Yolunu Aydınlatmak İsteyenlere
Reklam
Uğur Kepekçi

Uğur Kepekçi

Yolunu Aydınlatmak İsteyenlere

03 Eylül 2019 - 11:34

Uzun bir zamandır kutsal topraklarda bulunmam sebebiyle, yazılarımıza ara vermek zorunda kalmıştık. Rabbimin lütuf ve ikramı olduğu, kutsal vazife sebebiyle Mekke ve Medine'de tekrar bulundum. Bulunduğum mekânlar sebebiyle dünya Müslümanlarının hal ve tavırlarını, ahlak ve davranışlarını gözlem fırsatı da elde ediyorum.

Yazımın hemen başında bir itirafta bulunmalıyım ki; dünya Müslümanlarının gerek ahlak ve davranış, gerek görevlerini yerine getirmedeki tutumları, gelecek için pek de umut verici olmadığıdır. Güzel insanlar, Allah'ın lütfuna mazhar olanlar da var elbette ama tespite esas teşkil edenler gayet çoğunluktadır.

Dinimiz İslam, bütün ırklar ve milletler tarafından farklı algılanmakta, her fert dinin emir ve yasaklarına farklı bir gözle bakmakta, insanların şahsi kanaatleri her şeyin önüne geçmektedir. Olay mezhepsel ayılıkları aşmış, şahısların nefsi kanaatleri gerçeğin önüne geçmiş görünmektedir.

Bir özel firmada Baş Rehber olarak kutsal topraklara gitmekteyim. Allah'ın misafiri olarak kabul edilen hacılara görevlerini yerine getirmeleri için elimizden gelen gayreti ortaya koymaya çalışıyorum.

Bu sayede en doğru bilgileri paylaşırken bile sıkıntı çekiyorum. Sıkıntının başında; hacıların, daha önceden edindiği yanlış bilgi ve kanaatleri terk etmemekte ısrarıdır.

Çok kıymetli bir dostum olan, sıklıkla kutsal mekânda birlikte olduğum İhsan kardeşimle bu konuyu paylaştığımda, güzel bir tespitte bulundu. İhsan bey: "Uğur hocam, insanlar bilerek ya da bilmeyerek bir ömür kula kul olmak mantığıyla yaşamış, yanlışı rehber edinmiş. Bunu hal olarak benimsemiş. Siz onlara gerçek bilgiyi sunmaya, onları Allah'a kulluğa çağırınca canı yanıyor, nefsi itiraz ediyor. Edindiği yanlış bilgiler, menfaatine ve nefsine daha kolay geldiği için kabullenemiyor." Gerçekten de bu hali yaşıyoruz.

Her yaşadığım olay, bana talebesi olmak şerefini taşıdığım bilge insan, fikir ve gönül adamı, Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın ne kadar haklı fikirler taşıdığını bana öğretiyor.

O'nun, dünyamızın ve ahiretimizin mamur olması için ortaya koyduğu eserleri, davranış ve sözleri, gerçekten yolumuzu aydınlatmaktadır. Doğru ile yanlışın birbirine karıştığı, insanlığın ayrıştığı, nefsani arzu ve isteklerin Allah'ın emir ve yasaklarının önüne geçtiği bir dönemde verdiği birlik mesajları, ortaya koyduğu mücadele, takdire şayandır.

Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın; Alevi'si Sünni'si, sağcısı solcusu, milleti devleti ile bir bütün kılmak için verdiği çabadan başka bir yolla kalkınmanın, kardeş olmanın, barış içinde yaşamanın imkânı yoktur.

Dinde gördüğüm ayrılık ve yanlışlar, ancak O'nun altını çizdiği, savunduğu "Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt" tezi ile çözüme kavuşacaktır. Gerçek Kur'an ve Sünnet yolu budur.

Yolunu aydınlatmak isteyen herkese Prof. Haydar Baş'ı samimiyetle takip etmelerini tavsiye ederim. Karanlığı tercih edenlere sözümüz yoktur. Tercih sizin. Vesselam…

Bu yazı 471 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar