Reklam
  • Reklam
Siyasetten ne anlamalıyız?
Reklam
Uğur Kepekçi

Uğur Kepekçi

Siyasetten ne anlamalıyız?

06 Nisan 2014 - 11:45

Siyaset kurumu çok büyük yaralar aldı ve almaya da devam etmektedir. Bunun sebebi siyasetle uğraşanlardır. Ehliyetli, ehliyetsiz her önüne gelen siyaset kurumunda görev almaya kalkışmış, belli bir bilgi birikimi, planı, projesi ve becerisi olmayan, ya da başka niyetler besleyen kimseler bu kurumu maalesef kirletmiştir. Siyaset kurumu, Millete hizmet kurumu diye adlandırılmasına rağmen çok çirkin işlerin döndüğü bir kurum halini almıştır.

İlk insanla başlayan yönetme ve üstün olma hırsının beraberinde getirdiği nefsi hastalıklar; çoğu zaman insanları haksızlığa, yolsuzluğa, zulüm ve işkencelere dahi sürüklemiştir. İnsanlar, iktidar olmak ya da iktidarını korumak için ilahi kuralları dahi hiçe saymışlar. Peygamberimizin Hak budur diye işaret ettiğini dahi kabul etmemişler. Başlangıçta iyi niyetlerle dahi yola çıkılsa, ilerleyen zamanlarda yollar sapmış, doğrular yanlışa tebdil olmuştur. Kan dahi dökmekten geri durmamışlar.

Kavram kargaşasının yaşandığı bu zamanda, siyaset kavramı da haliyle kirlenmiş, amacı dışına çıkartılmıştır. Dünkü yazımızda siyaset kurumunun geldiği noktada yapılan seçimlerin sağlıksız olacağını dile getirerek şu tespitlere yer vermiştik:

“Seçimlerde daha güçlü organize olan, daha güçlü olan, daha zengin olan, daha çok çevreye ve etkiye sahip olanlar, mutlak çoğunluğun verdiği avantajlarla zafere ulaşmıştır. Demokrasinin belki de en acımasız tarafı budur. İster haklı ol, ister haksız ol, çoğunluk seninleyse güçlü de sen, haklı da sen oluyorsun.

Bu genel bir kuraldır. Bundan önce de bundan sonra da elde edilecek netice budur. Madem yönetim şekli olarak demokrasi tercih edilmiş; ya tercih edenler ıslah edilmeli, ya da demokrasi ıslah edilmelidir. Çünkü iktidarlar; Hakla değil, çoklukla elde ediliyor ve maalesef her zaman da çokluk Haktan yana olmuyor. Üç aşağı beş yukarı netice budur.

Dün başkaları güçlüydü, onlar iktidar oldu. Bugün bunlar güçlü, bunlar iktidar. Yarın başkaları güçlü olacak, haksız da olsalar onlar iktidar olacaktır.”

Prof. Dr. Haydar Baş Bağımsız Türkiye Partisini kurarken siyasetten ne anlamamız gerektiğini, yapılacak siyasetin mutlaka ilkeli siyaset olmasını şöyle dile getirmişti: “Türkiye’yi içine düştüğü badireden çıkaracak, milli kimlik ve şahsiyeti kuşanarak sorunlarını çözecek ve onu dünyada önder ülke yapacak yeni bir siyasi oluşum artık zaruridir.

Bu siyasi oluşumun diğer siyasi yapılanmalardan üç yönden farkı olması gerekir:

1- Tahlil, teşhis, tespit ve çözüm hususunda bakış açısı, gaye ve niyeti farklı ve samimi olacak.

2- Gerçekçi çözümlere ulaşmak için hayali projeler yerine tatbik edilebilir projeler sunacak ve bunları zamanında gerçekleştirecek.

3- Bütün bunları hayata geçirecek ehliyetli ve yeterli kadroya sahip bulunacak.

Bu, vatanımıza ve milletimize sahip çıkma, onu layık olduğu yere taşıma misyonudur”

Prof. Dr. Haydar Baş BTP’yi kurarken dile getirdiği ifadelerin aradan geçen bu kadar zamandan sonra tekrar altını çiziyor. 30 Mart seçimlerini değerlendirirken: " Siyaset ALLAH için insanlara hizmet makamıdır." Diyor.

Siyasetle uğraşan bazı kimselerin parayla, çeşitli hilelerle, kavgayla, makam ve mevki hırsıyla her türlü yola başvurmalarına da karşı çıkarak sitemlerini dile getirmiştir: “Biz namusumuzu satmaya, çalmaya gelmedik... Birbirimizle savaşmaya gelmedik. HAKK için halka hizmete geldik.” Diyor.

Bu bilgiler ışığında herkes elini vicdanına koysun ve düşünsün. Yaşanan bunca olaydan sonra yapılan siyaset mi başka bir şey mi? Tefekkür etsin.

Uğur Kepekçi / 6 Nisan 2014

Bu yazı 222 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar