ve seçilme hakkının gereği olan seçimlerin yapılması için sandıklar kurulur. Zamanı gelince seçmenler tercihlerini kullanarak oylarını kullanır ve sandıktan çıkan neticeler milletin iradesini yansıttığı söylenir.

 

Yaşanan bir olayın görünen ve görünmeyen cephelerine bakmadan gerçek kanaate varmak doğru bir tespit olmaz. Seçmenin sandığa gelmeden önce yaşadıkları, seçmen davranışlarına yansır. Yaşananlar çoğu zaman seçmeni kendi iradesiyle davranmaktan alıkoyar. Seçmen de istemeden de olsa iradesi dışında oyunu kullanır. Evet, sandıktan çıkan sonuç seçmenin kendi tercihi olarak tutanaklara geçer ama sonuç asla seçmenin iradesiyle değil farklı maddi ve manevi baskılarla oyunu atma hadisesidir. 

 

Seçim çalışmaları için özellikle kırsal ve köy kesimlerine yaptığınız ziyaretlerde buralarda yaşayan vatandaşlarımızın açlık ve sefaletle hayatlarını sürdürmek zorunda kaldıklarını görürsünüz. Onlara anlattığınız şeylerle fazla ilgilenmediklerini görürsünüz. Onların derdi hayatta kalabilmek için bir parça ekmek elde etmektir. Buralarda yaşayan vatandaşların gelecekle alakalı hesapları da yoktur. Onlar yoksulluktan ve ilgisizlikten dolayı başka da şey düşünecek halde değildir.

 

Seçmenin bu halini bilen güçler, günübirlik hesaplarla seçmenin yarınını değil de bu gününü kurtarmak gibi bir tercih önlerine koymaktadırlar.

 

Seçim çalışmalarında çokça yaşadığımız olaylarda vatandaş öncelikle anlatılan çözümleri dinliyor. İş son söze geldiğinde “peki sizin istediğiniz şekilde oyumu kullanırsam bana ne vereceksiniz….falan partililer bana şu teklifte bulundular” ifadesini kullanıyorlar.

Köyün muhtarı ile görüşüyorsunuz adamcağız diyor ki; “siz çok haklı konuşuyorsunuz ama biz iktidarın istekleri doğrultusunda oyumuzu kullanmak zorundayız. Vekiller bize haber yolluyor sandıktan çıkan sonuca göre muamele göreceksiniz diye…Onun için biz istesek de istemesek de güçlünün yanında yer almak için oyumuzu atmak zorundayız” dediklerine şahit olursunuz…

 

Şimdi herkes elini vicdanına koysun ve düşünsün. Bu ve benzeri olaylarla sandığa hazırlanan seçmenin sandığa attığı oy, Onun ne kadar iradesini yansıtmaktadır.

Maalesef bizdeki demokrasi, sandığa milletin iradesi olarak değil de güçlülerin iradesinin yansıması olarak işlemektedir…

 

Çözüm; seçmenin mutlaka bilinçlendirilmesi, şahsi çıkarlarının önünde, devletin ve milletin çıkarlarını düşenecek bir düşünceye kavuşturulmasıdır.

 

UĞUR KEPEKÇİ

www.ugurkepekci.com

 

Bu yazı 291 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar